Fiyat artışından korkan vatandaş dayanıklı tüketimi artırdı, büyümenin dinamosu oldu
Türkiye ekonomisi 2022'de yüzde 5.6 büyürken özellikle son çeyrekte dış ticaretin büyümeye olumsuz katkısı dikkat çekti. Tüketim harcamaları yüzde 16,5 ile büyümenin ana etkeni olurken dayanıklı tüketim mallarının yüzde 22 ile ilk sırada yer alması enflasyon nedeniyle beyaz eşya ve mobilya gibi harcamaları öne çekmesinin bu duruma neden olduğu anlaşıldı. Büyüme verilerinde dikkat çeken bir başka rakam ekonomi yönetiminin uyguladığı politikaların temel amacı olan ihracat ve üretim yani sanayideki gerileme oldu. Makine teçhizat yatırımları yüzde 2.3 artarak 2019 üçüncü çeyreğinden bu yana en kötü performansını sergiledi.
2022 yılında yüzde 5,6 büyüyen Türkiye ekonomisi yılın son çeyreğinde yüzde 3.5'lik bir büyümeye imza attı. Son 10 çeyrektir yıllık bazda büyüme kaydedilse de yüzde 3,5’lik büyüme oranı pandemi sonrası en zayıf seviye oldu. Pandeminin etkilerinin en sert hissedildiği 2020 yılının 2. çeyreğindeki daralmayı dışlarsak, ekonomi 2019 yılının 3. çeyreğinden bu yana en zayıf performansı kaydetti. Büyüme ile ilgili temel veriler şimdiye kadar paylaşıldı ancak TÜİK'in yayınladığı rakamlar arasında 5 önemli gelişme göze çarptı.
1-DIŞ TİCARET AŞAĞI ÇEKTİ
Ekonomi yönetiminin temel amacı olan ihracatla büyüme stratejisine rağmen uygulanan para politikalarının dış ticaretin büyümeye katkısını rekor şekilde aşağı çektiği görüldü. Net dış talep 2020 üçüncü çeyrekten beri en kötü performansı gösterdi. Büyümeyi son çeyrekte 3,1 puan aşağı çeken net dış talebin aşağı yönlü etkisi tahminlerin ötesinde oldu. Mal ve hizmet ihracatı ile ithalatı büyümeyi sırasıyla 0,8 puan ile 2,3 puan aşağı çekti. Üçüncü çeyrekte net dış talep büyümeyi 0,7 puan yukarı çekmişti. İthalat yıllık yüzde 10,2 büyürken, ihracat yüzde 3,3 daraldı.
2-DAYANIKLI TÜKETİM SIRTLADI
Harcama yönünden büyümeye katkılara bakıldığında reel GSYH artışının itici gücü 10,3 puan ile yerleşik hane halkının tüketimi oldu. Dördüncü çeyrekte iç talebin büyümeye yukarı yönlü katkısı 12,2 puan oldu. Dikkat çeken ise yerleşik hane halkının yani vatandaşın tüketimi yüzde 16,5 artarken bu artışta yüzde 22 ile dayanıklı tüketimin başı çekmesi etkili oldu. Bu rakamlar vatandaşın enflasyon nedeniyle her geçen gün artan fiyatlar nedeniyle beyaz eşya ve mobilya gibi ihtiyaçlarında tüketimi öne çektiğini gösteriyor. Giyecek gibi yarı dayanıklı malların tüketimi yüzde 20 artarken bu rakam da benzer şekilde değerlendirilebilir. Dayanıksız malların tüketimi ise dayanıklı ve yarı dayanıklı mallara göre yarı oranda arttı.
3-MAKİNE TEÇHİZAT YATIRIMLARI DURAKLADI
Büyümenin 1,2 puanı kamu harcamalarından ve 0,6 puan ile de sabit sermaye oluşumu yani yatırımlardan geldi. Sanayide yüzde 3 ve imalat sanayinde yüzde 1.6'lık daralma dikkat çekerken uygulanan politikanın bir başka hedefi olan yatırımlarda da önemli handikaplar yaşandığı görüldü. Yatırım denilince akla gelen makine teçhizat yatırımları ancak yüzde 2.3 artarak 2019 üçüncü çeyreğinden bu yana en kötü performansını sergiledi. Sabit sermaye oluşumları yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 10'un üzerinde artış kaydetmişti.
4-STOK DÜŞÜŞÜ SÜRÜYOR
Diğer yandan stokların büyümeye yaptığı aşağı yönlü etki son çeyrekte de devam etti ve stok düşüşü 3,5 puanlık büyümeyi 5,6 puan aşağı çekti. Stok düşüşü hız kaybetse de son 9 çeyrektir devam ediyor. Stok düşüşü özellikle ihracattaki düşüşe bağlanıyor.
5-ÇALIŞANIN ALDIĞI PAY 2001 DÜZEYİNDE
2021'de 9 bin 592 dolar olan kişi başı gelir geçen yıl 10 bin 655 dolara yükseldi. Maaş ödemelerinin gelir yöntemiyle hesaplanan GSYH'deki payı 2021'de yüzde 26.9 iken 2022'de yüzde 23.7'ye geriledi. Bu oran 2001 krizindeki yüzde 24'lük rakamın altında. Oran 2019'da yüzde 31.3 seviyesindeydi. Yani çalışanların ekonomiden aldığı pay 3 senede 7.6 puan düştü. Buna karşılık işverenlerin ekonomiden aldığı pay 2021'de yüzde 46.9 iken yüzde 48.8'e yükseldi. 3 yılda şirketlerin ekonomideki payı 6.1 puan yükseldi.
.png