Eski first lady Jill Biden: Eşime gelen eleştiriler karşısında yıkıldık
Eski ABD Başkanı Joe Biden'ın eşi Jill Biden, Joe Biden'ın Demokrat Parti Başkan adaylığından çekilme sürecini anlattı. Jill Biden, Cumhuriyetçi aday Donald Trump'la münazara performansının ardından Demokratların kamuoyu önündeki eleştirileri karşısında yıkıldıklarını söyledi.
Eski ABD first lady'si Jill Biden, "View from the East Wing" adlı bir anı kitabı yayınladı. Kitabın tanıtım etkinliğinde konuşan Jill Biden, eşi eski Başkan Joe Biden’ın 2024 Başkanlık Seçimleri’nde Trump’a karşı tartışma performansının ardından ciddi bir baskıya maruz kaldıklarını ve Joe Biden'ın Başkanlık yarışından çekilme kararının ardından kendisine “Jilly, başka seçeneğim yoktu” dediğini aktardı.
Kitabın tanıtım etkinliğine eski Başkan Joe Biden da katıldı. Biden, kalabalık tarafından iki kez ayakta alkış aldı.
Biden’ın Donald Trump’a karşı sergilediği zayıf tartışma performansının Demokratlar arasında yaygın bir endişe uyandırdığı ve Biden'ın yarıştan çekilmesi yönünde çağrılara yol açtığı süreçte, Biden çiftinin, partilerinin tepkisine şaşırıp şaşırmadıkları sorulduğunda, “Joe ve ben yıkıldık. Gerçekten yakın arkadaşlarımız olarak gördüğümüz insanların kamuoyuna çıkıp Joe hakkında gerçekten korkunç şeyler söylemesi... Gelip bize bunu şahsen söylemek isterseniz, o başka bir şey. Ama televizyon programlarına çıkmak, basına açıklama yapmak ya da bana köşe yazıları göndermek gibi şeyler... Bu gerçekten çok inciticiydi” dedi.
Jill Biden, Demokratlar arasında yükselen kamuoyu tepkisinin nihayetinde Joe Biden’ın yarıştan çekilmesine neden olduğunu söyledi.
Başkanın yakın çevresindeki diğer kişilerin farklı düşünmesine rağmen, kendisinin tartışma sonrasında kocasını yarışta kalmaya teşvik ettiği yönündeki haberler hakkında ise Jill Biden şunları söyledi:
“Joe yarışta kalmak istese de, çekilmek istese de onu desteklerdim. Ama benim için önemli olan, bu kararı kendisinin vermesi gerektiğiydi. Çünkü bu, hayatının geri kalanında yaşamak zorunda kalacağı bir karardı.”
2024 Haziran ayındaki tartışmanın hemen ardından düzenlenen bir mitingde Jill Biden, eşinin performansını överek şöyle demişti: “Joe, harika bir iş çıkardın. Her soruyu cevapladın. Tüm gerçekleri biliyordun.”
Ancak kitapta ve tanıtım etkinliğinde Jill Biden, kocasının münazara sırasında felç geçirdiğini sandığını açıkladı: “O an geldi ve yemin ederim ki ödüm koptu. Düşündüm ki: ‘Tanrı aşkına, ne oluyor?’”
Jill Biden, tartışmanın hangi anından bahsettiğini belirtmemiş olsa da, Biden, Trump’ın vergi indirimleri ve ulusal borç konusundaki politikalarını eleştirmek için unutulmaz bir girişimde bulunmuş, ancak sözlerini karıştırarak şöyle demişti: “Sonunda Medicare’i yendik.”
Ekibi daha sonra, aslında yönetiminin 'büyük ilaç şirketlerini yendiğini' söylemek istediğini açıkladı, ancak bu sözlü hata, o zaman 81 yaşında olan Biden’ın zihinsel keskinliği ve fiziksel durumu hakkındaki uzun süredir devam eden endişeleri somutlaştırdı.
"Oğlum uyuşturucu bağımlısıydı"
Kitabının tanıtımında oğlu Hunter Biden'dan da bahseden Jill Biden, “Bunu söylemek benim için zor, ama Hunter uyuşturucu bağımlısıydı. Ailemiz için gerçekten zor bir dönemdi. Amerika’da pek çok aile bağımlılıkla mücadele ediyor. Bu konuyu biraz daha fazla ele almadığım için üzgünüm” dedi.
Madde bağımlılığıyla mücadelesinin yanı sıra, Hunter yıllar boyunca hukuki sorunlarla da karşılaştı. Haziran 2024'te, 2018'de bir tabanca satın almasıyla ilgili üç ağır suçtan suçlu bulundu. Silah satın alma formuna, yasadışı uyuşturucu kullanmadığını yazmıştı. Ayrıca 2024 yılında dokuz federal vergi suçlamasına da suçunu kabul etti ve sanığın suçlamaları kabul edip cezalandırılma kararını yargıcın takdirine bıraktığı “açık” savunma yolunu seçti.
Daha önce yürütme yetkisini kullanarak oğlunu affetmeyeceğini söyleyen Başkan Biden, görev süresinin bitmesinden kısa bir süre önce Hunter Biden'a federal silah ve vergi suçlamalarından aldığı mahkumiyetleri kapsayan “tam ve koşulsuz” bir af çıkardı.
Jill Biden, anılarında eşinin kararını savundu:
“Şu anki Başkan intikam istediğini söyleyip duruyordu ve bu konuyu defalarca vurguluyordu. Bu yüzden bunun olmasına izin veremezdik.”