Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Beycan ÜÇKARDEŞ / HABER MERKEZİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir dizi temaslarda bulunmak için geldiği Mersin'de, ilk olarak Şırnak ve Sur'da şehit olan Murat Erdi Eker ile Piyade Yüzbaşı Yiğitcan Çiğa'nın ailelerine taziye ziyaretinde bulundu. Ziyaretlerin ardından Yenişehir Mobilya Fuarı'nın açılışına katılan Kılıçdaroğlu daha sonra Mezitli Belediyesi Üretici Kadınlar Pazarı'n da kadınların yaptığı ürünleri inceledi. Mezitli Belediyesi toplu sözleşme töreni ile "STK'lar Konuşuyor CHP Dinliyor" toplantısında konuşan CHP lideri özetle şunları söyledi:

'NEDEN DAVUTOĞLU DOKUNULMAZLIĞINI KORUYOR'

"Son günlerde dokunulmazlık konusu Türkiye'nin gündeminde. Bazıları 'Aman ha, yargı elden gitti, neden dokunulmazlıklara evet diyorsunuz' telaşı içinde. TBMM'de milletin vekili kimliğini alan hiç kimse yolsuzluk ve hırsızlık yapmaması, ihaleye fesat karıştırmaması gerekiyor. O nedenle söyledik, kürsü dokunulmazlıkları dışındaki bütün dokunulmazlıklara hayır diyoruz ve hayır demeye de devam edeceğiz. Benim merak ettiğim, Davutoğlu niye dokunulmazlığını koruyor. Neden Davutoğlu yasal düzenlemenin içine girmiyor. Davutoğlu, neden korkuyorsun sen? Diyor ki 'Efendim suç mu işleyelim.' Şu hale bakın, şu lafa bakın Allah aşkına. Yani 'Fezlekesi olanların tamamı suçludur' diyor. Davutoğlu'na bu ifadesi için teşekkür ediyorum çünkü birinci elden suçladığı kişi kalpazanlıktan dosyası olan Recep Tayyip Erdoğan. Bakanların dokunulmazlığının neden kalkmıyor. Bakanların ne ayrıcalığı var. Onlar milletvekili değil mi? Ama asıl malı götüren kim, onlar. 'Onların dokunulmazlığı kalsın, onlara bir şey demeyelim' diyorlar.

'ERGENOKON'UN TAMAMI KUMPAS'

Bu ülkede Ergenekon davası diyerek binlerce insan mağdur edildi. Çok sayıda kişinin evi basıldı. Pek çok insan bu süreçte hayatını kaybetti. Ergenekon'un kasası olarak suçlanan Kuddisi Okkır vefat ettiğinde cenazesini Tekirdağ'dan İstanbul'a getirmek için araba bulunamadı. Bu kadar dramı hep birlikte yaşadık. Şimdi tamamının kumpas olduğu ortaya çıktı, tamamının yanlış olduğu ortaya çıktı.

Delillerin tamamının sahte olduğu ortaya çıktı. Şimdi ben merak ediyorum, 'Ben o davaların savcısıyım' diyen kişi milletin yüzüne nasıl bakacak acaba. 'Bunlarda yüz yok' diyeceksiniz. Evet, bunlarda yüz yok. Yüzü olsa, ar damarı çatlamasa milletin yüzüne bakmaz, adam gibi 'Ben ayrılıyorum, istifa ediyorum' der. Ahlak dediğiniz nedir, erdemli olmaktır ahlak sahibi olmak. Ahlak sahibi olmak, dürüst olmak demektir. Hakkı, hukuku korumak demektir. Ne hakkı korudular ne hukuku korudular. Yüzlerce insanı Silivri toplama kampına topladılar. Sahte mahkemeler kurdular, sahte iddianameler hazırladılar. Elli sefer söyledik, hakkımızda fezlekeler düzenlediler, 'Vay efendim bunu nasıl söylersin' diye. Ama biz sonuna kadar düşüncemizin arkasında durduk, her şeyi söyledik, söylemeye de devam edeceğiz. Hiç kimsenin endişesi olmasın."