Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem yeni anayasa, cumhurbaşkanı abdullah gül, haşim kılıç, anayasa mahkemesi

        Anayasa Mahkemesi'nin 50. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende konuşma yapan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, temel hak ve özgürlükler konusunda önemli mesajlar verdiler.

        Cumhurbaşkanı Abdullah Gül konuşmasında önemli bir bölümü yeni anayasa çalışmalarına ayırdı ve "Yeni anayasamız esnek ve özgürlükçü olmalıdır" dedi. Yeni anayasa yapılırken günün güç dengelerinden ziyade evrensel temel hak ve özgürlüklerin temel alınması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Gül sözlerini şöyle sürdürdü: "Unutmayalım ki güçlü olduğumuzda bizi kendi gücümüzden koruyacak anayasa yarın düştüğümüzde başkasının baskısından da bizi kurtaracaktır."

        Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ise konuşmasında, amaçlarının temel hak ve özgürlükleri tam olarak kullanılır hale getirmek olduğunu belirtti. "Hak ve özgürlükler artık evrenseldir" diyen Kılıç, onları derinleştirmenin, tehditler karşısında güvence altına almanın, anayasa mahkemelerinin temel görevi olduğunu da vurguladı.

        ULUSAL VE LULSLARARASI ÖNEMLİ KONUKLAR

        Anayasa Mahkemesi'nin 50. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törene, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ürdün Başbakanı Avn Şevket el-Hasavni, AİHM Başkanı Nicolas Bratza, Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, Başbakan yardımcıları Bülent Arınç, Beşir Atalay, Ali Babacan, Askeri Yüksek İdare Başkanı Abdullah Arslan, bazı kabine üyeleri, Türkiye'deki yabancı misyon şefleri, yaklaşık 60 ülkeden Anayasa Mahkemesi başkan ve üyeleri, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk ve çok sayıda davetli katıldı.

        Törende AYRICA Anayasa Mahkemesi'nin 50. yılı dolayısıyla TRT'ye hazırlattırılan belgesel gösterildi ve mahkemeye yeni seçilen Muammer Topal ve Zühtü Arslan yemin ederek, kisvelerini giydi.

        KILIÇ: "HAKARET VE SUÇ İÇERMEYEN ELEŞTİRİ BİZİM İÇİN AZİZDİR"

        Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, törende yaptığı konuşmada, Anayasa Mahkemesi'nin geride bıraktığı yarım asır içinde neler yaptığı veya yapmadığının hukuk tarihine ve aziz milletin vicdanlarında kayıtlara geçtiğini söyledi. Kılıç, anayasa mahkemelerinin varlığının, devletin iktidarının sınırlandırılması ve siyasi otoriteyle bireylerin temel ve hak özgürlükleri arasında olması gereken evrensel ölçülere uygun denge sisteminin kurulması, böylece insan onurunun güvence altına alınması ihtiyacından doğduğunu belirtti.

        İnsan onurunu doğrudan etkileyen hak ve özgürlük ihlallerinin mahkemelerin adil kararlarıyla giderileceğini vurgulayan Kılıç, şöyle devam etti: ''Kabul etmek gerekir ki mahkeme kararlarının herkesi aynı şekilde memnun etmesi beklenemez. Bu süreçte mahkemeler, verdikleri kararları alkışlayanlarla acımasızca eleştirenlerin tepkisiyle karşı karşıyadır. Ancak belirtmek gerekirse mahkeme üyelerinin onur ve özveriyle yürüttükleri görevleri sırasında verdikleri kararların, taraflardan kimi sevindirdiğini ya da üzdüğünü düşünmediklerini ve ilgilenmediklerini herkesin bilmesini isteriz. Hakaret ve suç içermeyen her türlü eleştiri bizim için azizdir ve saygıyla karşılıyoruz. Dahası mahkemelerin kendilerini gözden geçirmeleri ve içtihatlarını geliştirmeleri açısından eleştiri yapılmasında esasen fayda da görüyoruz. Eleştirinin, şok düşünce ve sarsıcı ifadelerin olmadığı bir sistemi, demokrasi kavramıyla tanımlayamayız. Demokratik bir sistemde yargı kendine güvenen, risk alan, sorunlara çözüm üreten, bireysel ya da toplumsal öfkeyi sakinleştiren fonksiyonu nedeniyle böyle bir duruş sergilemek zorundadır. Amacımız, temel hak ve özgürlükleri doğal yapısından uzaklaştırmadan tam olarak kullanılır hale getirmektir."

        "ÖZGÜR DÜŞÜNCENİN OLMADIĞI YERDE DOGMATİZM VARDIR"

        Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, özgür düşüncenin ve eleştirinin olmadığı yerde dogmatizmin saltanatı ve tek doğru anlayışı bulunacağını vurgulayarak, bu anlayışın farklılıkların bir arada yaşamasına, bilimsel ve toplumsal gelişmeye nasıl engel olduğunu, tarihi tecrübelerin acı şekilde gösterdiğini kaydetti.

        21. yüzyılda yoğun şekilde yaşanan tecrübe ve gelişmelerden sonra insan haklarına yönelik ulusal ve uluslararası korumanın daha etkin hale gelmesinin zorunlu olduğuna işaret eden Kılıç, insan hak ve özgürlüklerine ulusal düzeyde koruma sağlanamadığı takdirde uluslararası kuruluşların devreye girdiğinin bilindiğini söyledi. Kılıç, bu nedenle özellikle anayasa şikayetinin kabul edildiği ülkelerdeki anayasa mahkemelerinin hak ihlallerini giderici yönde etkin çalışmasının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi uluslararası yargı organlarının ikincil niteliğine uygun olacağını ve bu organların iş yükünü hafifleteceğini anlattı.

        ''Hak ve özgürlükler artık evrenseldir'' diyen Kılıç, onları derinleştirmenin, tehditler karşısında güvence altına almanın, anayasa mahkemelerinin temel görevi olduğunu vurguladı. Anayasa yargısının özünün ırk, renk ve inancı ne olursa olsun insan olma ortak paydasına sahip herkesin onurunu yüceltmek olduğunu belirten Kılıç, ''Zira kainatın özünün insan, insanın özünün de onuru olduğunun bilincindeyiz'' dedi.

        GÜL: "YENİ ANAYSAMIZ ESNEK VE ÖZGÜRLÜKÇÜ OLMALIDIR"

        Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise yaptığı konuşmada yeni anayasa çalışmalarına vurgu yaptı ve yeni anayasanın özgürlükçü ve esnek olması gerektiğinin altını çizdi.

        Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşmasından satır başları ise şu şekilde;

        "ANAYASALAR BUGÜNÜN GÜÇ DENGELERİYLE DİZAYN EDİLEMEZ"

        Anayasa aracılığıyla bir önceki dönemin mağdurlarını muktedir ve mağrur kılma çabası hep menfi neticeler doğurmuştur. Çünkü anayasalar, yalnızca bugünün güç dengelerine ve ihtiyaçlarına göre dizayn edilemez. Unutmayalım ki güçlü olduğumuzda bizi kendi gücümüzden koruyacak anayasa yarın düştüğümüzde başkasının baskısından da bizi kurtaracaktır.

        Yeni anayasamız, esnek ve özgürlükçü karaktere sahip olmalı, anayasa aracılığıyla milletin farklı siyasi çizgilerini zapturapt altına alma, devlet ve millet arasında bir gerginlik oluşturma zihniyetinden uzak durmalıdır.

        "YENİ ANAYASA DEMOKRATİK, LAİK, SOSYAL HUKUK DEVLETİ İLKELERİNDEN TAVİZ VERMEMELİ"

        Yeni anayasa, 200 yıllık anayasa ve demokratikleşme çabalarımızın kazanımlarını pekiştirmeli; millet olarak mutabık olduğumuz birlik ve bütünlüğümüz ile demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden taviz vermemelidir.

        Yeni anayasanın bir an önce tekemmül ettirilmesi yönündeki tüm arzularıma rağmen bu dönemin zor ve meşakkatli bir süreç olduğunu bilmekteyim. Söz konusu meselelerin başında bugün çok tartıştığımız uzun tutukluluk süreleri gelmektedir. Daha önce de vurguladığım gibi adaletin süratle tecelli etmesidir. Söz konusu sorunları aşmak için bugünlerde hazırlanmakta olan hukki düzenlemelerin ivedilikle neticelendirilmesini memnuniyetle görüyorum.

        Türkiye olarak insan haklarının ve demokrasinin gelişmesinin barış, kalkınma ve sosyal adaletin kalkınmasında rol oynayacağını düşünüyoruz. Arap uyanışı dünyanın çeşitli yerlerinde hak ve adalet özlemi çeken halklar için ilham kaynağı olmuştur.

        Anayasa Mahkemeleri, anayasalar kadar önemlidir. Artık örtülü vesayetlerin tahkiminden de kurtulmuştur. Bu vesile ile yüce mahkemenin bugün yemin eden yeni üyelerini tebrik ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum."

        HABERTURK.COM VE AJANSLAR

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ