Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Politika Haşim Kılıç, AYM'deki seçimlerin ardından basın açıklaması yapıyor. | Son dakika haberleri

        Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesi'ndeki başkanlık seçimlerin ardından bir basın toplantısı düzenledi. Konuşmasında, mahkemenin bireysel başvurularla ilgili misyonuna vurgu yapan Kılıç, "Siyasi projem yok" dedi. Bugün itibarıyla istifa dilekçesini verdiğini duyurdu. İşte Kılıç'ın sözlerinden önemli satır başları:

        - 6216 sayılı yasada son yapılan değişiklikle seçimlerin yaş haddinden emeklilik tarihinden 2 ay önce tamamlanması yasa gereğiydi. Bu çerçevede bizler de aday olan arkadaşlarımızın rahat bir ortamda çalışmalarını yürütebilmeleri, ortak bir noktaya varebilmeleri adına süre tanıtık. Bu süre içinde arkadaşlarımız görüşmelerini, kulislerini yaptılar. Bugün Zühtü Arslan AYM Başkanlığı'na seçilmiş oldu.

        "ERTELEME BENİM KARARIM DEĞİL, ARKASINDA BİR ŞEY ARANMASIN"

        - Bu çerçevede bir konunun altını çizmeden geçemeyeceğim. O da şu biz yasa gereği bir hafta önceden seçimlerin yapılmasi çin üyelere duyuru yapmamız gerekiyordu yaptım. Geçen çarşabma bu süre doldu o gün ertelendi cumaya ertelendi cumadan sonra da bugün yapıldı iki kez ertelendi. Bu ertelenme kararı dışarıda yanlış talihsiz üzücü yorumlara neden olodu. Açıkça ifade edeyim ki bu erteleme benim kararım değil hem üye hem aday arkadaşlarımın çalışmalarını sonlandıramadığı gerekli kulisleri yapamadığı talepleri sonunda benden süre istediler bu yüzden iki kez ertelemek durumunda kaldım. Bunun arkasında başka birşey aramaya gerek yok.

        - AYM'nin kendi iç düzeninin bir gereği olarak seçimin hangi gün yapılacıağı başkanın yetkisi dahilendedir dışarıdan konuşalanları hiçbir şekilde önemsemiyorum cçiddiye de almıyorum. Heden AYM gündemiyle bu kadar ilgili bazı siyasi arkadaşlar sebebini kendileri daha iyi biliyordur.

        - 25 yıllık görev sürem boyunca hiçbir zaman gizli bir ajandam olmadı.

        - Beni bu mahkemeni yöneticiliğinde bu kadar üzun süre tutan bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

        - Bugün AYM bireysel başvuruya bakmış olduğu ve baktığı kararlar sonunda, bireysel başvuruyla temel hak ve özgürlükler mahkemesine dönüştü. Bu mahkeme temel hak ve özgürlüklerin teminatıdır, güvencesidir.

        - AYM’de en önemli yapılan şey ne oldu derseniz bugün geldiğimiz noktada geçmişte kalan sınırlayıcı, daraltıcı ve yasaklayıcı anlayıştan hak ve özgürlüklerin önüne açan ve özgürlükçü anlayışla olaylara yaklaşan anayasanın niteliklerini, evrensel niteliklerle dolduran bir Anayasa Mahkemesi var.

        - Bir konunun daha altını çizmek isterim. AYM'nin kararları sonunda gerek AİHM'de gerek diğer uluslararası mahkemelerde bu mahkemenin etkin bir denetim yaptığı konusundaki kabulleridir. Bu şu demektir artık AYM evrensel hukuk kurallarına göre yorum yapan bir mahkeme haline geldiğinin kabulüdür.

        'LİNÇ EDİLMEKTEN KENDİMİ ALAMADIM'

        - Her iktidar döneminde linç edilmekten kendimi alamadım. Bu niye oldu derseniz belki benim özgürlük anlayışımdan kaynaklandı diyebiliriz. Geldiğim günler başka başka nitelenmeler oldu. Farklı saldırılar karşısında kaldım ama hiç yılmadım.

        - Vicdanımda beliren düşünceleri söylemeye gayrek eden bir kişilik sergiledim. Kim alınırsa alınsın doğruları, yanlışları söylemeye devam edeceğim.

        - İfade özgürlüğü benim için çok önemli. Şahsıma yapılan eleştirileri bu çerçevede değerlendirdim. Hiçbirine cevap vermemeye gayret ettim.

        'BUGÜN İTİBARİYLE EMEKLİLİK KARARI ALDIM'

        - Bugün itibariyle emeklilik dilekçemi gönderdim ve artık emekliyim. 13 Mart'a kadar sürem vardı. Yasa gereği 2 ay önce başkan seçilmesi ilk kez bu seçimde uygulandı. Bir kurumda iki başkan olmaz, seçilmiş arkadaşımın daha rahat çalışması adına bugün itibariyle emeklilik kararımı almış bulunuyorum.

        - Türkiye'de öyle bir nefret söylemi gelişmeye başladı ki. Diyalog zeminini kaybetmeye başlıyoruz. Türkiye'nin gelecekteki en büyük potansiyel tehlikesi bu.

        'YARGI ZOR DURUMDA'

        - Bir konunun daha altını çizmek istiyorum. Bildiğiniz gibi 2010'daki Anayasa değişikliğiyle HSYK'da bir seçim sistemi öngörüldü. HSYK'nın son yapılan seçimde biraz daha çoğulcu yapı oluşması sevindirici ancak bu seçimin geride bıraktığı enkazı değerledirince yargının ne kadar zor durumda olduğunun altını çizmeden geçemeyeceğim.

        'YARGI İNTİKAM ARACI DEĞİLDİR'

        - En ücra köşede hakim, savcının hangi siyasi görüşe yakın olduğunu bütün vatandaşlar biliyor. Böyle bir yargıyla davam edemeyiz. Bunun nedeni de açıkça söylüyorum yargıdaki seçimlerdir. Yargıdaki seçimler yargıyı çürütmektedir. Yeni bir anlayışla bu sistem revize edilmeli. Aksi takdirde kırgınlık, siyasi çekişme devam edecektir.

        - Yargı intikam aracı değildir. Birilerinin hedefine ulaşacağı bir kamu gücü de değildir.

        'DARBECİ ELEŞTİRİSİNE ÇOK ÜZÜLDÜM'

        - Ayrışmaya doğru bir yöne gidiyoruz.

        - 2004 yılında Anayasa'nın 90'ıncı maddesinde yapılan değişiklik hayatta en çok sevindiğim olaydır. Yerellikten kurtulan temel hak ve özgürlükler evrensel değerlere doğru döndü.

        - Beni en çok üzen de son zamanlarda kamuoyunu ilgilendiren davalar nedeniyle hem şahsım hem mahkeme için eleştiriler yönetildi. Özellikle şahsıma yapılan 'Darbeci', 'Kumpascı' eleştirileri yapıldı. Hele hele 'darbeci' beni derinden üzen en önemli eleştiri olmuştur. Bu kelimeyi sarf edenlerin biraz insaf vicdan muhakemesi yapmasını istiyorum. Geçmişte yazdığım karşı oylarla, kararlarla temel hak özgürlüklerden en çok faydalananlar benim için 'darbeci' ifadesini kullandı.

        SİYASET MESAJI

        - Devlet vatandaşlarına temel hak ve özgürlükleri yaşatamıyorsa o devletin varlığının da anlamı yoktur. Nerede nasıl hizmet yapacağımı bilmiyorum ama çeşitli platformlarda kendime uygun bir çalışma ortamında bu düşüncelerimi dile getirmeye devam edeceğim. Siyasi bir projem yok. Emeklilik kararımı böyle değerlendirmeyin.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ