"Gençlerde kalp krizi riski yükseliyor"
Kalp krizinin en hızlı ilerleyen, en sinsi ve en yıkıcı kalp-damar hastalıklarından biri olduğunu, özellikle son yıllarda genç yaş grubunda ciddi riskler oluşturduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Göksel Güz, "Kalp krizinde zaman faktörü hayati önem taşımaktadır" dedi
ABONE OLKalp krizinin çoğu zaman hastalar tarafından geç fark edildiği, belirtilerin mide ağrısı, kas tutulması veya yorgunlukla karıştırılabildiği; özellikle yoğun yaşam temposuna sahip genç bireylerde riskin daha da arttığı biliniyor. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, halsizlik ve soğuk terleme gibi şikayetlerle başlayabilen kalp krizinin saatler içinde bilinç kaybı, kalp yetmezliği ve ani ölümle sonuçlanabilecek dramatik bir tabloya dönüşebileceğini belirten Doç. Dr. Göksel Güz, erken müdahalenin hayati önem taşıdığının altını çizdi.
Kalp krizinin özellikle sigara kullananlar, ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunanlar, yüksek tansiyon ve kolesterol problemi yaşayanlar ile fazla kilolu bireylerde daha ağır seyredebileceğini belirten Doç. Dr. Güz, “Genç yaşta görülen kalp krizlerinde yaşam tarzı belirleyici rol oynuyor. Stres, uykusuzluk ve sağlıksız beslenme damar yapısını olumsuz etkiliyor. Bu gruplarda hastalığın erken belirtileri gözden kaçabiliyor. Bu nedenle risk grubundaki bireyler yakından izlenmeli ve koruyucu önlemler alınmalı” dedi.
Kalp krizinin tedavisinde anjiyografi, stent uygulamaları ve yoğun bakım desteklerinin kullanıldığını belirten Doç. Dr. Güz, kardiyoloji alanındaki gelişmelerin ölüm oranlarını azaltmasına rağmen kalp kasında kalıcı hasar ve kalp yetmezliği oranlarının hala yüksek seyrettiğini söyledi. Kalbin pompa gücünde oluşan kaybın yaşam boyu etkilerini gösterebildiğini vurgulayan Güz, tedaviye rağmen bu tablonun değişmemesinin kalp krizinin ne kadar agresif seyredebildiğini ortaya koyduğunu belirtti.