Aman dikkat et, kul hakkıyla gelme!
"İmansız, hatta canlı veya cansız her şeyin, gelecek olan nesillerin, bütün evrenin üzerimizde hakkı var. Zaten Kur'an-ı Kerim ve sünnet bütünüyle bu haklara uygun yaşayabilmemiz için bize gönderilmiş"
ABONE OLBizim insanımızın; bu topraklarda asırlardır kesintisiz olarak devam eden İslam inancı sayesinde iliklerine kadar işlemiş bir irfanî bakışı ve imanî hassasiyeti vardır. Böylece Kuran-ı Kerim ve sünnetin hayatın her alanında bir karşılığını, uygulama alanını bulmayı başarmıştır. Bu yüzden örf ve âdetleri bile hep bu hassasiyetin sevkiyle şekillenmiş, “anane” geleneği, anne ve baba ocağındaki geleneğe dönüşmüştür.
Fakat tarih içindeki bazı kırılma ve kısa süreli kesintilerle, ayrıca ilmî kaynaklardan uzaklaşma gibi etkenlerle bu irfanî gelenek maalesef insanımızı çoğu zaman sadece içi boşaltılmış âdetlerle ve derinliği unutulmuş sözlerle karşı karşıya bırakmıştır.
Artık veciz ifadeler sığ ve çapsız yorumlara, ibadet ve güzel ameller ise bazen yanlış anlaşılan ve algılanan âdetlere dönüşmüştür. Bu konu günümüzde çözüm bekleyen mühim bir meseledir. Çünkü halk, dinî ve imanî kaynaklarını yaşama alanlarında uygulanır yani yaşanır halde görmeden bu manevi hassasiyeti diri ve canlı tutamamaktadır.