Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Turizm Gizemler ülkesi GALERİ - Turizm Haberleri

        Tarifi imkansız doğal güzellikleri, eşine az rastlanır tarihi eserleri ve zengin tropikal meyve üretimi ile önemli turizm merkezlerinden olan ve Atlantik Okyanusu ile Karayip Denizi'nin arasındaki Hispaniola Adası'nı Haiti ile paylaşan Dominik Cumhuriyeti'nde halkın yüzde 80'i yoksulluk sınırında ya da altında yaşıyor.

        Tropikal iklimin hakim olduğu ve yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip ülkenin sanayi, ticaret ve finans merkezi olan başkent Santo Domingo'da bile, halkın büyük çoğunluğu, karnını doyurup yatacak bir yer bulduğunda kendini şanslı hissederken, ülke genelindeki altyapı eksikliği, içme suyu sıkıntısı ve elektrik kesintileri, turizm gelirlerini de olumsuz etkiliyor.

        Resmi verilere göre, hidroelektrik santrallerinin yapımı sanayinin hızla gelişmesini sağladı. Ülkenin metalurji, petrokimya, tekstil, gıda işleme, plastik ve çimento gibi en önemli sanayileri Santo Domingo'da toplanırken, limandaki yolcu ve yük trafiğinin yoğunluğu da dikkat çekiyor.

        GALERİ İÇİN TIKLAYIN

        Ekonomik anlamda yapılan yatırımlar, ülkenin kalkınmışlığına belli ölçüde katkı sağlasa da, halkın hayat şartlarının iyileştirilmesi, müzik, dans ve eğlenceye dayalı sosyal yaşantının geliştirilip çeşitlendirilmesi için yapılacak daha çok işin var olduğu gözlerden kaçmıyor.

        Dominik'te halkın çoğunluğunun içinde bulunduğu zorlu hayat şartları, deprem, salgın hastalık ve iç çatışmalar nedeniyle komşu ülke Haiti'yi terk ederek bu ülkeye gelen mülteciler nedeniyle daha da ağırlaşmış durumda. Ülke yönetimi için büyük bir sorun teşkil eden mülteciler, geçimlerini meyve satarak, hizmet sektöründeki ağır işlerde ve inşaatlarda çalışarak ya da dilenerek sürdürüyor.

        Öte yandan, ülkenin genelinde olduğu gibi, başkentte de ulaşımda kullanılan ticari taksiler, minibüs ve otobüslerin büyük çoğunluğu ağır hasarlı. Oto sanayi gelişmediği için, kaza yapan araçlar tamir edilemiyor ve bu şekilde trafikte kullanılıyor. Minibüslerin büyük çoğunluğunun kapısı bulunmuyor ve 'muavinler' bu açık kapılardan sarkarak müşteri çağırıyor.

        Kentte, düşük ve hurda araçların yanı sıra lüks ciplerle otomobilleri de görmek mümkün. Zenginlerin tam zengin olduğu fakirlerin ise aksine daha çok fakir olduğu kentteki bu zıtlık, hemen dikkat çekiyor.

        Ülkenin başkenti, Batı Yarımküre'nin en eski yerleşim yeri olması nedeniyle, yine Batı Yarımküre'nin en eski üniversitelerine de sahip. Yüksek öğrenim kurumları arasında, 1538'de kurulan özerk Santo Domingo Üniversitesi, 1966'da kurulan Pedro Henriquez Urena Ulusal Üniversitesi ve yeni kurulan Teknoloji Üniversitesi sayılabilir. Öğrenci sayıları çok az olan üniversitelere, yabancı öğrencilerin kazandırılması, Avrupalı ve Amerikalı öğrencilere açılması birçok gelişmeyi de beraberinde getirebilecek potansiyel olarak göze çarpıyor.

        Ülke ekonomisinin büyük bir bölümünü oluşturan turizm sektörü ise, yaşanan küresel ekonomik krizden olumsuz etkilenmiş durumda. Yıllık turizm gelirinde son 2 yılda yüzde 25-30 arasında bir düşüş yaşandığı tahmin edilirken, yetkililer, turizmin geliştirilmesi için yeni düzenlemeler ve yatırımlar için planlar yapıldığını kaydettiler.

        -TURİST GÖZÜYLE SANTO DOMİNGO-

        Dominik Cumhuriyeti, Atlantik Okyanusu ile Karayip Denizi'ne olan kıyıları ve sahilleri boyunca uzanan palmiye ağaçları, tablo gibi doğal güzellikleriyle tatilcilerin vazgeçilmez mekanı haline geldi. Bu özelliğini turizme yansıtan Dominik'te yılın her mevsimi turist görmek mümkün.

        Dominik'te resmi dil İspanyolcayken, adanın diğer ülkesi Haiti'de ise Fransızca konuşuluyor.

        Deniz ya da havayolu ile Santo Domingo'ya gelen turistler, buradaki lüks otellerde konaklayabilecekleri gibi, fiyatları daha ucuz olan motel ya da pansiyonlarda da kalabiliyorlar.

        Santo Domingo, deniz kıyısında olmasına rağmen, şehir merkezinde ya da yakınında olan sahillerde liman olması ve sanayi kuruluşlarının yer alması nedeniyle yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki sahillerde Karayip Denizi'ne girmek mümkün oluyor. Ülkenin en önemli sahil kenti Barahona'da da lüks oteller mevcut.

        Ülkenin resmi para birimi Dominik Pezosu olmasına karşılık, Amerikan Doları da büyük rağbet görüyor.

        Dominik Cumhuriyeti'nin en gelişmiş şehri olan Santo Domingo'da turistler daha çok Amerika Kıtası'nın kaşifi olarak bilinen Kristof Kolomp'un kale görünümündeki şatosunu, mezarının bulunduğu Santo Domingo Katedrali'ni, Hint Adaları Genel Valisi Diego Colombo'nun sarayını ve Kolomb öncesi dönemden kalma yapıtların sergilendiği Dominik İnsanı Müzesi'ni geziyorlar.

        Santo Domingo'nun en renkli ve hareketli yeri olan El Conde Caddesi, ülkeye gelen turistlerin önemli uğrak yerlerinden birisi. Bu caddede lüks mağazalar, alış veriş merkezleri, kafeler ve restoranların yanı sıra çok sayıda seyyar hediyelik eşya satanları görmek mümkün.

        Seyyar tezgahlarda basit ve her yerde bulunabilecek eşyaların yanı sıra, her biri ayrı bir emek ürünü olan yağlı boya tablolar da yer alıyor. Yerel yaşamı anlatan tablolar, turistler tarafından daha çok beğeniliyor. Tablolarda, genellikle yerli insanların yaşam tarzları anlatılırken, tanrıların insanlara yazdırdıklarına inanılan yazıların değişik figürlerde işlendiği tablolar da ilgi çekiyor.

        -SANTO DOMİNGO TARİHİ-

        Dominik Cumhuriyeti'nin başkenti Santo Domingo, Avrupalıların Batı Yarıküre'de kurdukları en eski sürekli yerleşim yeri ve Hispaniola Adası'nın güneydoğu kıyısında yer alıyor. Santo Domingo, 1496'da Kristof Kolomb'un kardeşi Bartolomeo tarafından Yenidünya'daki ilk İspanyol kolonisinin yönetim merkezi olarak, Ozama Irmağı'nın doğu kıyısında kuruldu ve Kastilya ve Aragon Kraliçesi I. Isabel'in onuruna ilk olarak 'Nueva Isabela' adı verildi. Bir kasırgada yıkılınca, 1502'de ırmağın sağ yakasındaki bugünkü yerinde yeniden kuruldu.

        Amerika Kıtasına yönelik birçok keşif ve fetih seferi buradan başlatılırken, bugün Meksika ve Peru sınırları içinde bulunan toprakların fethedilmesinden sonra önemini yitirdi.

        Kent 15 yıl Fransızların egemenliğinde kaldı, ardından kısa bir süre İspanyollar tarafından yönetildikten sonra komşu Haiti'ye bağlandı. 1844'te bağımsızlığına kavuştu ve yeni Dominik Cumhuriyeti'nin başkenti oldu. Başkentin nüfusu 2,5 milyon civarında.

        AA

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ