Merakla beklenen ve sır gibi saklanan 'Çılgın Proje'nin açıklanma tarihi geldi, çattı. Ve Çılgın Proje, bugün Başbakan Erdoğan tarafından açıklandı. Bugüne kadar birçok tahmin yapılsa da, Başbakan Erdoğan, merak edilen projeyle ilgili bugüne kadar ser verdi, sır vermedi.

Başbakan'ın İstanbul projesi olacak dediği ve animasyonlarla kamuoyuna tanıtacağı proje için bugüne kadar pek çok tahmin yapıldı...

Kimi Karadeniz - Akdeniz Denizyolu Tüneli Projesi olarak söyledi, kimi "Yeni İstanbul Projesi, Medeniyetler Şehri Projesi" dedi... Diğer tahminler ise şöyle sıralandı: Haliç'e Mega Kanal Projesi, Uygarlıklar Köprüsü Projesi, Ataşehir Selimiye Projesi, İstanbul'a 2. Boğaz Projesi…

ÇILGIN PROJE İSTANBUL PROJESİ... TIKLAYIN

İLK ÖNCE HALİÇ KONGRE MERKEZİ'NE GİTTİ
Başbakan Erdoğan gece Ankara'dan İstanbul'a geldikten sonra kızı Sümeyye Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, eski Ulaştırma Bakanı Yıldırım ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Atatürk Havalimanından Sütlüce'deki Haliç Kongre Merkezi'ne geçti.

BEN BİLİYORUM AMA AÇIKLAMAM... TIKLAYIN

Daha sonra AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu da Haliç Kongre Merkezine geldi.

Başbakan Erdoğan, yaklaşık 2.5 saat süren toplantının ardından Üsküdar Kısıklı'daki konutuna gitti.

500 YILLIK RÜYA ÇILGIN PROJE Mİ? TIKLAYIN





















İşte çeşitli tahminler


Herkesin merakla beklediği, Başbakan'ın İstanbul Kongre Merkezi'nde saat 11:00'de gerçekleştireceği "Türkiye Hazır Hedef 2023, İstanbul Hazır Hedef 2023'' toplantısı başladı.

ÇILGIN PROJE ANCA BU OLUR... TIKLAYIN

VE BAŞBAKAN ERDOĞAN AÇIKLAMASINA BAŞLADI
Bir İstanbul aşığı olan, İstanbul için şiir yazan Yahya Kemal Deniz isimli şiirini böyle bitiriyor: "Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapayalnız, gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız, Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!... İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."



"HAYÂL GERÇEĞE ATILMIŞ TOHUMDUR"
Fatih Sultan Mehmet bir hayâl kurmuş. Gemileri karadan yürütmüş. Karanlık bir çağı kapatmış, aydınlık bir çağın kapılarını ardına kadar açmıştır. Selimiye dünyamızın incisi olmuştur., Çil çil kubbelerin, medreselerin, anıtların, kütüphanelerin ardından hep hayal vardır. Medreselerin, köprülerin, anıtların, ardında hep bir hayâl vardır. Çanakkale Zaferi hayal kurabilen kumandanların, Mehmetçiklerin eseridir, Mustafa Kemaller'in eseridir. Kurtuluş Savaşı hayâl kurabilen Anadolu'nun eseridir.

Hayâl gerçeğe atılmış tohumdur. Bütün büyük adımlar bir hayâlle başlamıştır. Bütün büyük zaferlerin, bütün büyük medeniyetlerin temelinde önce hayal vardır. Biz de ülkemiz, milletimiz için hayaller kurduk. Her bireyin özgürce yaşayabildiği, kendisini özgürce, inancını özgürce yaşayabildiği, işsizliğin azaldığı, yoksulluğun tükendiği, bir Türkiye hayali kurduk. Kardeşliğin, dayanışmanın, paylaşmanın hayalini kurduk ve bu hayalin peşine düştük. Emeğe musallat olan her ne varsa geri dönmemek üzere gittiği bir Türkiye hayali kurduk. Kardeşliğin, dayanışmanın hayalini kurduk.

NECİP FAZIL'DAN ŞİİR
Üstad Necip Fazıl Kısakürek İstanbul için bakın ne demiş:

"Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;

Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.

İçimde tüten birşey; hava, renk, edâ, iklim;

O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim.

Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;

Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.

Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misâle.



'HALİÇ TEMİZLENMEZ' DİYORLARDI
İşte böyle bir İstanbul'un hayaliyle iş başına geldik. Gecesi sümbül kokan bir İstanbul için kolları sıvadık. Dört buçuk sene gecemizi gündüzümüze kattık. İstanbullu çocukların hayali temiz su içmekti, yeşil alanlarda koşmaktı. Biz bu hayali gerçekleştirmek için koştuk. İktidarda CHP vardı, çöp dağları vardı.

Ümraniye'de çöp dağlarının patladığı yerde iktidarda CHP vardı. Çöpten kurtararak buraları yeşkl park alanlarına dönüştürdük. Temiz bir Haliç isteniyordu, kime gittiysek bize "Haliç temizlenmez" deniyordu. "Burayı doldurmanız gerekir" diyorlardı. Kayalarla dolu bir Haliç. Düşünebiliyor musunuz? Üstelik bunu koca koca hocalarımız söylüyordu.

Fakat biz aradık, araştırdık ve Haliç'in temizlenebildiğini öğrendik. Onun projelerini yaptık. Haliç'in içinden çamuru aldık, 9.5 km uzaktaki Alibeyköy'deki kum ocaklarına taşıdık. Oralara da petrol boru hattı gibi borular düşedik.



Çamurları balçık haline getirip oraya taşıdık. Oraya da 650 bin metrekarelik yeşil alan yaptık.

Kim çevreci? CHP mi biz mi? Şu anda temiz bir Haliç var. Sağlıklı konutlar, modern ilçeler, hızla akan bir trafik hayalini İstanbul'da gerçeğe dönüştürüyoruz. Belediye başkanımız metro, metrobüslerle bir farklılılığı yaşatıyor İstanbul'a.

Aylar boyunca özgürlüğün hayalini kurduğumuz kadar 'güçlü Türkiye'nin hayallerini kurduk. Biz, konuşan, düşüncelerini özgürce ifade eden, korkmayan, hiçbir ferdi dışlanmayan bir Türkiye hayalini kurduk ve bunu başardık, başarıyoruz, başaracağız.

"BİLGİSAYARLA DÜNYAYI İZLEYEN ÖĞRENCİ HAYALİ KURDUK"
30 kişilik sınıflarda kucağında bilgisayarla dünyayı izleyen öğrenci hayali kurduk. 4 yıl içinde akıllı tahtaların olduğu, her yavrumuzun elinde elektronik kitapları olduğu bir Türkiye'nin hayalini kurduk. Bütün dersliklerde akıllı tahtalar olacak, öğrencilerimizin elinde de iPad gibi kitaplar olacak. Kendi yaşadığı şehirdeki ünversiteye gidebilen öğrencilerin hayalini kurduk. Neden Hakkari'de, Muş'ta, Tunceli'de olmasın dedik ve bunu da gerçekleştirdik.

89 yeni üniversite açarak bu hayali gerçeğe dönüştürdük. Türkiye'de 165 üniversitemiz var, 81 ilde var. Kitabını bulamayan yavrularımız vardı. Biz de bulamamıştık. Öğretmenimiz ders anlatmıştı biz de yazmıştık. 'Bunu yeni nesil yaşamasın' dedik. Birinci hamur kağıttan kitaplarımızı hazırlatacağız. Sıraların üzerinde hazır olacak dedik.

'162 bin derslikte fakir zengin ayrımı yapmaksızın bu kitaplar hazır olacak' dedik, yaptık. Okul öncesi eğitim geldiğimizde yüzde 10'du şimdi yüzde 40 oldu. İlköğretimde yüzde 100'e vardık. Ortaöğretimde yüzde 60'ın üzerindeyiz. Yüzde 100'e geleceğiz. Kışın, dağ başlarında hastaneye yetişmeye çalışan bacılarımızın hayali gerçeğe dönüştü. Hastaneler kurduk, paletli ambulansları, hava ambulanslarını, jet ambulansları getirdik. En ücra köşeye ulaşan doktorları çıkardık. Her köye su götürdük. Kömür kovaları taşıyan annelerin hayali gerçek oldu. 69 ilimize doğalgaz götürdük. Ayşe Bacı, Fatma Anne'nin kombiyle tüm odaları ısıttığını düşündük.

"KATERINA, HELGA YAŞIYOR DA AYŞE İLE FATMA NİYE YAŞAYAMIYOR?"
Katerina, Helga yaşıyor da Ayşe ile Fatma niye yaşayamıyor? 15 bin kilometre bölünmüş yolun hayalini kurduk. İlan ettiğimizde ana muhalefet 'Bu kuru hayâl' dedi.

Cumhuriyet tarihinde 6100 km bölünmüş yol yapılmışken biz 8.5 yılda 13 bin 100 km yol yaptık. İkinci 15 binin de startını verdik. 2023'e kadar ikinci 15 bin yapılacak.

"ÇOCUKLUĞUMDA UÇAK NEDİR BİLMEZDİM, HAVAYOLU HALKIN YOLU OLDU"
Ah benim İstanbullu kardeşim sizlere sesleniyorum. Çocukluğumda uçak nedir bilmezdim, sesini duyduğumda sırtüstü yatar onu seyrederdim. Artık uçağa binmek bu ülkede hayal mi? Artık havayolları belli bir kaymak takımın yolu olmaktan çıktı, halkın yolu oldu. Ülkemin 46 noktasında havaalanı var. En uzak noktadan bir saatte havaalanına vatandaşım ulaşıyor. Bu süre daha da kısalacak. Zafer Havaalanı, Çukurova Havaalanı'nın, Ordu- Giresun arasında ORG Havaalanı'nın adımları atılıyor. Hakkari'de, Yüksekova'da havaalanı yapıyoruz. Şırnak, Cizre'de havaalanı yapıyoruz. Ayrım var mı? Batı'da varsa Doğu'da da o var. 780 bin km'nin tamamına modern bir Türkiye olarak bakıyoruz. Olay bu.



TARİHİ ÇANAK- ÇÖMLEKLER VARMIŞ
Ecdadımız Abdülmecid 1856 bir proje hazırladı. Boğaz'ın altına. Tüp geçit. O projenin adımlarını attı. O projeyi tamamlamak biz torunlarına nasip oldu. Biz, dedelerimzie diyoruz ki "Ruhunuz şad olsun. Siz bize ışık oldunuz, ufuk oldunuz. Biz o yolda yürüyoruz". Marmaray'ın yanına raylı sistem, onun güneyinde 2. bir tüp geçidin de temelini attık, devam ediyor. 2013 sonunda Marmaray, 2014'te de diğer tüp geçidi bitirmiş olacağız. 3. Köprü dedik. CHP'lilerin eteği tutuştu. "Buna karşıyız" dediler. Sizden zaten başka bir şey beklenmez. Bu zihniyet, birinci köprüye de ikinci köprüye de karşıydı. Bu zihniyet Marmaray'a da karşıydı. Bu zihniyet bitişini 4 yıl erteletti. Kazılar esnasında orada tarihi çanak, çömlekler çıkmış. Lafa gelince konuşursunuz.

BİZ FERHAT'IZ
Olaylara insan eksenli bakmadılar, her zaman ideolojik yaklaştılar. Benim milletim bunlara prim vermedi gene vermeyecek. Ben milletime inanıyorum. Bolu Dağı tüneli hayaldi, başladılar beceremediler. "Burayı patates deposu mu yapalım" dediler yoksa "Burada LPG mi depolayalım" dediler. Dedik ki "Hayır. Bu iş bitecek." Çünkü biz Ferhat'ız, biz bu dağları deleceğiz. Bolu Dağı tünelini yaptık. Karadeniz sahil yoluna başladılar. 15 yılda yüzde 35'ini yaptılar. Geldik, söz verdik. "Biz bu işi 4,5'ta evelallah bitireceğiz" dedik. Samsun'dan Sarp'a kadar bitirdik. Bunun içinde 12 tane tünel var. Bunları da bitirdik. Dağları delip geçmek evelallah bizim sanatımız. Hızlı tren hayaldi. Konuşuluyor muydu? Ama biz Ankara- Eskişehir arasını bitirdik Eskişehir- İstanbul arasını bitiriyoruz. Konya ve Ankara arasına hızlı tren koyacaklarmış. Daha sonra açıklarım hangi parti olduğunu. Bunların kılavuzunu bilemiyorum, değiştirmeleri lazım. Ankara- Konya hızlı treninin test sürüşlerini başlattım. Önümüzdeki ay Ankara-Konya hızlı treni seferleri başlıyor. Günaydın, kendinize gelin. Ankara- Konya arası 1 saat 15 dakikaya indi. Nerelerden nerelere geldik? Bu ülkenin hayallerini kendi hayallerimiz bildik. Ama biz de şımarmadık. Ete kemiğe büründük. 500 bin konutun hayalini kurduk. Bu kentler ülkemize yakımıyordu. Kentsel dönüşüm başlattık. 81 ilde bu adımları attık. 350 bin konutu sahiplerine verdik. Sembolik peşinat, 15-20 yıl vadeyle. Bu süreç devam ediyor ve devam ettireceğiz. 2023'e kadar 500 bin konut daha yapacağız. Yeni hedefimiz var, hiçbir imkanı olmayan insanca yaşanabilecek yerlerde oturamayan, fakir fukarayı biz bir ofis şeklinde tabir edilen bir oda bir salon, mutfaklı, 50 metrekarelik daireler yapmak kaydıyla, ayda 100 TL taksitle, 22 yıl vadeli olacak. Bunların içinde yeni evlenecek olanlara, yeni evli olanlara 65 metrekare ev vereceğiz.

"7 BASAMAK DAHA SIÇRAMAK ZOR DEĞİL"
Ay yıldızlı bayrağımızın her yerde onurla dalgalanmasının hayalini kurduk. Hayal olan ne varsa hedefe doğru, plana projeye dönüştürdük. O hayallerle tek tek kucaklaşmaya başladık. Millete hayal pazarlayanlar hayal kırıklığına sebep oldu. Biz hayalleri kırmaktan sakındık. Şimdi daha büyük hayallerimiz var. Artık daha büyük hayaller kuruyoruz. Hayallerimizi hedef yapıyoruz. O hedeflere doğru gidiyoruz. Asla ulaşılamaz görmüyoruz.
Milli gelirimiz 2023'te 2 trilyon olacak. Kişi başı milli gelirimiz 25 bin dolar olacak. İhracatımız 500 milyar dolar olacak. Bir 500 bin konut daha inşaa edeceğiz. Türkiye'nin dört bir yanı, Atatürk'ün ifade ettiği gibi, Atatürk'ün partisiyiz diyenlere hatırlatılır. Gazi "Demir ağlarla ördük" dedi. Peki siz ne yaptınız? Ne yaptınız? Zaman zaman koalisyon oldunuz, ne yaptınız? Biz ülkemizin dört bir yanını demir ağlarla örmeye, hızlı tren ağlarıyla örmeye devam ediyoruz. Artık asla bunlar hayal değil. Göreve geldiğimizde Türkiye dünyanın 26. sırasında bir ekonomik büyüklüğe sahipti,  8.5 yılda 17. sıraya geldik. 12 yıl sonra ilk 10'da olacağız. 7 basamak sıçramak zor değil. Beraber başaracağız.

BU PROJEDE ÇEVRE, TURİZİM, ENERJİ VAR
İstanbul sadece Türkiye'nin değil dünyanın gözbebeğidir. Kim ki değişik yerlerden İstanbul'a gelir bize şuna söylerler, "Siz tanrının sevgili kullarısınız". İstanbul'a yapılan hizmet Türkiye'ye yapılan hizmettir. Bu medeniyet şehrine, 74 milyonun gururu şehre yeni bir hizmeti daha kazandırmanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün açıklayacağım proje, şahsımın olduğu kadar yüzlerce yıl öncesinde İstanbul'un eski idarecilerinin de hayaliydi. Belediye Başkanı olduğum zaman çok ciddi rahatsızlıklar geçirmiştik. Adeta yapacak bir şeyiniz kalmamıştı. Zaman zaman danışmanlarımla konuşuyordum. Allah bize Başbakanlığı lütfettikten sonra, halkımız Başbakanlığı verdiğinde, Belediye Başkanım, Ulaştırma Bakanı'mla helikopterle zaman zaman dolaştık. Bu hayali düşündük. Ete kemiğe bürünmeye başladığımızı söyledik. Türkiye bunu başaracak güce ulaşmıştır dedik. 10 bin doları aşmış bir ülkemiz var milli gelirde. Türkiye bunu gerçekleştirecek bir iradeye sahip. Kaynak sıkıntımız yok. Türkiye istikrar ülkesi, güven ülkesi. İstikrar oldukça girişimciler gelebiliyor. Türkiye 2023'e böyle çılgın projeyle girmeyi haketti dedik ve adımını attık. Bu proje bir enerji, bir ulaştırma, bir bayındırlık, tarım, eğitim, istihdam, şehircilik, aile, konut, kültür, turizm projesi. En önemlisi de çevre projesi. İstanbul'un çevresinin tabiatı, çevresi, denizini, bitkisini koruma projesidir.

KANAL İSTANBUL PROJESİ
Bir kaç grup çalıştık. Haksızlığı önlemek için projenin yeri ve maliyeti konusunu gizli tutacağız. Onu açıklayacak değilim. Olumsuzluk olabilir. Yeri ve maliyeti belirlendi. Etüt çalışmaları 2 yıl sürecek. Böyle devasa projenin yer ve maliyet açısından değişikliklere uğrayacak olması son derece doğal. Dünyada içinden nehir geçen nice şehirler var ama içinden deniz geçen tek şehir İstanbul. İstanbul, şu andan itibaren başlattığımız projemizde içinden iki deniz geçen bir şehre dönüşüyor. İstanbul'da bununla beraber iki yarımada bir ada oluşuyor. Anadolu yakası bir yarımada. Bir ada oluşacak. Avrupa yakasında Karadeniz'le Marmara arasına yaklaşık 45-50 km uzunluğunda bir kanal yapıyoruz. İstanbulumuza Kanal İstanbul'u kazandırıyoruz. Panama Kanalı ile Coring Kanalı ile kıyas payı kabul etmeyecek yüzyılın en büyük projelerinden biri için kolları sıvıyoruz. Kanalın su derinliği 25 metre olacak, su yüzeyinde genişlik 145 metre- 150 metre civarında olacak. Tabanda 120 metre olacak. Kanaldan bugün dünyadaki en büyük gemiler 250- 260 bin detreit gemiler geçiyor bizim kanaldan 300 bin detreit tonluk gemi geçecek. Kanal üzerine yapacağımız köprülerle kara ve demir yolu ulaşımı kesintiye uğramayacak. 3. Köprü de bu kanalın üzerinden geçecek. Bağlantısı olan yolları söylüyorum. Milyonlarca metreküp harfiyat çıkarılacak. Topraklar uygun yerlere taşınacak. Havalimanı yapımında, sönmüş maden ocaklarında kullanılacak. Bu proej İstanbul'u Türkiye'yi dünyayı yakından ilgilendiriyor. Boğaz trafiğini azaltmak, tehlikeyi ortadan kaldırmaya yönelik. 358 milyon 590 bin ton yük taşınıyor Boğaz'da. 147 milyon tehlikeli madde İstanbul'u ciddi manada tehdit ediyor. Bir medeniyet şehrinde kültürel eserler, Ata yadigarları tehdit altında. Bu bölgede bulunan nüfus tehdit altında. Boğaz'da ve Marmara'da doğal yaşam tehdit altında.



YERİ BURASI MI?

Habertürk Gazetesi, Başbakan'ın bahsettiği projeyi bir temsili çizimle yayınlamıştı. Başbakan'ın "yerini açıklamayacağım" dediği kanalın yerini Habertürk Gazetesi böyle vermişti.

O HABER İÇİN AŞAĞIDAKİ RESME TIKLAYINIZ!



Türkiye'nin can güvenliğini korumak adına bu adımı atıyoruz. Kanal İstanbul ile Boğaz trafiğini sona erdiriyoruz. Boğaz'ı İstanbul'a kazandırıyoruz. İstanbul Boğaz'ı tarihin ve geleceğin iç içe yaşadığı eski günlerine geri dönüyor. Marmara'da demirleyen gemilerden büyük oranda kurtuluyoruz. Kirliliğin önüne geçiyoruz. Bio çeşitliliği de muhafaza altına alınıyor. Yeni Boğaz'dan günde 160 gemi geçecek. Kanal gemi trafiğini hızlandıracak. Bekleme maliyeti gemilerin yıllık 1,4 milyar dolar. Kanalın tamamlanmasıyla bekleme maliyetinde de azalma olacak.

İSTANBUL'UN EN BÜYÜK HAVAALANI BU BÖLGEYE GELİYOR
Kanal ulaşım, çevre, enerji projesi olarak iş yapmayacak. Kanal çevresinde modern bir yaşam alanı da oluşacak. Farklı ölçütler yapılacak. Kongre, festival alanları, otelleriyle Kanal İstanbul yeni bir yaşam merkezini ortaya çıkaracak. Kentsel dönüşüm burada olacak. İstanbul'un en büyük havaalanı da burada olacak. Atatürk Havalimanı, Sabiha Gökçen ihtiyaca cevap vermiyor. Pist başlarında uçaklar bekliyor. Bunları aşıyoruz. Kanal ve çevresi turistleri cezbederken bu projeyle Boğaz da eskisinden daha farklı bir çekim alanı olacak. Kanalın suyu durgun olmayacak. Kanal İstanbul'un yeraltı ve yerüstü kaynaklarına zarar vermeyecek. Çalışmalar yapıldı, yapılıyor. Su sorununa sebep olmayacak. Tarım alanlarının korunmasına dikkat edilecek. Toprağın bir kısmı sönmüş maden ocaklarının örtülmesinde kullanılacak. Kanalın finansmanı noktasında sıkıntı söz konusu değil. Ulaşım, çevresindeki boyutuyla kanal cazip bir yatırım alanı olacak. Böyle bir proje üzerinde her türlü ayrıntının hesap edilmesini gerektiriyor. Etüt çalışmaları olacak, proje çalışmaları devam edecek. Arkeologlar, jeolog, mühendisler, mimarlar görev alacak. İş imkanı sağlayacak. Her türlü yapıcı eleştiri alınacak, katkı alınacak. STK'larla koordine halde bir proje yürüteceğiz. Kanalla ilgili ayrıntılar çıktı. Hesapların bir kısmı yapıldı. Bu ayrıntılara şimdi girmiyoruz. Hepsi dar çerçevedeki ekibimce bilinir. 12 Haziran'dan sonra etüt çalışmaları başlayacak. Hazine arazileri kullanılarak bu rpojeyi yapıyoruz. Meskün mahallere girmemeye dikkat edeceğiz. Kimsenin mağduruiyetine fırsat vermeyeceğiz. Belirlenen sürede tamamlayıp, İstanbul'un, Türkiye'nin, dünyanın hizmetine sunmak AK Parti'ye nasip olacaktır. Bu projenin herkese hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Bu hayali gerçekleştirmede, tüm bakan, belediye başkanı, mimar, mühendis arkadaşlarıma, genel müdürlerime teşekkür ediyorum. Bu tür açıklamalarımızı seçime kadar, önemli projelerle devam ettireceğiz. Ankara'ya ait olanları, Ankara'da
İzmir'e ait olanı İzmir'de açıklayacağız. Laf ola beri gele yok biz icraat istiyoruz. Bu kadro ustalık anlayışını yakalamış bir kadrodur. İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün. Bunu önemsiyoruz. Şimdi sevgili İstanbulluları...



İKİ YENİ ŞEHİRİN AÇIKLAMASI 2 HAFTA SONRA ÇARŞAMBA
Görüldüğü gibi tamamıyla bu çalışmada topografik yapı dikkate alınarak bu hazırlıklar sürdürüldü. Burada daha önce de sizlere ifade ettim. İki yeni şehir dediğimiz olayın, İstanbul'un batısı ve doğusu olarak takdim edeceğim. O da önümüzdeki Çarşamba değil sonraki Çarşamba olacak. Onlar da beni heyecanlandırdığı kadar sizleri de heyecanlandıracak. Bu rpojede emeği geçen arkadaşlarımın dışında, gayretli olan arkadaşlarımız da var. Çok değerli mimar, mühendislerimizden pek çok arkadaşım var. Hepsine şahsım adına teşekkür ediyorum. Seçim sonrası da yoğun bir biçimde çalışacağız. Durmak yok yola devam, kapı kapı çalmaya devam ediyoruz.

ÇATALCA İMASI!
Erdoğan, proje tanıtımının ardından salondan çıkarken kendisine sevgi gösterilerinde bulunan vatandaşlara, "Bak bu proje Çatalca'ya hediye ona göre" diye seslendi.