Dudaklarına yine her an fırlamalık yapacak müstehzi ifadeyi oturtup söze girdi:
"İyiyim, iyiyim; bunu da atlattık..."
İki elini kot pantolonunun cebine soktu; hemen bir yere yetişecekmiş cevval tavrıyla yine yerinde sekti.
Her zamanki ışıldayan zeka dolu gözlerini büzüp devam etti:
"Ankara nasıl? Ne günler geçirdik yahu..."
Sözünü ettiği 1980'li yıllarda Ankara'da yaşadıklarımızdı.
Her ne kadar onlar Cumhuriyet'te, biz Hürriyet'te olsak da yan sokakta oturan, aynı mahallenin çocukları gibiydik.
Pazar günü gelen acı haberle birlikte, gözümün önünde, aynı hastalığın aramızdan çekip aldığı Gülçin (Telci) ve Turan (Yavuz) canlandı.
Şimdi birlikte ne cinlikler karıştırıyorlardır...
Hak yolun açık, mekânın ışık dolu olsun sevgili Ufuk...

MUHARREM SARIKAYA YAZDI