Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun dağılmasının ardından, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın Meclis'te grubu bulunan dört partiye çağrı yapmasıyla gözler partilerin vereceği cevaba çevrildi.

AK Parti, CHP, MHP ve HDP grup başkanvekilleri Habertürk'e yeni anayasa çalışmaları hakkında görüşlerini açıkladı. 

"4 PARTİ MASADA OLMALI, CHP DE TAVRINI GÖZDEN GEÇİRMELİ"

Habertürk mikrofonlarına görüşlerini ilk açıklayan isim olan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken anayasa çalışmaları hakkında şunları söyledi:

Meclis Başkanı'nın mektubu: Mektup elimize ulaştı. Eş başkanlarımızın gerekli değerlendirmeleri yapıyor. Gelişmeleri takip ediyorlar. Biz bu masanın kurulması gerektiğini, 4 partinin bütün konu başlıklarını tartışmaya açmasını istiyoruz. 12 Eylül darbe anayasasından bu ülkenin kurtulmasını istiyoruz.

CHP'nin şartları: Cumhurbaşkanı anayasal tanımlamalarla belirlenen görev alanına çekilmelidir. Toplumun bütün alanlarını dizayn etmek cumhurbaşkanının görevi değildir. Bu ortamda özgürlükçü bir anayasa çıkması beklenemez. Meclis Başkanı sudan sebeplerden masayı devirdi. Anayasa Uzlaşma Komisyonu dememiz için 4 partinin kendi projelerini masaya yatırmasını düşünüyoruz.

Başkanlık sistemi: Bizce tüm konu başlıkları tartışılmalı. Biz güçlendirilmiş bir parlamenter sistemi savunuyoruz. Yerel yönetimlerin güçlendirilmiş, ademi merkeziyetçi bir sistemi savunuyoruz. CHP de mevcut tavrını gözden geçirmeli.

3 partili komisyon: Uzlaşma yapabilmemiz için 4 partinin orada olması gerekir.

Referandum yasası iddiası: Cumhurbaşkanlığı'nın sözcüsü söylüyor. Son 6 ay içerisinde 2 seçim yapıldı. Bunlardan sonra Başbakan Davutoğlu da çıkıp, "halk başkanlık sistemine onay vermedi" dedi. Sanki tek sorunumuz başkanlık sistemine geçişte referandummuş gibi algı yaratılmak isteniyor, bunun kabul edilmesi mümkün değil.

TBMM Başkanı'na yanıt: Sanırım o konuda yetkili parti organlarının görev verdiği eş başkanlarımızın gerekli çalışmaları yürüttükten sonra inisiyatif kullanacaklar.

"KUTUPLAŞTIRMAK DOĞRU DEĞİL"

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da yeni Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda 4 partinin masada olması gerektiğin vurgulayarak, "Anayasa ekseninde kutuplaşma meydana getirmek yerine biz bu masanın uzlaşma olduğu için 4 partinin de olmasını istiyoruz" dedi.

 

Meclis Başkanı'nın mektubu: Anayasa Uzlaşma Komisyonu bundan önce de 4 partiliydi. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devleti olarak yükselecekse, hukuka dayalı bir demokrasiyi geliştireceksek hukuka saygıyı sağlamalıyız. Milletin yaptığı hukuka uymamız gerekir. Kararları beğenmeyebiliriz ama hukuka güveni zedelemek doğru değildir. Anayasa toplumsal sözleşme olmalı, siyasi partiler uzlaşma sağlamalıdır.

CHP'siz formüller: Olabilirse böyle bir komisyona gerek yok. Hangi parti hangi konuyu istiyor, ya da istemiyor. Anayasa ekseninde kutuplaşma meydana getirmek yerine biz bu masanın uzlaşma olduğu için 4 partinin de olmasını istiyoruz.

CHP'nin şartı: Bu komisyon partiler arası, cumhurbaşkanının konumuyla ilgili değil. Türkiye'yi parlamenter sistem ile başkanlık sistemi arasında kutuplaştırmak yerine parlamenter sistemin güçlendirilmesi gerekir. Anayasayı bu Meclis yapacaksa saygı duymak gerekir.

"CEVABIMIZ BELLİ" 

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Meclis Başkanı'nın çağrısına verecekleri yanıtın değişmeyeceğini söyledi. Altay, "Rejim değişikliği için o masaya oturmamız mümkün değil" ifadelerini kullandı. 

 

Mektuba yanıt: Bizim Meclis Başkanı'nın çağrısına vereceğimiz yanıt, ilk gönderdiğimiz mektupta var. Biz bu komisyonu sadece anayasa uzlaşma komisyonu olarak görmedik, böyle de addetmedik. Başbakan da bize "sorun yok" dedi. Sayın Meclis Başkanı dükkan kapatır gibi masayı kapattı.

Cumhurbaşkanı'nın sözleri: Cumhurbaşkanı'nın ettiği lafın düşünülenden daha vahim sonuçlarının olacağıdır. Saygı duymayabilir, eleştirebilir de ama uymam, orada bir duracağız. Cumhurbaşkanı yüksek yargı kararına uymazsa orada demokratik hukuk devleti olmaz. Anayasa Mahkemesi'ni ayaklar altına alan bir anlayışla masaya oturulmaz.

Masanın dağılması: Masayı kapatan Sayın Meclis Başkanı'dır. Aldığı talimatla yeniden açmaya uğraşan bir Meclis Başkanı var. Rejim değişikliği için o masaya oturmamız mümkün değil.

Mektuba cevap: Cevabımız belli. Bu akşam ya da yarın gidebilir. Biz masaya otururuz, derlerse ki, ilk 4 madde, parlamenter sistemle sorunumuz yok, Anayasa Mahkemesi kararını eleştirebilirim ama uymam sözleri düzeltilirse neden olmasın. İpler kopuk. Bizim anayasayı ayaklar altına alan bir zihniyetle masaya oturmamızın ne anlamı var. AYM'nin aldığı son karar kamuoyunun vicdanıdır. Cumhurbaşkanı ne söylerse söylesin paşa paşa uyacak.

 

"DAYATICI TAVIR DOĞRU DEĞİL"

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, AK Parti'nin masadan kaçmayacağını söyleyerek, " Bu anayasa bir şekilde yapılacak. Biz kendi gücümü ve imkanlarımız çerçevesinde bir pozisyon alacağız" dedi.

 

Uzlaşma mümkün mü? Uzlaşma her zaman mümkün. Demokrasinin temeli uzlaşma. Her siyasi parti kendi görüşlerine sahiptir. Kendi görüşlerini dayatıcı tavır doğru değildir.

Masanın dağılması: Biri başkanlık sistemi, ikincisi darbe yasaları. Her siyasi parti o masaya oturma hakkını halktan alıyor. Biz CHP'nin ne söyleyeceğine karışmayız. Bu ne büyük terbiyesizlik, saygısızlıktır. Kimse de AK Parti'ye karşı böyle konuşamaz.

AYM tartışması: Sayın Cumhurbaşkanı AYM kararı için "sessiz kalıyorum, uymuyorum, saygı da duymuyorum" diyor. AYM kararını uygulamış, bunun üzerine spekülasyona gerek yok. Bunu eleştiri olarak görmek lazım. Mahkeme kararına uymak olmaz elbet ama eleştirilebilir. Onun görüşlerini eleştiri olarak görmek lazım. Bunun üzerinden laf çevirmenin manası yok.

4 parti masaya gelmezse, referandum tartışması: Bu parlamento anayasadan bu kadar şikayet eden partilerden oluşuyorsa, bu anayasa yapılmalı. Pozisyonunuz olur ama bu parlamentoda mümkün anayasaya ilişkin öngörüde bulunursunuz. AK Parti yüzde 50 oy almış bir siyasi parti. Anayasayı Meclis'ten çıkarmaya imkan yok. Bu parlamentoda herkesin katılımıyla bir iş yapmayı görüyoruz. Masadan kaçmayız. Bu anayasa bir şekilde yapılacak. Biz kendi gücümü ve imkanlarımız çerçevesinde bir pozisyon alacağız.