Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Emlak Mutfaksız ev olur mu? - Emlak Haberleri

        Yemek yapmaya zaman bulamayan veya yemek yapmaktan hoşlanmayanlar, mutfaktan çıkmak yerine, mutfağı evlerinden çıkarıyor. Mutfakçık diyebileceğimiz “kitchenette” adı verilen mutfaklar da bu modanın ilk öncüleri.

        Nohut oda bakla sofa” bir evim var; tam tamına 50 metrekare. Neredeyse 30 yıllık bir daire burası. Küçüklüğüne rağmen kullanışlı hâle getirmek için epey elden geçmesi gerekmişti. Tel dolap ve evyeden ibaret olan mutfağı sil baştan yenilerken, koridora açılan duvarını da yıktırmıştım. Şimdi küçücük evimin ferah bir mutfağı var. Duvarla birlikte kapı da ortadan kalktığı için pişen her yemeğin kokusu evin tamamını sarıyor. Tam da bu nedenle seviyorum mutfağımı, evimin yaşadığını hissettiriyor bana.

        Evin kalbi diye tanımlanan mutfağın hayatımızdaki önemi malûm. Günümüzde televizyon ve oturma grupları mutfak ekipmanları arasında sayılıyor. Hatta iki oda bir salon yerine “iki oda bir mutfak” diyebileceğimiz açık mutfaklı geniş evler rağbet görüyor.

        Mutfağın işlevini ve tarihini anlatmak için ateşin bulunduğu çağa dönmeyeceğim ama artık bambaşka bir çağda yaşıyoruz ve ihtiyaçlar değişiyor. Geniş mutfak isteyenler gibi evinde neredeyse hiç mutfak istemeyenler de var. Yeni Aktüel'den Sinem Barkın'ın haberine göre, konut firmalarının çalışan çiftler ya da yalnız yaşayanlar için projelendirdiği stüdyo daireler bu ihtiyacı karşılıyor. ABD, İngiltere ve Avrupa’nın birçok yerinde ise tamamen mutfaksız evler bulunuyor. New York’ta genellikle yalnız yaşayanların tercih ettiği “flat” denen stüdyo dairelerle “loft” diye tabir edilen geniş yaşam alanları bunlara en iyi örnek. Eski fabrika, depo itfaiye binası gibi endüstriyel yapıların elden geçirilip yaşam alanına dönüştürülmesine “loft” adı veriliyor. “Loft”lar tamamen açık planlı ve büyük bir kısmında mutfak bulunmuyor. Bir kısmında ise dolapların içine saklanarak gözlerden uzaklaştırılmış. Flat tipi daireleri ise nispeten düşük gelirli çalışanlar veya öğrenciler tercih ediyor. Küçük bir banyo ile yaşam ve uyuma alanlarının bulunduğu bu evlerin de mutfaksız olanları bulunuyor. Londra’da loft ve flat tipi dairelerin yanı sıra “bölünmüş binalar” la da karşılaşıyoruz. 18. yüzyılın sonları ile 20. yüzyıl başlarında inşa edilen, bizim, köşk, saray ya da malikâne diye adlandırdığımız 10 küsur odalı evler zaman içinde sahip değiştirince bölünüp küçük dairelere ayrılmış. Şimdi öğrencilere, yalnız yaşayanlara ya da küçük ailelere ev sahipliği yapıyorlar. Tabii mutfaksız olarak.

        Nejat Yavaşoğulları “Mutfaksız ev olmaz” diyor.

        “Mutfaksız hayat olmaz”

        Almanya’da 20. yüzyılın başlarında Frankfurter tarzı denen sosyal konutlar yapıldığını biliyoruz. Mutfağa sadece dört metrekare alan ayrılan evler bunlar. İki kişinin aynı anda hareket etmesine olanak tanımayan bu tarzın amacı kadının evin dışına çıkıp çalışmaya yönlendirilmesi olarak açıklanıyor. Tayland’da ise evlerin hiç mutfağı yok. Çünkü ülkenin geleneğinde evler mutfaksız, hatta evde tüp bulundurmak bile yasaklanmış. Tayland’da tüm yeme içme faaliyetleri ev dışında hallediliyor. Mutfaksız ev furyasından Fransa bile nasibini almış; “mutfağı” ile ünlü ülkede emlakçılar bu tür evlere olan talebin arttığını söylüyorlar.

        Türkiye’deyse özellikle İstanbul’daki residance’larda “kitchenette” adı verilen minik mutfaklarla sık karşılaşılıyor artık. Bu mutfaklar oturma odasının bir köşesinde bazen başka bir odaya açılan kapı görünümünde, bazen de kitaplığın devamı gibi duruyor. Kapakları açtığınız da ise karşınıza küçük bir evye, birkaç bardak, su ısıtıcısı ve mini bir buzdolabı çıkıyor. Dekoratörler mini mutfakları gözlerden uzaklaştırmak için birbirinden şık tasarımlar yaparken mimarların mutfaklarda yaşanan değişime bakışı ise biraz farklı. Örneğin müzisyen mimar Nejat Yavaşoğulları tamamen mutfaksız ev olamayacağı görüşünde. “Mutfak yoksa muhakkak onun yerini dolduracak bir şey vardır. Tamamen mutfaksız hayat olmaz. Buzdolabı, bardak, fincan, onları yıkamak için bir evye… Ağır yemek pişirmeyebilirsiniz, koca koca davlumbazlarınız olmaz ama küçük bir mutfak düzeni kurulabilir. Mutfak bir evin en karakteristik özelliğidir, bekâr da olsanız icap ettiği vakit bir şeyler pişirirsiniz. Mutfak günümüzde çok abartılı hâle geldi. 7–8 bin liradan başlayıp 100 bin liraya kadar ulaşan fiyatlarla mutfak yaptırıyor insanlar. Eskiden böyle değildi, şimdi mutfaklar güzelleşti, standartları yükseldi ama abartıldı. Belli bir noktadan sonrası gereksiz, içinde çalışanı da yoran mutfaklar onlar. Ev dediğiniz, yatacak yer, oturacak yer, besleneceğiniz yerlerin bütünüdür” diyor.

        “Mutfaksız ev sadece bir lüks!”

        Merve Yöneyman / Mimar

        “Günümüzde, tüm dünyada, özellikle büyük şehirlerde yaşam şekli eskisine göre bir hayli farklı. Yaşam alanları minimum ve maksimum uçlarda seyrediyor. Büyük malikâneler daha da büyük ve gösterişli, küçük evler ve daireler ise neredeyse otel odası kadar oldu. Birkaç senedir tüm dünyada bu konuda birçok araştırma yapılıyor, insanların sorunsuz bir hayat için ihtiyaçları olan metrekareler ve yaşam bölümleri ülkeden ülkeye, kültürden kültüre fark etse de herkesin buluştuğu birtakım ortak noktalar var. Mesela, metropollerde artık mimari yatay değil, dikey olarak gelişiyor. İstanbul’da yaşayan biri olarak, ‘residence yaşamı’ konseptiyle iç içe olmamak imkânsız. Günümüzde hızlı yaşam temposu sebebiyle insanlar kendine vakit ayıramıyor. Artık evlerde küvet bile çok fazla yok, çünkü kullanılamıyor, öyle bir zamanımız yok. Kendimize ayırabildiğimiz vakitleri, şahsi uğraşılarımızla değerlendiriyoruz. Hayat akışı böyleyken, tam teşekküllü mutfaklara da ihtiyaç duyulmuyor. Özellikle bekâr kişilerin yaşamı, sabah kettle’da ısıtılan suyla kahve yapmaktan ve akşamları buzdolabından çıkardığı bir biradan çok da öteye gitmiyor. Çünkü sıcacık yemeğiniz kapınıza bir telefon ve hatta telefonda konuşmak istemezseniz web’den bir tık’la geliyor. Mutfaklar bu yüzden artık kitchenette şeklinde, otel odası mutfağı yani. Aslında mutfak tamamen kullanıcıya göre şekillenmeli. Ben, tost makinem, kettle’ım ve bulaşık makinem olduğu sürece herhangi bir sıkıntı çekmem ve bunların hiçbiri evde ayrı bir mutfak olmasını gerektirmiyor. Mutfaksız ev, yemek yapmayı sevenler için kâbus gibi görünse de dışarıdan yemek söylemeye veya dışarıda yemek yemeye alışık insanlar için sadece bir lüks. Jakuzi gibi...

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ