Sedef ŞENKAL DEMİR / HT GAZETE

İstanbul Pendik’te, 14 yıl önce iddiaya göre Ayten Çavuşlar ile evli olan, Deniz (8) ve Sedef Derya (2) isminde iki kızı bulunan Doğan Güldane, aynı mahallede Gülhan G. adlı bir kadınla ilişki yaşamaya başladı. Bu ilişkiden Gülhan G. hamile kaldı. Koca Doğan Güldane, eşini, “Benim ondan ikiz erkek çocuğum olacak” diye azarlamaya başladı. Sevgili Gülhan, bir kız doğurdu. Doğan Güldane, eşi ve sevgilisiyle bir yaşam kurdu. Anne Ayten Çavuşlar, küçük kızları için eşinden boşanmadı. Kızlarını Y. ismindeki üvey kardeşleriyle oynamaları için kocasının sevgilisine ait kuaför salonuna götürdü.

‘ÇOCUKLARINI ALACAĞIM’

Soruşturma dosyasına göre; iki kız çocuğu kaybolmadan bir gün önce Gülhan G., Ayten Çavuşlar’ı telefonla arayıp, “Kocanı elinden aldım. Çocuklarını da alacağım ve seni köyüne göndereceğim” dedi. Baba, ertesi gün anne Çavuşlar’dan kızlarını üvey kardeşleriyle oynaması için kuaför salonuna bırakmasını istedi. Anne de son kez gördüğü kızlarını elleriyle kuaför salonunun kapısına götürüp bıraktı. İki kızını, saat 16.00’da dükkâna yakın olan evlerine dönmesi için tembihledi.

İKİ KARDEŞ KAYBOLDU

Akşam olduğunda kızlar eve gelmedi. Anne Çavuşlar soluğu kuaför salonunda aldı. Kocası, sevgilisi ve küçük kız Y.’yi otomobilin içinde buldu. Çocuklarını sorduğundaysa sevgililerin yanıtı, “Biz gönderdik. Sen saklamışsındır” oldu. O günden itibaren Ayten Çavuşlar bir hukuk mücadelesi başlattı. Kapatılan Pendik Savcılığı’na başvuran anne, çocuklarının öldürülmüş olmasından endişelendiğini söyledi. Soruşturmada ifadesine başvurulan Gülhan G.’yle olay günü yanında olan komşularının 12 yaşındaki kızı Ö.Y. (26),savcıya, iki kardeşin gittiğini kendilerinin de McDonald’s’ta yemek yediklerini anlattı. Annenin 2009’a kadar yaptığı 4 başvuru bu ifadeler sonucunda takipsizlikle sonlandı.

Olay tarihinde 12 yaşında olan Ö.Y., 2006’da evlendi ve iki çocuk dünyaya getirdi. Ancak kız kardeşleri hiç unutamadı. Küçük arkadaşlarını, her gece rüyalarında gördü. Çocukları 8 ile 2 yaşına geldiğindeyse tehdit nedeniyle kimseyle konuşamayan genç kadın, daha fazla dayanamadı ve soluğu savcılıkta aldı. Ö.Y. savcıya, o tarihlerde sadece McDonald’s’a gittiklerini söylediğini çünkü Y.’nin annesi Gülhan G.’nin kolunu sıkarak kendisini, “Sadece böyle söyle, sana bilezik alacağım” dediğini anlattı. Ardından da cinayetin sırlarını verdi.

‘CESETLERİNİ BANA TAŞITTI’

O gün Deniz ile Sedef Derya’nın evlerinin alt katındaki kuaför salonuna geldiklerini, abla diye hitap ettiği Gülhan G.’nin de kendisini çağırdığını anlatan Ö.Y. şunları söyledi: “5 dakika kadar kuaförde oynadık. Gülhan abla, bana 2 yaşındaki kızı Y.’yi oyalamamı söyledi. Kızları da kendi evine gönderdi. Sonra kendisi de gitti. Bir saat sonra anneme telefon ederek ‘benimle Y.’yi McDonald’s’a götüreceğini’ söylemiş. Y.’yi alıp evinin önüne gittim. Apartmanın içinde ağzı bağlı bir çuval vardı. Yardım etmemi istedi. Çuval çok ağırdı, yere bıraktım. Yan yattı. ‘İçinde ne var?’ değiminde ‘Memleketten peynir ve erzak geldi’ dedi. Sürükleyerek evinin önündeki konteynere değil üst mahalledeki konteynere götürüp attı. Niye oraya attığını sorduğumda da ‘Koku yapmasın’ dedi. Doğan Amca, cep telefonundan aradı. Gülhan G., bizi McDonald’s’a götürdüğünü söyledi. Önce ATM’den para çekti. Sonra da cep telefonu olmasına rağmen ankesörlü telefondan belediyeyi aradı. Sokağının adını vererek çöplerin koku yaptığını söyleyip alınmasını istedi. Sonra hamburger yedik ve eve döndük. İki kız çocuğunun, o çuvalların içinde olduğuna eminim. Geceleri hep rüyalarıma girdi. Benim de iki çocuğum var. Kâbuslarımın son bulmasını istiyorum.”

CESETLER ARANACAK

Savcılık, soruşturma kapsamında o dönem 12 yaşında olan sürpriz tanığın annesinin de ifadesine başvurdu. Cinayete kurban gittikleri ortaya çıkan iki kardeşi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Gülhan G.’ye ait kuaför salonunda ‘luminal’ inceleme yapılacak. Bu inceleme ile aradan geçen süreye rağmen kan izi ve biyolojik delile ulaşılabiliyor.

DOSYADA: SUÇLULUK PSİKOLOJİSİ

İfade doğrultusunda ‘dosyayı’ bir kez daha açan Anadolu Cumhuriyet Savcısı Murat Dizle, baba Doğan Güldane’nin “Kızları annesi saklıyor. Ben yaşadıklarını hissediyorum” itirazlarına rağmen çocukların öldürülmüş olması ihtimalinin çok yüksek olduğu kanaatine vardı. Kızların dosyasını Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne gönderdi. Daha önce ‘şüpheli’ olarak sorgulanan Gülhan G.’yle çevresi sıkı teknik takibe alındı. Teknik takipten iki kızın yaşadığına dair ipucu elde edilemedi. Çocuklarının kaybolmasından sonra annenin boşadığı babayla nikâh masasına oturan Gülhan G.’nin olay günü ATM’den çektiği paraya ait makbuzla McDonald’s’ta yenilen yemeğe ait fişi saklayıp delil olarak sunması cinayet şüphesini kuvvetlendirdi. Savcılık bunların ‘suçluluk psikolojisi’ ile oluşturulmuş deliller olduğuna karar verdi. Gülhan G., Deniz ile Sedef Derya’nın kaybolmasından 14 yıl sonra ‘cinayet zanlısı’ olarak gözaltına alındı. Suçlamaları reddetse de ‘kuvvetli şüphe’ ve delillere dayanılarak tutuklandı.