Güngör KARAKUŞ/ HABERTÜRK

Türkiye, 30 Ekim 1983’te Erzurum’da meydana gelen 6.9 şiddetindeki depremle yasa boğuldu. Bin 155 kişinin hayatını kaybettiği büyük afetin ardından Erzurum ve çevresinde arama kurtarma çalışmaları devam ederken, foto muhabiri Mustafa Bozdemir’in objektifine takılan bir kare dünyayı ağlattı. Fotoğrafta, Erzurum’un Koyunören Köyü’nde yaşayan Zinnet Avcı adlı anne, depremden sonra enkaz altında bulduğu 4 evladının cesetlerinin başında feryat ediyordu. O kare, yılın en iyi fotoğrafı seçildi. Ama 4 evladını aynı anda depreme kurban vermenin acısıyla yüreği dağlanan Zinnet Avcı’yı, bir daha ortalıklarda gören olmadı. 83 Erzurum depreminin simgesi acılı anneyi, 32 yıl sonra HABERTÜRK buldu. Artık İstanbul Pendik’te yaşayan ve evinin kapılarını HABERTÜRK’e açan Zinnet Avcı, bugün 59 yaşında. Onca yıl geçmiş olmasına rağmen, acı aynı acı. “32 yıldır 4 evladımın acısını her gün yaşıyorum” diyerek, başlıyor anlatmaya:

‘ENKAZDAN ELLERİMLE ÇIKARdIM’

“Depremin olduğu günün sabahı erken saatte eşimle ayaktaydık. Tek katlı bir köy evinde yaşıyorduk. 4 çocuğum da uyuyordu. Büyük bir gürültü geldi. O ana kadar depremi bilmiyorduk, hiç yaşamamıştık. Sesle birlikte her yer yıkıldı. Eşimle gözümüzü açtığımız da, çocuklarımızı aramaya başladık. Hepsi göçüğün altında kalmıştı. 6 yaşındaki Perihan, 4 yaşındaki Zeynep ve 2 yaşındaki Ömer’in cenazelerini göçükten ellerimizle çıkardık. 8 yaşındaki büyük kızım Elif Nur’u bulamıyorduk. Çocuklarımın cenazeleriyle 3 gün boyunca çayırlık bir alanda bekledik. Cansız bedenlerinin yanından ayrılamıyordum. Başlarında dolanıp durdum. Depremden sonra yollar kapalıydı, çocuklarımın cenazelerini yıkatacak bir kişi bile yoktu. Kimse gelmiyordu. Büyük kızım, Elif’im, 3 gün enkazın altında kaldı. Yurtdışından köpek getirdiler, kızımı o köpek buldu. Cenazeleri kaldırılana kadar yanlarından kalkamadım.

‘BİR MEZARLARI BİLE YOK’

Sadece bizim köyde 156 ölü vardı. Yollar 3 gün sonra açıldı. Asker yardım getirdi, cenazeler için kanal kazdı. Köydeki cenazelerin çoğunu bu kanala koydular. 3 çocuğum da bu toplu mezarda. Bir mezarları bile yok. Bir tek kızım Elif Nur’un mezarı belli. Elif’imin cenazesini ellerimle yıkayıp, toprağa verdim. Köye çok sık gidemiyorum. Diğer çocuklarımın mezarları olmadığından, gittiğimde kızımın mezarını ziyaret ediyorum. Her ziyaret ettiğimde de sanki o sağmış gibi hissediyorum.

‘DEPREM ACISIYLA KÖYÜ TERK ETTİK’

Depremden sonra beni çok aramışlar. Yerimi kimse bulamamış. Dış devletlerden gelmişler, köyde sormuşlar. Depremden sonra, acılarımız dinsin diye akrabalarımız bizi Tokat Turhal’a götürdü. Bir daha o köye dönemedik. Tokat’ta 30 yıl kaldık. Eşim inşaat işleriyle uğraştı. Maddi imkânsızlıklardan dolayı 2 yıl önce İstanbul’a geldik.”

BU FOTOĞRAFLA GÖMÜLMEK İSTİYOR

Evlatlarının acısını ölene kadar yaşayacağını söyleyen Zinnet Avcı, “Yaşıyordum ve ayakta durmak zorundaydım. Daha sonra çocuklarım Ömer, Tuğba ve Faruk doğdu. Bugüne kadar hiç isyan etmedim. Tek bir vasiyetim var. Çocuklarımın cenazesi başında çekilmiş fotoğrafım, o tarihlerde bir dergiye kapak olmuştu. Elimde o fotoğraf olmadığı için, beni o derginin kapağıyla gömsünler. O zaman evlatlarımla diğer dünyada kavuşuruz” dedi.

 

"FOTOĞRAFI İSTİSMAR ETTİLER"

Fotoğrafın 32 senedir her yerde karşısına çıktığını ve çok üzüldüğünü söyleyen Zinnet Avcı, “Gördüğümde üzüntüden bir hafta kendime gelemiyorum. Çocuklarım da üzülüyor. Defalarca o fotoğrafı başka şeylerde kullandılar. Suriye, Irak gibi savaş olan yerlerle ilgili haberlerde, fotoğrafımı savaştan bir görüntüymüş gibi kullandılar. Dava açacaktım ama dava açmaya bile paramız yoktu” dedi.

Ölenlerin adını, doğan çocuklarına ve torunlarına verdi

Depremde 4 çocuğunu da kaybeden Zinnet Avcı, aradan geçen 32 yılda 3 çocuk sahibi daha oldu. Ölen küçük oğlu Ömer’in adını, şu an 27 yaşında olan oğluna verdi. Dört de torunu olan Avcı, ölen büyük kızı Elif Nur’un adını da 5 yaşındaki torununda yaşatıyor.