Mahmut SANCAK / HT EKONOMİ

Teknoloji dünyası sosyal paylaşım sitelerinin atası olarak nitelendirilebilecek bloglarla 2000’li yılların başında tanıştı. Ancak internetin kendisi aynı dönem tüm dünyanın ilgi odağı olduğu için bloglar başlangıçta oldukça küçük bir kitlenin ilgi alanıyla sınırlı kaldı.

Aradan geçen zamanla birlikte gerek internetin gelişimi gerekse internet kullanıcılarının talepleri hızla değişim gösterdi. Özellikle son beş yılda dünya üzerinde yaşanan başta siyasi olmak üzere toplumsal olaylar sosyal medyayı sanal dünyanın yıldızı haline getirdi. Yakın zamana kadar sadece hazır içerikleri tüketen kullanıcılar sosyal medya ile birlikte artık kendileri üreten, gündem yaratan asıl kitle haline geldi. Böylece 2008’de yalnızca 300 milyon olan sosyal medya kullanıcısı sayısı 2013 sonu itibarıyla 1.7 milyara ulaştı. Sektörün en büyük şirketlerinin toplam piyasa değeri ise daha şimdiden 250 milyar doları buldu.

Geçen hafta sektörün en büyük şirketlerinden Facebook’un, mesajlaşma servisi WhatsApp’ı 19 milyar dolar karşılığında alması da yaşanan rekabetin boyutlarını ortaya koydu. Şirketler aktif kullanıcı sayılarını artırıp trafiklerini yüksek tutmak için her türlü bedeli ödemeye hazır. Diğer bir ifadeyle sosyal medya şirketleri birbirlerini satın alırken, aslında alınan şirket veya teknik altyapılar değil doğrudan kullanıcılar ve altın değerindeki kullanıcı bilgileri oluyor. Facebook böylece 19 milyar dolarlık Whatsapp alışverişiyle 450 milyon üyeli site için kullanıcı başına 42 dolar ödemiş oldu.

HEDEF REKLAM PAYINI KAPMAK

Hesaplamalara göre 144 dolarla en ‘değerli’ kullanıcılar Facebook’un portföyünde bulunuyor. İkinci sırada 118 dolarla Twitter, üçüncü sırada ise 83 dolarla Linkedin bulunuyor. Kullanıcıların ekonomik değeri ise şirketlerin üyelerinden topladıkları bilgilerle doğru orantılı. Kim ne kadar bilgi toplar ve bunları reklam verenler için kullanılabilir hale getirirse, online reklam pastasından o kadar büyük pay alıyor ve hisse değeri de yükseliyor. Bu nedenle sektörde yapılacak yeni alışverişlerde çıtanın aşağı değil daha yükseğe çıkması beklenmeli.