Mehmet Uçum: Halk isterse Cumhurbaşkanı’na Meclis seçiminden 2 hafta sonra karar verebilir
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hukuk alanındaki başdanışmanı Mehmet Uçum ile AK Parti ve MHP'nin üzerinde uzlaştığı ve bugün Meclis Genel Kurulu'na getirilen Anayasa değişikliği önerisini konuştuk...
ABONE OLZamanlama konusunu ele alırken Türkiye’nin içinde bulunduğu durum ve bu imkânın nasıl ortaya çıktığını hatırlamak gerekiyor. Türkiye, 15 Temmuz’da bir devirme ve işgal hareketi ile karşı karşıya kaldı. Türkiye toplumu Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir anlamda bütünleşerek bu işgal hareketini püskürttü ve bir devrim gerçekleştirdi. Bu bir milli demokratik halk devrimiydi. Dolayısıyla devrim, yıkma görevini tamamladı ama ortaya bir inşa sorunu çıktı. Antidemokratik yapı parçalanmışsa, yerine demokratik devleti koymak zorundasınız. Yani devleti yeniden inşa etmek zorundasınız. Zamanlamayı siyasal ve sosyal süreçler belirledi. Bu zamanlama meselesini Sayın Bahçeli’nin çıkışıyla da ele almak gerekiyor. MHP Lideri’nin, AK Parti ile yaptığı uzlaşma, parti siyasetleri üzerinden uzlaşmanın ötesine geçti ve ülkenin ihtiyacı olan bir konuyu karşılamak için bir uzlaşmaya dönüştü. Bu Türkiye’deki siyasal dinamiklerin zorladığı bir konu olduğu için şu an en uygun zamanlamadır.
Mümkün değil. Anayasacılık hareketlerini analiz ettiğinizde hiçbir zaman rutinde bu tip reformlar yapılmamış. Türkiye’nin anayasal pratiğine baktığınızda da bu hep rutin dışı dönemlerde gündeme gelmiştir. Dünyada da böyledir. Doğu Avrupa’daki anayasacılık sistemleri Sovyet Sistemi çöktükten sonra gündeme gelmiştir. Yani bu tip sistem değişikliklerini zorlayan rutin dışı ortamlar olmak zorundadır. Steril ortamı beklemek, bir tür mühendislik arayışıdır, olgunlaşmış değişime karşı çıkmaktır. Bu tezi savunanları gericileştirir. Ayrıca şu anki OHAL’i demokratik ortamı ve uygun tartışmayı sınırlayan bir rejim olarak ele almak doğru değil çünkü OHAL ilk kez halka karşı değil, halk düşmanı yapılara karşı ilan edildi.