Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Güncel 'Casusluk' davasında 3.duruşma | Son dakika haberleri

        Tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ’ın yargılandığı, haklarında 'Siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezaları istenen davada 3'üncü duruşma İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan duruşma salonunda yapıldı.

        SANIKLARIN TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMI TALEP EDİLDİ

        Savcılık ara mütalaasında; iddianamede ve sanıkların dijital inceleme raporlarında yer alan bilgi ve belgelerin devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgiler olup olmadığı yönünde görüş bildirilmesinin istenmesi, sanıkların üzerine atılı suç bakımından kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması, atılı suçun vasfı, kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırları, tutuklu kalınan süreyle atılı suç için kanunda öngörülen ceza miktarına göre tutukluluk süresinin ölçülü olduğu, delil toplama işlemlerinin henüz tamamlanmamış olması ve adli kontrollerin bu aşamada yeterli olmayacağının değerlendirilmesi nedeniyle tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

        "BUNLARI KENDİSİNE SÖYLEYEMİYORUM"

        İmamoğlu mütalaaya dair, "İddia makamının yine ipe un sereceğini tahmin ediyordum. Aynı kara düzen devam etmektedir. Bu dava siyasidir. Aslında bu işin aylar öncesinden nasıl tasarlandığını, nasıl planlandığını, kapalı kapılar ardında nasıl konuşulduğunu; hatta bazı insanların nasıl korkutulmak için aracılar tarafından 'Casusluk da hazırlanıyor' denilerek korkutulduğunu daha dün dinledik. Hiç şaşırmadığımı ifade etmek istiyorum. Bu iddianame gerçekten ama gerçekten bir hukuk cinayetidir. Bu iddianameyi hazırlayanlar kötü niyetlidir. Bu iddianame üzerinden ne yapılmak istenmiştir. Ben burada anlatırken Savcı Bey’e dönüyorum ama bunları kendisine söylemiyorum. Ben yazının kim tarafından, nasıl not edildiğini ve buraya gönderildiğini de biliyorum; bunu yaşadım. Onun için istihbarattan, bakanlıklardan birçok kurumunuzu aşağılayan bir dille sırf İmamoğlu’nu suçlamak için iddianame yazdılar, hala savunuyorlar" dedi.

        ''ÇIKAR AMAÇLI BİR İDDİANAMEDEN BAHSEDİYORUZ'

        Merdan Yanardağ ara mütalaaya ilişkin "İdeolojik önyargılara dayalı bir iddianameyle karşı karşıyayız. Ortaya bir kanıt koydular mı. Hayır. İddianame, gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Dili bir kere bozuk, Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Bir ülkenin Cumhuriyet Savcılığı sahte belge koyabilir mi. Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi. Çarpıtabilir mi. Mesela benim Hüseyin Gün ile bir mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi. Gözaltına alınıyoruz, ifadelerimiz birbiriyle örtüşüyor; ama biri ifade verilmeye zorlanmış belli ki. 'Etkin pişmanlıktan yararlan' diyorlar. Anladığım kadarıyla Hüseyin Gün’ün ifadesinde etkin pişmanlık başvurusu yok; etkin pişmanlık bağlamında ifade verdiğinin farkında da değil. Gün, 'Lehime bir durum varsa yararlanmak isterim' diye cevap vermiş. Dosyaların kurgusu bu kadar iyi" dedi.

        Necati Özkan ise ara mütalaaya ilişkin savunmasında, "Merdan Yanardağ’ın iddianameye ilişkin yaptığı nitelemeyi yanlış buluyorum. Yanardağ, 'Bu iddianame ideolojik bir iddianamedir' dedi. Bu iddianamede ideolojik bir şey yok. İddianame tamamen pragmatist bir iddianame; pragmatist, Türkçede 'Çıkar' demek. Çıkar amaçlı bir iddianameden bahsediyoruz. Burada tek bir çıkar var. O çıkarı gerçekleştirebilmek için bu iddianame hazırlanmış. Bu delillerin bizimle bir ilgisi yok; bu deliller başka konularla ilgili ve anlaşılan o ki sır niteliğindeki devlet işleriyle ilgili deliller. Casuslukla ilgisi yok, bizim konumuzla ilgisi yok" dedi.

        "ETKİN PİŞMANLIK OLARAK KABUL EDİLDİ"

        Hüseyin Gün ise ara mütalaayla ilgili, "Daha önce örgüt yöneticiliği sorusuna, casusluk davasıyla alakası olmadığını düşündüğüm için cevap vermedim ve susma hakkımı kullandım. Cevap vermek istiyorum. Ben bir örgüt yöneticisi değilim; örgüt kurmadım ya da bir örgütün üyesi değilim. Ben gerek emniyette verdiğim ifadede gerekse huzurunuzda verdiğim ifadede bildiklerimi aktardım ve bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım. Beyanlarım, soruşturmanın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek 'Etkin pişmanlık' olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının değerlendirmesinden ibarettir; ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. Yurtdışında birçok icraatta bulundum. Kimin casusuyum. Hangi devlet sırrını ifşa ettim. Kime servis ettim. Ne çıkar sağladım" dedi.

        6 TEMMUZ'A ERTELENDİ

        Mahkeme ara kararında sanıklar Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ’ın tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma 6 Temmuz Pazartesi gününe ertelendi.

        İDDİANAMEDEN

        İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, tutuklu sanıklar Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında hazırlanan iddianamede suç tarihinin 2019-2025 yılları olduğu belirtiliyor.

        İddianamede, Gün'ün dijital materyallerinde bulunan ve İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı ifade ediliyor. Bu verileri dolaylı olarak Özkan'ın temin ettiği, Gün'ün beyanına göre Özkan'ın başta "ibb.gov.tr" olmak üzere belediyeye ait çok sayıda elektronik posta adresini ve şifresini İmamoğlu'nun talimatıyla "Ostin" adlı internet aleminin yeraltı olarak nitelendirilen dijital ortamına aktardığı anlatılan iddianamede, Gün'ün, "Ostin"deki elektronik posta adresi ve şifrelerle belediyenin gizlilik ihtiva eden belge ile iç yazışmaları başta olmak üzere posta içeriklerindeki datalara eriştiği kaydediliyor.

        İddianamede, İmamoğlu'nun imzasıyla Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderilen 19 Nisan 2019 tarihli yazıda dışarıdan belirlenecek 3 uzman ve 2 belediye müfettişinin tüm datalara erişme, inceleme yapma ve kopyalama yetkisinin verildiği aktarılarak, "Bu hususun da özellikle seçim çalışmalarında yabancı istihbarat servislerine data sağlamak maksadıyla gerçekleştiği, bahse konu veriler üzerinden yabancı istihbarat servisleri güdümünde bahse konu veriler üzerinden analiz işlemi yapıldığı, analiz sırasında kişiler arasındaki gizli veya özel verilere erişim sağlandığı anlaşılmıştır." ifadelerine yer veriliyor. İstihbarat servisi elemanlarından elde edilen verilerin aktarımının hiyerarşik silsile içinde Gün, Özkan ve İmamoğlu arasında sağlandığının öne sürüldüğü iddianamede, "Geçmiş dönemde kamuoyuna yansıyan 'İBB 2019 veri kopyalama' sürecinin gündemden kaldırılması amacıyla yabancı istihbarat servisi elemanı Aaron Barr, Özkan ve Gün adlı kişilerin müşterek hareket ederek algı faaliyetlerinde bulundukları ve bu durumun gündemden düşürülmesi maksadıyla çalışma yaptıkları belirlenmiştir. Bu çalışmayı da yine İmamoğlu talimatıyla gerçekleştirdikleri anlaşılmıştır." değerlendirmesinde bulunuluyor. İddianamede, "Mevcut deliller ve itirafçı beyanı ele alındığında Ekrem İmamoğlu'nun hiyerarşi silsilesi içerisinde vatandaşların kişisel bilgilerini, mevcut nüfuzun kullanılması suretiyle ele geçirerek yabancı istihbarat servisi elemanlarına aktardığı, takibi süreçte siyasi maksatlı menfaat edinme gayesinde bulunduğu ve bu iştirakin Özkan ve Gün'le birlikte gerçekleştirildiği tespit edilmiştir." ifadeleri yer alıyor.

        Devletin güvenliği veya siyasal yararları ile yakından ilgili olan ve elde edilmeleri bu değerleri tehlikeye sokabilecek mahiyet taşıyan İBB veri tabanındaki özünde sır niteliğinde olan bilgilerin, internetin karanlık platformuna İmamoğlu'nun talimatıyla Özkan tarafından yüklendiği belirtilen iddianamede, şu tespitlere yer veriliyor: "Tüm vatandaşların telefonlarına ve sosyal medya yazışmalarına erişim sağlanarak 'siyasal casusluk' suçunun tam anlamıyla tanımına uyacak şekilde, devletin yönetilmesi, yönetme yetkisinin kullanılması ve idaresiyle ilgili bilgilerin bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları doğrultusunda yabancı bir devlet yararına, Türkiye Devleti'nin, vatandaşlarının veya Türkiye'de ikamet etmekte olanların zararına olarak toplandığı anlaşılmıştır. Tüm bilgi, belge ve açıklamalar ışığında 'siyasal casusluk' suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen İmamoğlu'nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere Türkiye siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştiği anlaşılmıştır." Ayrıca iddianamede İmamoğlu, Gün, Özkan ve Yanardağ'ın "siyasal casusluk" suçundan 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Özkan Yalım'ın ek ifadesi ortaya çıktı

        Tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, etkin pişmanlık kapsamında yeniden ifade verdi.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ