Prof. Dr. Derya Uludüz

Hafıza ve bilişsel performans çocukların hem okul hem de sosyal hayatlarında başarı için önemli bir gereklilik. Ancak düzenli çalışma ile kolayca çözülecek gibi dursa da eğitim hayatı boyunca çocuğun aldığı dersler, sınavlar o kadar da kolay değil. Burada çalışma belleği dediğimiz bir hafıza önem kazanıyor. Çalışma belleği iyi durumda olan çocuklar problem çözme, görevleri planlama, organize etme ve birçok noktada daha başarılı. Ancak çalışma belleği problemi yaşayan çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu görülebilir. İyi haber ise şu; aileler bazı stratejileri uygulayarak hafızayı ve bilişsel performansı arttırabilir.
 
ÇALIŞMA BELLEĞİ NEDİR?
 
Öncelikle çalışma belleğinden bahsedelim. Hafızayı genellikle kısa ve uzun süreli hafıza olarak biliyoruz. Ancak bir de çalışma belleği dediğimiz bir tür vardır. Edinilen bilgilerin depolandığı ancak aynı zamanda işlendiği bellek türüne çalışma belleği deriz. Çalışma belleği çocuklarda okul başarısı için çok önemlidir. Eğer çocukta çalışma belleği zayıf ise dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) görülebilir ancak tam tersi şekilde eğer çocukta dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu varsa bu da çalışma belleğinin ve bilişsel performansın zayıflamasına yol açabilir. Peki çocuklarda bunu nasıl yapacağız?
 
1.    BİLİŞSEL UYARIMI VE BEYİN ESNEKLİĞİNİ ARTIRIN

Erken çocukluk dönemi dediğimiz 3-6 yaş arasındaki çocukların beyin gelişimi çevresel uyarılardan etkilenir. Çocuğun öğrenme yeteneği, deneyimleri, ne kadar çok uyaranla karşılaştığı, ne kadar çok sosyal ortama girdiği ve ailenin sosyo-ekonomik düzeyi bu gelişimi etkiler. Sürekli olarak yeni sinirsel bağlantılar kuran bu taze beyin yaşamın ilk yıllarında yeni bilgilerden, deneyimlerden etkilenir ve değişir. Bu değişim aslında beyin esnekliği yani nöroplastisite olarak adlandırılır. Nöroplastisite, beynimizdeki sinir hücrelerinin öğrenme ve değişme yeteneğidir. Bu yetenek bilişsel işlevlerin kazanılmasının yanı sıra motor becerilerin, dil becerilerinin, sosyal ve duygusal yeteneklerin belirlenmesini sağlar.
 
Çocuklarda beyin esnekliği nasıl arttırılır?

Bir çocuğun beynini uyarmanın en etkili yollarından biri oyundur. Oyun, çocuğun çevresini öğrenmesini ve ilişkilendirmesini sağlayan doğal bir aktivitedir. Bir oyun kendi içinde ödüllendirmenin yanı sıra, çocuk gelişiminin farklı bileşenlerinin işlevselliğini gerektiren uyarıcı bir faaliyettir.
 
Oyun çocuğa neler kazandırır? 

Oyun çocuğun ruhsal gelişiminin yanı sıra bilişsel olarak da birçok kazanım sağlar. Bunlar;


-          Akıl yürütme
-          Refleksif (kendini bir obje olarak ele alıp kendi üzerine düşünme) ve temsili düşünme ile anlama yeteneklerinin uyarılması
-          Hafıza ve dikkatin aktivasyonu (Örneğin: El oyunları, taş oyunları vs.)
-          Hayal gücü ve yaratıcılığın gelişimi
-          Fantezi ve gerçek arasındaki ayrım
-          Dil ve soyut düşüncenin gelişiminin arttırılması
-          Kişisel özerkliğin geliştirilmesi
 
Yeni teknolojilerin kullanılmasıyla, akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve tabletler için mevcut olan bilmeceler, labirentler, mantıksal sorunlar gibi çeşitli oyunlar da çocuğun bilişsel işlevlerini geliştirebilir. Ancak her zaman çocuğun bireysel değil de arkadaşları ya da ailesiyle oynadığı oyunlar daha faydalıdır. Bireysel olarak oynayacaksa da hayal gücü gerektiren oyunlar bu esnekliği ve bilişsel kazanımı sağlar. Oyuncak olarak değerlendirirsek de her işlevi hazır sunan oyuncaklar değil lego ya da düz, fazla renkli olmayan ahşap bloklar gibi hayal gücü ile farklı şeyler yapabileceği oyuncaklar faydalıdır. Bunların yanı sıra parçaları birleştirmesi gereken puzzle gibi oyunlar da aynı faydayı sağlar.

Oyuncakların yanı sıra bir müzik aleti çalmanın da zeka üzerindeki olumlu etkisini çok uzun zamandır biliyoruz. Araştırmalar, müzikle uğraşan çocukların, diğerlerine göre belirgin şekilde daha fazla akademik başarıya sahip olduğunu gösteriyor.
 
2.    FİZİKSEL EGZERSİZİ ATLAMAYIN

Fiziksel egzersizin de beyne birçok faydası olduğunu ve beynin keskin kalmasını sağladığını biliyoruz. Fiziksel egzersiz bunu hem salgıladığı hormonlar ve kimyasallar sayesinde yapıyor hem de beyin el koordinasyonunu, motor becerileri geliştirerek bunu yapıyor. Ayrıca beyne giden oksijen de artıyor. Egzersiz sayesinde büyüme hormonu olarak bilinen BDNF dediğimiz hormonun seviyesi de artıyor ve bu yeni sinir bağlantılarının oluşmasını sağlayarak nöroplastisiteyi başlatıyor.
Çocukları paten, kaykay, bisiklet gibi hem onları biraz zorlayarak öğrenmelerini sağlayacak hem de sevecekleri egzersizlere yönlendirmek bu açıdan faydalı olabilir. Çocukların enerjileri bizden katbekat daha fazla olduğu için yorulmaları onların derse odaklanmasını zorlaştırmaz. Bu durum beyinlerine gelişme ve öğrenme kapasitesini arttırma imkanı yaratır.
 
3.    UYKUYA DİKKAT EDİN

Uyku, gün içinde öğrenilen bilgilerin işlenmesini, kalıcılı birer bilgiye dönüşmesini sağlar. Uykusuzluk ise doğrudan hafızayı, yaratıcılığı, problem çözmeyi ve eleştirel düşünme becerilerini olumsuz şekilde etkiler. Ayrıca çocuklarda agresifliği, huzursuzluğu ve hiperaktiviteyi arttırır. İyi uyumayan çocukların hiperaktif oldukları için uyumadıkları düşünülür ama çoğunlukla tam tersi iyi uyumayan çocuklar huysuz, hiperaktif ve aşırı hareketli olur. Bu nedenle uyku da öğrenmeyi ve okul başarısını doğrudan etkiler.
 Çocuklarınızın uykusunu tam alabilmesi için;
●      Her gün aynı saatte yatırıp, aynı saatte kaldırın. Hafta sonları ve tatillerde bile rutini bozmayın.
●      Yatmadan en az 3 saat önce, tüm teknolojik aletlerden uzaklaşmalarını sağlayın.
●      Çok şekerli ve karbonhidratlı beslenmelerini engelleyin.
 
4.    SOSYALLEŞMELERİNİ SAĞLAYIN

Sosyalleşme, çok fazla insanla iletişim kurmak çocuğa gözlem imkânı verir. Bu da çocuğun zekâsını geliştiren bir şeydir. İzole ve sadece aile içinde bir yaşam ise çocuk için büyük bir dezavantajdır çünkü sosyal aktiviteler de beynimizi uyarır. Harvard Üniversitesi’nden araştırmacılar, en aktif sosyal yaşamı olan insanların en düşük bellek düşüşü oranına sahip olduğunu keşfetti. Özellikle çocukların sosyalleşmesi, bellek arttırıcı faydalar sağlar. Bu yüzden eğlenirken, oyun oynarken bile sosyal çevreleriyle birlikte olmaları daha iyidir. Özellikle teknolojiyle bireyselleşip odasına kapanan çocuklarda, ciddi bilişsel ve duygusal sorunlar oluşur.
 
5.    BEYİN SAĞLIĞI İÇİN DE BESLENMEYE DİKKAT EDİN

Beyninize en iyi yakıtı koymanız gerekir. Meyveler, sebzeler, kepekli tahıllar, “sağlıklı” yağlar (zeytinyağı, fındık, balık gibi) ve proteine dayanan bir diyet, hafızayı da iyileştirir.

➢     Omega-3 yağ asitlerinin beyin sağlığı için çok gerekli olduğunu ve hafıza üzerindeki olumlu etkisini biliyoruz. Somon, ton balığı, pisi balığı, alabalık, uskumru, sardalya ve ringa gibi soğuk sularda bulunan yağlı balıklar da omega-3 açısından oldukça zengin besin kaynakları. Ayrıca topraklarımızda bolca yetişen ceviz, keten tohumu, balkabağı, barbunya, ıspanak, brokoli ve kabak çekirdeği gibi omega-3 kaynakları da balık sevmeyen çocuklar için alternatif olabilir. Omega-3 yağ asitlerinin içinden bulunan DHA ve EPA açısından zengin takviyeler de yine beyin sağlığı için faydalı olabilir. Bunları içeren gıda takviyelerini de çocuğunuzun almasını sağlayabilirsiniz.
 
➢     Meyve ve sebzeler bizi toksinlerden ve onların yarattığı hasardan koruyan antioksidanlarla doludur. Özellikle de renkli meyve ve sebzeler iyi antioksidan kaynaklarıdır. Çocuğunuzun tabağında kırmızı, yeşil, sarı gibi olabildiğince farklı renkte meyve ve sebze bulunmasını sağlayabilirsiniz.
 
➢     Çok fazla karbonhidrat özellikle de beyaz un içeren işlenmiş karbonhidratlar tüketmek hafızaya zarar verebilir. Ayrıca kan şekerini hızlıca yükseltip sonrasında hızlıca düşmesine neden olan glisemik indeksi yüksek bu gıdalar çocuğunuzun uykulu, düşük enerjili olmasına neden olur ve odaklanma problemi yaratır. Araştırmalar da bunu doğruluyor. Rafine karbonhidratlarla dolu bir diyet hafızada ve bilişsel işlevlerde düşüşe neden oluyor. 317 sağlıklı çocuk üzerinde yapılan bir çalışmada, beyaz pirinç, erişte ve fast food gibi daha fazla işlenmiş karbonhidrat tüketenlerin, kısa süreli hafıza ve çalışma belleği de dâhil olmak üzere bilişsel kapasitelerinin azaldığını bulundu.
 
➢     Çok fazla şekerli beslenmek, özellikle de beyinde kısa süreli belleği depolayan bölümün zayıflamasına ve hacminin azalmasına neden olur. Bu nedenle şekeri azaltmak önemli. Ancak bu sadece hafızaya yardımcı olmakla kalmıyor aynı zamanda genel sağlığı da iyileştiriyor. Hatta sadece çocukların şekerden kaçınması yeterli değil. Hamilelik sırasında kan şekeri yüksek olan annelerden doğan bebeklerin hipokampüs dediğimiz hafıza ile ilişkili bölümü normal gelişmez. Bu bebekler, aynı yaştaki bebeklere kıyasla daha kötü hafızaya sahip olabilir.
 
➢     D vitamini vücutta birçok hayati rol oynadığı gibi beyin sağlığı ve bilişsel kapasite açısından da önemli. Düşük D vitamini seviyeleri, bilişsel işlevde azalmaya neden olur. Bir araştırma, kandaki D vitamini seviyesi yetersiz olanların, belleklerinde ve diğer bilişsel yeteneklerinde düşmeler olduğunu buldu. D vitamini eksikliği, özellikle daha soğuk iklimlerde ve koyu tenli olanlarda çok yaygındır. Çocuğunuzun D vitamini takviyesine ihtiyacı olup olmadığını öğrenmek için kan testi yaptırarak öğrenebilirsiniz.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri