Emre Belözoğlu'ndan çarpıcı açıklamalar
Fenerbahçe'de dün resmen sportif direktörlüğe getirilen Emre Belözoğlu, katıldığı bir TV programında çarpıcı açıklamlarda bulundu. Belözoğlu, en zorlandığı transferi açıklarken Hagi - Alex karşılaştırması yaptı...
Süreç uzadı. Bu bilinçli yapılmış bir şey de değil. Ben çok fazla gündem olmak istemedim. Başkan da oyuncular açıklandıktan sonra olmasını istedi. Bence bana fazlasıyla değer verildi. Ömürlük hatıralar oluştu.
Ben futbolu çok sevdim. Ona göre hayatımı düzenledim. Maça göre planlamalarımı yaptım. Bizim kulübümüzde de yardımcı hocalık yapanlar 37-38 yaşında futbolu bıraktı. Biz bir şey olsa da tekrar oynasak derdindeyiz. Eski futbolcularla jübile yapma şansımız olabilir. YouTube üzerinden belli oyuncularımız arasında maç düzenlenecek. Şöhretler karması gibi olacak. Bizim için de tekrar futbol oynamaya bir sebep.
Zaman çok çabuk geçiyor. Bir insana hata olarak, günah olarak etrafındaki insanlara kötü davranmak yeter. Yıllarca beraber geçirdiğim arkadaşlıklarım dostluklarım var. Bıraktığım arkadaşlarım dostluklarım da var.
"YAPTIĞIM EN ZOR TRANSFER MERT HAKAN OLABİLİR"
Finans, hukuk, iletişim... Burada çok ciddi bir ekip var. Başkanımız, yönetim kurulu, Erol Hoca'mızın da dahil olduğu bir süreci yönettik. Oyuncu transfer ederken bir tek yeteneğine bakıp da oyuncular almayacaksınız.
En zor transfer aslında 3-4 tane isim var. Mert Hakan olabilir. Çünkü çok karakterli bir oyuncu. Hem onun hem bizim adımıza zorlu bir süreç oldu. Mert istedi. Bizim de bütçemiz belliydi. Çok farklı sebeplerle tercihi Fenerbahçe oldu.
35'ten sonra kimi arasak "Alo ben Emre abin" oluyor. Doğum günü pastama bile yazmışlardı. Bir efsane oldu ama ben çok abartılacak bir şey yaptım gibi gelmiyor bana. Beni motive eden sözcükler; yaptığın şu anki görevin Türkiye'de bir karşılığı yok dedi çoğu kişi.
"GÖKHAN GÖNÜL TRANSFERİ BENİ DUYGULANDIRDI"
Gökhan Gönül transferini bitirdiğimiz zaman Gökhan lig bittikten sonra başkanımızla oturdu konuştu. İlk görüşmeyi ben yaptığım için Gökhan beni duygulandırdı. "Bana çocuk hayalimi yaşattın. Eşim de ben de gözyaşı döküyoruz şu anda" dedi. Benim için iyi oyuncu vardır, yaş yoktur.
"KRUSE'Yİ BEN GÖNDERMEDİM"
Kruse'yi ben göndermedim, kendi gitti. Aramızda hiçbir şey olmadı. Ailesinden uzak diye kulüp çok destek oldu. Maalesef bu iyi niyet güzel karşılık bulmadı Max tarafından.
"NAZIM SANGARE'Yİ KİMSENİN ELİNDEN ALMADIK"
Biz hiçbir oyuncuyu kimsenin elinden almadık. Beşiktaş'ın bu sürece dahil olmadığını söylediler. Başkanımız görüşmede 2 kere sordu ve Beşiktaş'ın dahil olmadığını söylediler. Biz bonservisi olan futbolcunun önce kulübüyle görüşüyoruz. Beşiktaş'ta kendi aralarında anlaşmazlık yaşamış olduklarını söylediler. Bu anlaşmazlıktan dolayı Beşiktaş'ın masada olmadığını söylediler.
Biz kendi bütçemize oranla Nazım'la çok uygun anlaşma yaptık. Biz performansa odaklı transferler yaptık. Nazım konusunda net ve samimice söylüyorum, transfer yarışı artık geride kalmalı zaten. Biz o golleri atma derdinde değiliz.
KAÇ DİL BİLİYOR?
İspanyolca, İtalyanca ve İngilizceyi çok iyi konuşurum. İtalyancamı geliştirmeye çalışıyorum. Yabancı dil çok önemli bir duruma geldi. Fenerbahçe'nin bu anlamda yüzü olacaksam gittiğim her toplantıda o seviyedeki insanlarla konuşmam gerekiyor.
GENÇ YETENEKLER NEDEN BAŞARISIZ OLUYOR?
Şöhret, para eşittir sahte dostluk, sahte arkadaş. Biz elimize para geçtiğinde hemen bir araba alayım, hemen bir ev alayım derdine düşüyoruz.
Başkanımıza altyapıyla alakalı bir sunum olacak. Altyapıda cüretkar olmak, hiç beklenmedik bir oyuncuyu 16 yaşında başka bir takıma göndermek, onları izlemek demek.
Perotti idmanlara başladı. Çok iyi bir oyuncu, çok iyi bir karakter.
Arda Turan ile birbirimize nazımız var. Arda'ya bazen kızdığım kadar takdir ettiğim çok yönü oluyor. Özel bir çocuk. Çok isterim başarılı olmasını. En büyük isteğim Arda'nın Galatasaray'da başarılı olması.
Ali Koç'un bu göreve ihtiyacı yoktu ama Fenerbahçe sevgisiyle kendisini bu göreve adadı. Biz de kendisine yardımcı olmaya çalışıyoruz.
SEYİRCİSİZ MAÇLAR
Kulüplere, camialara inanılmaz bir zararı oldu. Oyuncular için de tatsız bir durum. Gol attığında sadece takım arkadaşının sesini duyduğun bir durum. Büyük takımların en büyük gücü seyircinin vermiş olduğu ateş. Bu işin ekonomik kısmı da var. Kulüplerin Allah yardımcısı olsun.
2-3 sene öncesine gittiğinizde her türlü transferi her türlü parayı rahatlıkla harcadığın bir dönemden ne kadar kazandıysan ona göre harcayacağın bir döneme girdik. Spor ekonomisinde Türkiye o eski Türkiye değil. Bu süreç bitti. Herkes bütçesini yavaş yavaş düşürecek. Sportif başarıyı yakalayanlar daha önde olacak. Geçmişin bu büyük yükünü devletin sırtına yüklemişiz. Allah razı olsun sayın Cumhurbaşkanımızdan, bakanlardan. Önemli olan burada kulüpleri yönetenlerin finansal anlamda verdikleri sözleri yerine getirmesi gerekiyor. Futbol sadece futbol değil.
30 yaşına kadar cepte ne varsa yersin. 30 yaşından sonra eğer ki futbolcu doğru antrenman yapmıyorsa onun bu seviyede oynaması mümkün değil. Sporcunun dinlenmesi ve beslenmesi olmazsa olmazı.
Taraftardan ricam bize güvensinler. Biz onların mutlu olması için çalışıyoruz. İçeride başka bir enerji var. Fenerbahçe her sezona başlarken şampiyonluk hedefiyle başlar. Transfer yaparak şampiyon olamazsınız. Zamanlama daha önemli. İyi bir kadro kurduk doğru, iyi bir ekibimiz var ama bazen de yetmez. O doğru zamanda müdahele etmeniz gereken durumlar var.