Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar
İçerikten önce zamanlama tartışmasını sorarak başlamak isterim... “Terör saldırıları, top­lumsal kutuplaşma ve OHAL sürerken hükümet sistemini değiştirecek köklü bir Anayasa değişikliğini konuşmak için şimdi doğru zaman mı?” diye soruluyor, ne dersiniz?

Zamanlama konusunu ele alırken Türkiye’nin içinde bulunduğu durum ve bu imkânın nasıl ortaya çıktığını hatır­lamak gerekiyor. Tür­kiye, 15 Temmuz’da bir devirme ve işgal hareketi ile karşı karşıya kaldı. Türkiye toplumu Cumhurbaşkanı Erdo­ğan ile bir anlamda bütünleşe­rek bu işgal hareketini püskürttü ve bir devrim gerçekleştirdi. Bu bir milli demokratik halk devri­miydi. Dolayısıyla devrim, yıkma görevini tamamladı ama ortaya bir inşa sorunu çıktı. Antidemok­ratik yapı parçalanmışsa, yerine demokratik devleti koymak zorun­dasınız. Yani devleti yeniden inşa etmek zorundasınız. Zamanlamayı siyasal ve sosyal süreçler belir­ledi. Bu zamanlama meselesini Sayın Bahçeli’nin çıkışıyla da ele almak gerekiyor. MHP Lideri’nin, AK Parti ile yaptığı uzlaşma, parti siyasetleri üzerinden uzlaşmanın ötesine geçti ve ülkenin ihtiyacı olan bir konuyu karşılamak için bir uzlaşmaya dönüştü. Bu Türki­ye’deki siyasal dinamiklerin zorla­dığı bir konu olduğu için şu an en uygun zamanlamadır.

Belli bir kesimin başkan­lık sistemine karşı olduğunu ve şu sıra­lar toplumsal uzlaşıya ihtiyaç olduğunu göz önünde bulundurursak, daha sakin bir ortamda tartışılması daha iyi olmaz mıydı?

Mümkün değil. Ana­yasacılık hareketlerini analiz ettiğinizde hiç­bir zaman rutinde bu tip reformlar yapılmamış. Türkiye’nin anayasal pratiğine baktığınızda da bu hep rutin dışı dönemlerde gündeme gelmiştir. Dünyada da böyledir. Doğu Avrupa’daki anaya­sacılık sistemleri Sovyet Sistemi çöktükten sonra gündeme gelmiş­tir. Yani bu tip sistem değişiklik­lerini zorlayan rutin dışı ortamlar olmak zorundadır. Steril ortamı beklemek, bir tür mühendislik arayışıdır, olgunlaşmış değişime karşı çıkmaktır. Bu tezi savunan­ları gericileştirir. Ayrıca şu anki OHAL’i demokratik ortamı ve uygun tartışmayı sınırlayan bir rejim olarak ele almak doğru değil çünkü OHAL ilk kez halka karşı değil, halk düşmanı yapılara karşı ilan edildi.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ