Ev eriştesi nasıl yapılır? Doğal, kolay ve lezzetli ev eriştesi yapımı tarifi
Anadolu mutfağının kışa hazırlık ritüellerinin en kıymetlisi, komşuların bir araya gelerek imece usulü hazırladığı ve güneşin bereketiyle kurutulan ev eriştesi, modern makarnalara taş çıkartan bir lezzet mirasıdır. Bol yumurtalı hamuru, besleyici içeriği ve tereyağıyla buluştuğunda yaydığı o mis gibi kokusuyla sofraların baş tacı olan bu geleneksel lezzet, ev yapımı olmanın ayrıcalığını her lokmada hissettirir. Doğal malzemelerle, katkı maddesiz ve koruyucusuz olarak hazırlanan erişteler, sadece bir yemek değil, aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir emek ve sabır öyküsüdür.
Market raflarında "ev yapımı tadında" diye satılan hiçbir ürün, gerçekten evde açılan hamurun lezzetini ve dokusunu yakalayamaz. Sonbahar güneşinin henüz sıcaklığını kaybetmediği günlerde, temiz çarşafların üzerine serilerek kurutulan hamurlar, kışın en soğuk günlerinde sıcak bir çorba veya doyurucu bir ana yemek olarak geri döner. Ev eriştesi tarifi, aslında un, yumurta, süt ve tuzun muhteşem uyumundan ibarettir. Ancak bu basit malzemeleri bir şahesere dönüştüren şey, hamurun yoğrulma kıvamı ve kesimindeki el ustalığıdır. İtalyanların "tagliatelle"sine rakip, bizim damak tadımıza ise çok daha uygun olan bu lezzeti evde yapmak, sanıldığı kadar zor değildir. Biraz kol kuvveti ve biraz zaman ayırarak, çocuklarınıza gönül rahatlığıyla yedirebileceğiniz, besin değeri yüksek ve kolay ev eriştesi hazırlamak mümkündür.
BOL YUMURTALI HAMURUN SIRRI VE YOĞURMA AŞAMASI
Lezzetli bir eriştenin en belirleyici özelliği, renginin sarılığı ve pişerken dağılmamasıdır. Bu iki özellik de hamurun içindeki yumurta miktarında ve yoğrulma sertliğinde gizlidir. İyi bir erişte hamuru, normal börek veya poğaça hamurlarından çok daha sert olmalıdır. Un, yumurta, süt (veya su) ve tuz karışımından oluşan hamur, "kulak memesi" kıvamından daha sert, zor yoğrulan bir yapıda olmalıdır. Hamurun sert olması, keserken yapışmamasını ve pişerken diriliğini korumasını sağlar. Yumurta, erişteye sadece renk değil, aynı zamanda yüksek protein değeri ve lezzet katar; bu yüzden yumurtadan tasarruf etmemek, gerçek lezzeti yakalamak için önemlidir. Süt kullanımı ise eriştenin tadını yumuşatır ve rengini açar, ancak sadece suyla yapılan versiyonları da mevcuttur.
Tüm malzemeler geniş bir kapta veya temiz bir tezgah üzerinde birleştirilip, pürüzsüz ve homojen bir hale gelene kadar iyice yoğrulur. Yoğurma işlemi tamamlanan hamur, üzerinin kurumaması için nemli bir bezle örtülerek en az yarım saat dinlendirilir. Bu dinlenme süreci, glutenin gevşemesini ve sert hamurun daha kolay açılmasını sağlar. Dinlenen hamurdan portakal büyüklüğünde bezeler alınır ve unlanmış tezgahta oklava yardımıyla açılır.
AÇMA, KESME VE KURUTMA TEKNİKLERİ
Bezelerin açılması, ev eriştesi nasıl yapılır sorusunun en teknik kısmıdır. Yufkalar ne mantı hamuru kadar ince ne de ekmek hamuru kadar kalın olmalıdır; ideal kalınlık yaklaşık 1-2 mm civarındadır. Açılan yufkaların hemen kesilmemesi, temiz bir sofra bezi üzerinde hafifçe kurumaya bırakılması gerekir. "Tavını alma" denilen bu işlem, yufkanın nemini hafifçe kaybetmesini ve üst üste konulup kesilirken yapışmamasını sağlar. Ancak çok fazla kurutursanız yufkalar kırılır, bu dengeyi iyi gözetmek gerekir. Hafifçe kuruyan yufkalar üst üste dizilir veya rulo yapılır, ardından keskin bir bıçakla ince şeritler halinde kesilir.
Kesim şekli yöreden yöreye değişse de en yaygın olanı "kibrit çöpü" kalınlığında ince uzun şeritlerdir. Bazı yörelerde kare kare veya üçgen şeklinde kesimler de görülür. Kesilen erişteler, birbirine yapışmaması için geniş bir alana, temiz bezlerin üzerine serilerek havalandırılır. Güneş görmeyen, havadar bir odada veya hafif güneş alan bir balkonda, ara sıra karıştırılarak "kemik gibi" sertleşene kadar kurutulur. İyice kuruyan erişteler, bez torbalara veya cam kavanozlara konularak nemsiz bir ortamda saklanır.
PİŞİRME VE SUNUM ÖNERİLERİ
Kışın kavanozdan çıkarılan bir avuç erişte, sadece 10 dakika içinde krallara layık bir yemeğe dönüşür. Kaynar tuzlu suda haşlanıp süzülen erişteler, tavada kızdırılmış bol tereyağı ile buluşturulur. Üzerine serpiştirilen dövülmüş ceviz içi ve tulum peyniri veya beyaz peynir karışımı, eriştenin lezzetini zirveye taşır. İstenirse haşlama suyu dökülmeyip, az suda "pilav gibi" çektirilerek de pişirilebilir; bu yöntem vitaminlerin suda kalmasını sağlar. Ayrıca yeşil mercimekle yapılan çorbalara katılarak doyuruculuğu artırılabilir. Emekle hazırlanan, sevgiyle kurutulan ev eriştesi, market makarnalarının asla veremeyeceği o sıcak, samimi ve doğal tadı sofralarınıza getirir.