Suriye'den kaçanların feryadı
Ece Temelkuran, Suriye'den kaçanların kamplarına gitti, yaşanan dramı yazdı
ABONE OLSınır köylerinde insani yardımın karşıda kamplarda bekleyen Suriyelilere geçmesi için gece olması gerekiyor. Güneş batınca gölgeler çalışmaya başlıyor. Binlerce insan doymak için meraklı gözlerin çekilmesini bekliyor.
Dünyanın görmediğini, gözlerini dört açmış ay görüyor; dolunay ışığı, sınırın dikenli tellerini yalayıp geçiyor. Tellerin arasından yüzleri olmayan esmer, terli, zayıflamış erkek kolları uzanıyor. Ekmeği, suyu, ilaç kolilerini aldıkça yok oluyorlar Suriye tepelerine doğru. Kimse kimseyi gerçekten görmüyor. Alanlar da verenler de onlarca gölgeye dönüşüp yok oluyorlar gecede. İHH yardım kamyonlarının farları söndürülmüş, el fenerleri dolanıyor paketlerin ve ellerin üzerinde. Tek duyulan şey fısıltılar ve nefes sesleri.
İnsanın insana yardımı, eğer aralarında o kutsal dikenli tel varsa “yasadışı” olduğu için veren eller de alanlar da saklanıyor. Sınırın ötesinde biriken binlerce insan yardımla karnını doyurmak, battaniyeyle ısınmak, ilaçlarına kavuşmak için bütün kameraların, bakanların, gazetecilerin gitmesini, gecenin herkesi birer karanlık gölgeye dönüştürmesini bekliyor. Aç, hasta, bitkin, tükenmiş gölgeler gelip gidiyor. Bir gecede 6 ton insani yardım karşıdaki köylere dağılıyor. Bunun nasıl, nerede, kimler tarafından yapıldığı, o yardım suyunun aktığı daracık çatlak da kapanmasın diye burada yazılmıyor!