Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem RAMAZAN AYINDA iRAN'DA YAŞANAN ŞOK ÖYKÜLER

        Rabia Kazan, Habertürk Genel Yayın Müdür Yardımcısı Murat Ongun’un Ana Haber’de konuğu oldu. Rabia Kazan, İran’da yaşadığı inanılmaz hikayeleri anlatırken, İran’lı kadınların sık sık kendisine Türkiye’de yaşadığı için çok şanslı olduğunu söylediğini belirtti. Türkiye’de bazı kesimlerin demokrasinin ve Atatürk’ün değerini bilmediğinin altını çizen Kazan, İran rejiminin imrenilecek hiçbir yönü olmadığını söyledi. Kazan, "Türkiye İranlılar için bir model, hepsi bizi kıskanıyor" dedi.

        Tahran'ın Melekleri....

        Rabia Özden Kazan'ın 2006 yılının Ramazan ayını geçirdiği İran'da yaşadıklarını derlediği yeni kitabı. Aslında Rabia Kazan'ın umduğu değil, bulduğu İran'ın resmi. dünyada İslamın en koyu şekilde yaşandığı kapalı bir ülkenin dramı aslında bu...

        VİDEO İÇİN TIKLAYIN

        Her şey Rabia kazan'ın geçen yıl eylül ayı sonlarına doğru İranlı kadınlar üzerine bir dizi haber yapmak istemesiyle başlar. Ramazan gibi İslam aleminin en kutsal ayında, İslamın en katı kurallarıyla yaşandığı Tahran'da Rabia'nın yaşadıkları ise tam bir sıradışı öyküdür. Türkiye'den tanıdığı arkadaşı Leyla'nın aslında dini nikah adı altında farklı erkeklerle yaşadığını da Tahran'da öğrenir, kendisine iftar sonrası 500 dolar karşılığında muta nikahı teklifi de yine ramazan ayında İran'da yapılır.

        Daha önce Christian Amanpour'un dünyaya gösterdiği İran'daki çılgın partilerin konuğu da olur. Aslında bunlar belki hepimizin bildiği kapalı kutu İran'ın yaşam öyküleridir. Ama, Kazan'ın kitabında farklı bir durum var. Bu "yoldan çıkmışların" iç dünyasını da yansıtıyor Rabia Kazan. Bakın, Bahar ismindeki İranlı kadın aslında neyin doğru olup neyin olmadığına İran'daki katı rejimde nasıl karar veriyor.

        İranlı bir kadının özgürlük dramı

        Bunu anlayamazsın Rabia, boğularak yaşamanın ne demek olduğunu sen bilemezsin. Çünkü sen özgürlükte doğdun,benim gibi daha çocuk yaşta baskıyla tanışmadın.biz dini Ramazan'ı çoktan unuttuk. Günahı, sevabı bilmiyoruz Rabia,biz yasakları ve yasak olmayan kuralları biliyoruz. kanunları çiğniyoruz kendimizce. Bunlar gözümüzde Allah'ın emirleri olmaktan çoktan çıktı.

        Rabia Kazan'ın kitabındaki bu öyküler işte bu kadar gerçek. Ve gerçek olduğu için de bu kadar sarsıcı. İran'daki katı rejim altında ezilen kadın ve erkekler dünyayı artık böyle görüyor. İran'daki dramdan hayli etkilenen Rabia Kazan, kitabının son bölümünde Türk büyükelçiliğine kendini atışını ve bu sırada Atatürk resmiyle göz geze gelişini kardeşine bakın nasıl anlatıyor?

        Rabia Kazan'ın kitabından alıntı

        Bu Atatürk'ün resmiydi. resim öyle gerçekçiydi ki,bir ara onun bana gülümsediğini sandım. betül, inanmayacaksın ama bana gülümsedi.sanki tüm başıma gelenlerden haberdardı. Gözlerim dolacakken, kendimi tuttum. Nelere sahip olduğumu düşündüm. Cumhuriyet'in ne demek olduğunu Tahran'da anlamıştım

        VİDEO YAYINA HAZILANIYOR

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ