Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

GAZETE HABERTÜRK/ANKARA

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, FETÖ/PDY’nin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından uluslararası medya kuruluş- larına röportaj vermeye devam ediyor. El Cezire, BBC, CNN televizyonlarının ardından Erdoğan, dün de France 24 Televizyonu’na konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

BEDELİNİ AĞIR ÖDERİZ: (“Operasyonlar ne zamana kadar sürecek?”) 79 milyonluk bir Türkiye içerisinde şu anda bütün bu kirli yapıyı, bu terörist yapıyı kurumlarımızdan temizlemek durumundayız. Eğer temizleyemezsek bunun bedelini çok ağır öderiz. Bunların 40 yıllık devletin kurumlarındaki yerleşimi var, bunu çözmemiz lazım. Aynen bunlar kanser virüsü gibi bir metastaz yapmış vaziyette. Bunu bizim en ideal şekilde kazımamız lazım ki devlet bir daha bu sıkıntıları yaşamasın.

YAŞADIĞIMIZI YAŞAMADILAR: (Avrupa’dan gelen eleştirilerle ilgili bir soru üzerine) Şimdi ben tabii onların ne dediğine bakmıyorum, çok da ilgilenmiyorum. Ben şuna bakıyorum. Örneğin, Fransa’da 3 ay artı 3 ay, artı 6 aylık olağanüstü hal yasası ilan edildi. Belçika’da ola- ğanüstü hal, Amerika Birleşik Devletleri’nde Ferguson sebebiyle olağanüstü hal, aynı şekilde Münih’te olağanüstü hal ilan edildi. Kaç kişi öldü? 6 kişi. Ben az önce size 246 kişiden bahsediyorum. Öbür tarafta 2 bin 185 yaralıdan bahsediyorum. Bunun yanında Florida’da, aynı şekilde İspanya’da Aralık 2010’da yine bu şekilde ilan edilen olağanüstü hal vardı. Fakat bunların hiçbirisi bizim şu anda yaşadığımızı yaşamadılar, onlar bir darbe girişimiyle karşı kar- şıya kalmadılar. Bu tamamen ülkemizde bir darbe girişimidir, bu devleti yıkmaya yönelik bir adımdır.



GÜLEN İLE GÖRÜŞTÜRME: Bunlar ne yazık ki Pennsylvania’dan aldıkları talimatla bu ülkede bu darbe girişiminde bulundular. Bakın şu anda itirafçılar var ve bu itirafçılar talimatı nereden aldıklarını söylüyorlar. Hatta hatta çok daha ileri, Genelkurmay Başkanı’mızın şu anda rehin tutanlardan işte bir tanesi; “Sizi kanaat önderimiz Fethullah Gülen’le görüş- türelim, buluşturalım” diyecek kadar ileri gidiyorlar. Bunu ilk defa şu anda France 24’te söylüyorum, böyle bir süreç var. Biz bu süreci bir kenara koyabilir miyiz? Önce bu noktada bir defa değerlendirmeleri iyi yapsınlar, konuya iyi hâkim olsunlar.

DARBENİN ARKASINDA MISINIZ?: Şimdi burada özellikle Avrupa Birliği yetkililerine benim sormam lazım: Siz darbenin arkasında mısınız, demokratik hukuk devletinin yanında mısınız? Eğer ellerindeki bilgi kaynakları yanlışsa, o zaman AB gibi bir kurumun içerisinde sorumlu mevkide bulunanlar açığa düşerler ve yanlış yapmış olurlar. Şimdi bunların bir defa bütün bu yaptıkları bir şeyi gösteriyor: Ya önyargılısınız yahut da bu işleri yönetme kabiliyetinden yoksunsunuz. Bizim AB Bakanlığı’mız var, bilgi istesinler. Bizim Dışişleri Bakanlığı’mız var, bilgi istesinler. Burada muhatapları var, bilgi istesinler. Niye onlardan bilgi istemiyorlar da gazete haberleriyle bu tür açıklamalar yapıyorlar?

KİMSEYE ÇEKTİRMEDİLER: Bizi 53 yıldır Avrupa Birliği kapısında bekletiyor, 53 yıl. Ve bu süreç içerisinde AB’ye aldıkları ülkeler AB müktesebatına bizden çok daha mı uygun ülkelerdi? Şu anda ta başından itibaren fasıllarda Türkiye’ye çektirdiklerini kimseye çektirmediler. İşte vizelerin kaldırılması meselesinde de aynı tavrı takındılar.



HASAN SABBAH’IN ASKERLERİ: (Bazı askerlerin işkenceye uğradığına iliş- kin fotoğrafların sorulması üzerine) Avrupalı sürekli şunu söyler: “Orantısız güç, orantısız güç”. Peki, orantı kimde? Tankla yürüyenin elinde her şey var. Benim yakın mesai arkadaşlarım şehit oldu. Uçakla vuruyor, helikopterle vuruyor. Ama aşağıda benim vatandaşım, benim milletimin elinde bu tür silahlar yok. Batılı elinde bayrağından başka, bir sopadan başka hiçbir şeyi olmayan bu milleti savunmuyor, demokratik halk kitlesini savunmuyor, kalkıyor bu Fethullahçı Terör Örgütü’nün mensuplarını savunuyor. Bu çok ayıp bir şey. Sivil halk tek kurşun atmadı, bunun bir tespiti yok. Böyle acımasız bir terör eylemi bizim yakın tarihimizde görülmemiştir. Bunlar tam bir Haşhaşi’dir, bunlar Hasan Sabbah’ın askerleri; öyle saldırdılar. 

'DEREYİ GEÇERKEN AT DEĞİŞTİRİLMEZ'


BAŞBAKAN’LA DEĞERLENDİRİRİZ: (MİT Müsteşarı’nın, Genelkurmay Baş- kanı’nın istifalarını sunup sunmadığı) Şu anda bir karar söz konusu değil. Tabii biz bu kararları verirken veya verecek olursak, Başbakan’ımla değerlendirmesini yaparız, nihai kararımızı veririz. Bir geçiş süreci içerisindeyiz. Bizde bir söz var: “Dereyi geçerken at değiştirilmez.” Böyle bir sürecin içerisindeyiz ve bu sürecin içerisinde de şu anda arkadaşlarımızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

‘NEREDE İSTİHBARATINIZ?’: Bir istihbarat zaafı söz konusudur, vardır. Amerika’daki İkiz Kuleler vurulduğu zaman istihbarat görevden alındı mı? Fransa’da bu olaylar oldu değil mi, orada da istihbarat zaafı yok mu? Var. İngiltere olayı aynı. Şu anda Almanya’daki mevcut gelişmeler aynı. Sormazlar mı: “Nerede istihbaratınız?” Demek ki zaman zaman istihbarat zaafları olabiliyor.

İSTİFA SUNMADI: (“Ama kendisi size istifasını sunmadı” ifadesi üzerine) Hayır. Zaten gerek kendisi gerek Genelkurmay Başkanı’mız: “Bu konuda tasarruf size aittir. Sizler bu konuda bizimle ilgili hangi tasarrufta bulunursanız bizim buna karşı söyleyecek bir şeyimiz yok. Vereceğiniz herhangi bir görevi de yapmaya yine devam ederiz.” Bizde bu anlayış hâkimdir.