"Komünist değildim şeriatçı da olmadım"
Ertuğrul Günay, uzun yıllar komünist olmadığını anlatmaya çalıştığını söyledi
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, hayatı boyunca demokrasiyi savunduğunu, geçmişte uzun yıllar komünist olmadığını anlatmaya çalıştığını belirterek, ''Ben neye inanıyorsam 30'lu, 40'lı yaşlarımda, gene aynı şeye inanıyorum. Bu sefer de şeriatçı olmadığımızı anlatmaya çalışıyoruz'' dedi.
Günay, İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği (İZSİAD) tarafından Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantıya katıldı. Bakan Günay, yaptığı konuşmada, Nuri Bilge Ceylan'ın aldığı ödülün sevindirici olduğunu ve Türk sinemasının son yıllarda geldiği noktayı gösterdiğini belirterek, Türk filmi seyircisi sayısının 2010 yılında 22 milyona çıkarak, yabancı filmleri geçtiğini söyledi.
Günay ayrıca, Sivas'taki eski Madımak Oteli binasının müzeye dönüştürülmesinin de iyi bir haber olduğunu belirterek, ''Türkiye'nin böylelikle bir ayıptan kurtulmuş, ayıbıyla yüzleşmiş olacağını'' söyledi.
BEN HAYATIM BOYUNCA DEMOKRASİYİ SAVUNDUM"
Toplantıda bir kadın üyenin, AK Parti'de kadının statüsüyle ilgili ''evinin hanımı olsun, evde otursun'' anlayışının hakim olduğunu düşündüğünü dile getirerek, ''Eğitimli kadınların size oy vermesi için bize neler söyleyeceksiniz? Çok güzel projeleriniz var ama benim gönlümü nasıl rahatlatacaksınız'' demesi üzerine Günay, şöyle konuştu:
''İtiraf edeyim ki anlamıyorum. Bizim de eşimiz, çocuğumuz var. Biz de bu hayatın içinde yaşıyoruz. İnsanların bu saatten sonra ne yediği, ne içtiği, ne giydiğiyle ilgilenilmesi ve ona göre siyasi tavır alınması bana göre çok eskimiş geliyor. Artık bunu aşmamız gerektiği düşüncesindeyim. Ben hayatım boyunca demokrasiyi savundum. Uzun dönem komünist olmadığımı anlatmaya çalıştım. Kenarından geçmedim bu düşüncenin. Ben neye inanıyorsam 30'lu 40'lı yaşlarımda, gene aynı şeye inanıyorum. Ben yine demokrasiye, sosyal adalete, çoğulculuğa inanıyorum. Bu sefer de şeriatçı olmadığımızı anlatmaya çalışıyoruz. Artık bu suçlamalar dünyada bitti.''
ABD'de 40 yıl öncesine kadar siyahların yaşadıklarına işaret eden ve şimdi Obama'nın ABD Başkanı seçildiğini hatırlatan Günay, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bu eski fikirlerimizi bırakalım. Çoğulcu bir toplumda yaşayacağız biz. Eskiden siyasetin gündeminde Alevilik, Sünnilik; Türklük, Kürtlük; başörtülü, başı açık; içki içiyor içmiyor; inanıyor inanmıyor konuları vardı.
Biz Türkiye Cumhuriyeti nüfus kağıdını bu coğrafyanın en değerli belgesi haline getirmeye çalışıyoruz. Bizim birliğimizi bütünlüğümüzü sağlayacak olan, bir arada yaşatacak olan soframızdaki bereketin çoğalmasıdır. Türkiye'nin üretim gücü, ihracat gücünün artmasıdır. Niye Amerika'dan ayrılmaya kimse kalkmıyor?''
"KİMSE KİMSEYE ATATÜRKÇÜLÜK SATMASIN"
Bakan Günay, bütün meselenin Türkiye pasaportunu geçerli değer haline getirmek olduğunu, bu konuda çok önemli adımlar attıklarını ifade ederek, şunları söyledi: ''Kimse kimseye Allah aşkına Atatürkçülük, Cumhuriyetçilik, demokrasi falan satmasın, lütfen. İnsan akılsız olmalı cumhuriyete karşı çıkmak için. İnsan çok saygısız, vefasız olmalı Atatürk'e irdeleyici, yargılayıcı bir şey söylemek için. Bunlar ortak değerler. Birisi birisine Müslümanlık da, cumhuriyetçilik de satmasın. Atatürk, cumhuriyet, Müslümanlık, bunlar ortak değerler, bunları koyalım bir kenara.''
Günay, AK Parti'nin kadının statüsü anlayışıyla ilgili sorulara, eski İZSİAD Başkanı İlknur Denizli'yi milletvekili adayı göstererek en somut yanıtı verdiğine inandığını ifade etti.
Günay, Almanya'da bir müzik festivaline Türkiye'nin onur konuğu olması için yürüttükleri görüşmeler sırasında, ''Neden bizden para istiyorsunuz'' sorusuna yanıt olarak Almanya'nın büyükelçisinin, ''Almanya'nın ekonomisi iyi değil, sizin ekonominiz iyi'' yanıtını verdiğini belirterek, ''Arkadaşlarıma, 'biz bu parayı vereceğiz' dedim. Bu sözü duyduk, Türkiye buraya geldi'' dedi.