Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Edebiyat Haftanın Kitapları
        1

        ÖP VE ANLAT
        (Alain de Botton)

        Günümüzün en sevilen yazarlarından olan İsviçreli yazar Alain de Botton'un 1994’te kaleme aldığı romanı Öp ve Anlat geleneksel biyografi anlayışına sarsıcı ve yenilikçi bir Kopernik devrimi getiriyor. Romanda anlatıcı; Napolyon, Freud veya Shakespeare gibi tarihe yön vermiş ünlü şahsiyetlerin hayatlarını deşmek yerine, sıradan bir hayat süren ve Londra'da bir partide tesadüfen tanıştığı Isabel Jane Rogers isimli genç bir kadının biyografisini yazmaya karar veriyor. Sıradan görünen her hayatın aslında olağanüstü detaylar barındırdığı fikrinden yola çıkan eser; Isabel'in ilk yıllarını, ailesinin karmaşık soyağacını, yeme alışkanlıklarını, çocukluk anılarını ve ikili ilişkilerini derinlemesine mercek altına alıyor... Çeşitli kavramları felsefi bir tarzda işleyerek gündelik yaşamla ilişkilendirme ustası olan de Botton, Everest Yayınları'ndan çıkan bu kitabında empati, hafıza ve insan psikolojisi üzerine derinlikli bir okuma sunuyor. Yazar, sıradan nesnelerin hafızamızdaki tetikleyici "Proustyen" yansımalarını, insanların çikolata tercihlerinin ya da mutfak alışkanlıklarının kişilikleri hakkında neler söylediğini ve kadın-erkek ilişkilerindeki psikolojik dinamikleri mizahi bir dille okura aktarıyor. Bu yönüyle kitap, bir başkasını gerçekten tanıyıp onun gözünden dünyayı görebilmenin mümkün olup olmadığını sorgulayan çarpıcı bir edebi deney niteliği taşıyor.

        2

        TÖZ
        (Donnchadh O’Conaill)

        VakıfBank Kültür Yayınları’nın (VBKY) felsefe kitaplığı, Metafizik Bugün serisinin yeni kitabı “Töz” ile genişlemeye devam ediyor. Donnchadh O’Conaill’in kaleme aldığı eser, metafiziğin temel kavramlarından biri olan tözü tarihsel ve çağdaş boyutlarıyla inceliyor. Metafiziğin bir bilim olarak şekillenmesiyle birlikte felsefe sahnesine çıkan töz kavramı, Antik Çağ’dan günümüze varlık tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Varlığın ne olduğu sorusuna verilen temel yanıtlardan biri olarak görülen töz, kimi düşünürler tarafından vazgeçilmez bir kategori kabul edilirken, kimi felsefi yaklaşımlar tarafından gerekliliği sorgulanıyor, hatta bütünüyle reddediliyor. O’Conaill, bu köklü tartışmayı çağdaş felsefenin perspektifinden ele alıyor. Özellikle tözü ontolojinin temel kategorilerinden biri olarak kabul eden töz ontolojilerine odaklanan yazar, tözlerin metafizik sistemlerde üstlendikleri rolleri ve bir varlığın hangi ölçütlere göre töz olarak nitelendirilebileceği sorusunu ayrıntılı biçimde inceliyor.

        3

        YUNANLAR VE TANRILARI
        (W. K. C. Guthrie)

        Cambridge Üniversitesi'nin önde gelen antikçağ felsefesi profesörlerinden W. K. C. Guthrie'nin klasikleşmiş eseri Yunanlar ve Tanrıları Alfa Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor. Eser, klasik çağ Yunanlarına göründüğü şekliyle insan ile tanrılar veya tanrısallık arasındaki karmaşık ilişkileri temel bir inceleme konusu olarak ele alıyor. Guthrie, Yunanların kuzeyden gelen işgalci kabilelerin göksel Olympos inançları ile Ege'nin yerli halklarının yeryüzü ve bereket odaklı kitonyen kültlerini nasıl bir araya getirdiğini ve bu gerilimin dinlerine nasıl yansıdığını ustalıkla gözler önüne seriyor. Homeros'un destanlarında biçimlenen tanrılar panteonundan İyonya felsefesine, Dionysos'un coşkulu gizemlerinden Platon ve Aristoteles'in felsefi düşüncelerine kadar uzanan geniş bir yelpazede, Yunan dini dehasının evrimi okuyucuya sunuluyor... Yazar, Yunanların yabancı kültürlerden aldıkları mirasları nasıl dönüştürüp medeni düşünce biçimleri inşa ettiklerini ve Avrupa uygarlığının kurucuları haline geldiklerini kapsamlı bir şekilde tartışıyor. Bu bağlamda kitap, geçmişin karanlık inançlarını aydınlatırken, Yunan halkının ahmakça basitliklerden sıyrılarak elde ettiği büyük zihinsel başarıyı ve çevre kültürlerden düşünsel kopuşunu anlamamız için vazgeçilmez bir zemin sağlıyor.

        4

        CASUS
        (Joseph Conrad)

        Casus, modern bir şehrin gündelik akışı içinde fark edilmeden büyüyen tehditleri ve sıradan hayatların ardında işleyen gizli, karanlık bağları mercek altına alıyor. Joseph Conrad, güvenli sanılan ilişkilerin ve yerleşik düzenin ne kadar kırılgan olabileceğini gösteriyor. Tema Yayınları'ndan çıkan kitap, okuyucuyu ilk sayfalardan itibaren görünürde sakin olan bir dünyanın altında yoğunlaşan bir gerilimin içine çekiyor. Conrad’ın incelikli anlatımı, Casus’u yalnızca politik bir roman olmaktan çıkarıp; insan doğasının karanlık yönlerine, ahlaki belirsizliklere ve sorumluluk fikrine dair derin bir sorgulamaya dönüştürüyor. Gücün, sadakatin ve ihanetin sınırlarının muğlaklaştığı bu eser, okuyucunun hem düşünce hem duygu dünyasını kuşatan bir atmosfer sunuyor. Ayrıca sinema filmi ve televizyon dizisine de uyarlanan Casus, ironik ve psikolojik derinliğiyle bizleri sessiz ama sarsıcı bir gerçekliğin içine çekiyor.

        5

        BAHAR VE KELEBEKLER - TOPLU HİKAYELERİ BİRİNCİ CİLT (1902-1911)
        (Ömer Seyfettin)

        Modern Türk hikâyeciliğinin başlıca kurucularından olan Ömer Seyfettin, Türkçe yazı dilini halkın diline yakınlaştırmayı amaç edinen “Yeni Lisan” hareketinin de öncüsüdür. Onun öykülerinde Osmanlılık anlayışından ulus bilincine geçiş, Batılılaşma, Balkan Savaşları, milliyetçilik, istibdat dönemi uygulamaları gibi politik ve felsefi meselelerin yanı sıra; günlük yaşamdan olaylar, kuşak çatışması, aşk ve cinsellik, kadın hakları gibi konuları ve her yaştan sıradan insana ait türlü duyguları görmek de mümkündür. Kısa ve zorlu hayat şartlarına rağmen edebiyatla bağını hiç koparmayan Ömer Seyfettin’in eserleri yüz yılı aşkın süredir hâlâ ilgiyle okunuyor. İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan Bahar ve Kelebekler 1902-1911 yılları arasında yazılmış hikâyelerden oluşuyor. Bu ilk dönem eserlerinde bile Ömer Seyfettin’in güçlü gözlem yeteneği, gelecek için hayallerindeki derinlik ve mizahi-eleştirel dili fark ediliyor. Ayrıca 1902 yılından beri yayımlandığı derginin sütunlarında kalmış olan “Cambazın Aşkı” adlı hikâye günümüz Türkçesiyle ilk kez okurla buluşuyor.

        6

        KOLOMB'UN YUMURTASI
        (Haluk Erdemol)

        "Sıcak bir gün ortasında atın yolu tenha kasaba meydanına düştü. Halsiz adımlarla yürürken aldığı bir kokunun peşine düştü ve sonunda taze yapraklı bir sarmaşık dalına rast geldi. Çanın ipinden sallanan sarmaşıktı bu. Yaprakları çekiştire çekiştire iştahla yemeğe başladı." Haluk Erdemol, Alakarga Yayınevi'nden çıkan, Kolomb'un Yumurtası ile tarihin renkli sayfaları arasında son derece keyifli bir yolculuğa davet ediyor bizi. Kolomb'tan Ezop'a, Wilhelm Tell'den Cengiz Han'a, James Watt'a kadar insanlık tarihine dokunmuş bir tutam renkli karakter üzerinden bizimle sohbet ediyor. Bu ilgi çekici sohbeti kaçırmayın...

        7

        BELALI BİR SEVGİLİDİR ARDIMDA BIRAKTIĞIM ŞEHİR
        (Aslı Tunç)

        Aslı Tunç, ilk öykü kitabında okuru dünyanın dört bir yanına, çok sevilen şehirlerin kalbine götürüyor. Floransa'da Michelangelo'nun mermerden çekip çıkardığı Davut yüzyıllar öteden dile geliyor, Barselona'nın loş sokaklarında yaşlı bir kadın Tanrı'yla eski bir hesabı kapatmaya çabalıyor, Amsterdam'da vedalar bir bisikletin peşine takılıyor, Paris'le Roma bir ressamın ikileminde çatışıyor, Dubai bir masala dönüşüyor; Midilli acıyla, şiirle ve ölümle sınıyor insanı, New York'un karları altındaysa sessiz bir unutuş büyüyor. Ve elbette, İstanbul... Her daim belalı bir sevgili, ardımızda bıraktığımız o şehir... Bu öykülerde şehirler yalnızca bir dekor olmaktan çok sokakları, köprüleri, meydanları ve sanat eserleriyle birer kahraman. Yazar, üzerinde yürüdüğümüz caddelerin ruhunu, taşına sinmiş hikâyeleri ve o duvarların ardında yaşanmış aşkları usulca anlatıların içine yerleştiriyor. Kafka Kitap'tan çıkan Belalı Bir Sevgilidir Ardımda Bıraktığım Şehir, valizinizi toplamadan önce okumanız gereken esaslı bir rehberden azı değil. Bir şehri, henüz sokaklarına ilk adımı atmamışken sevmenin, varıldığındaysa ona bambaşka gözlerle bakmanın davetiyesi.

        8

        SEVGİ VE ÖZLEMLE
        (Susie Boyt)

        Kızını tek başına büyütmüş, yaşamı boyunca hüsranlara, duyarsızlıklara karşı cesurca mücadele etmiş olan edebiyat öğretmeni Ruth, uyuşturucu bağımlısı kızı Eleanor bir çocuk sahibi olunca hayatındaki en önemli kararlardan birini verir ve torunu Lily’yi evlat edinir. Sevgi ve Özlemle, Ruth’un Lily’yle geçen günlerinin, yıllarının hikâyesini anlatıyor: Sabırla beslenip büyütülen sevginin, hayatın sıradan ayrıntılarında bulunan sevincin, bir anneanneyle torunun, sonunda anne çocuk ilişkisine benzer bir şeye dönüşen arkadaşlığının hikâyesi... Üstüne titrenerek büyütülmüş bir sevgi, kendisinden önceki boşa gitmiş sevgilerin telafisi olabilir mi? Giderek büyüyen gölgeler karşısında sevgi tek başına yeterli midir? İngiliz yazar Susie Boyt, Yapı Kredi Yayınları'ndanz çıkan kitabında bu soruları sorarken kırılgan bir ruhun yaşama tutunma çabasını şefkat ve mizahla anlatıyor.

        9

        CİVAN DAMATLAR
        (Ayşe Karaosman)

        Hayat, en çok da adı hiç duyulmayan insanların omuzlarında ağırlaşır. Bir köyün sessiz sokaklarından kasabaların telaşına, oradan şehrin kalabalığına uzanan hayatlar... Kimi zaman yarım kalan bir sevda, kimi zaman bir aile yükü, kimi zaman yıllar geçse de dinmeyen bir özlem... Parlayan Kitap'tan çıkan Civan Damatlar, birbirinden bağımsız öykülerden oluşuyor; fakat her biri aynı gerçeğe dokunuyor: İnsan, yaşadıkları kadar sustuklarıyla da şekillenir... Ayşe Karaosman, gündelik hayatın içinde çoğu zaman fark edilmeyen insanların dünyasına incelikle eğiliyor. Kahramanlarını yargılamıyor; onları bütün eksiklikleri, umutları, kırgınlıkları ve direnme güçleriyle olduğu gibi anlatıyor. Bu sayfalarda belki çocukluğunuzdan bir komşuyu, belki annenizin gençliğini, belki yıllardır görmediğiniz bir akrabanızı, belki de unutulduğunu sandığınız bir parçanızı bulacaksınız...

        10

        ATEŞBÖCEKLERİ ELİMİ YAKAR MI?
        (Hazal Vardal)

        Ateşböcekleri Elimi Yakar Mı? kaybın, ayrılığın ve kendine yabancılaşmanın dokuz farklı hâlini anlatıyor; giden bir babayı, unutulan bir aşkı, tükenen bir bedeni, sesleri susmayan bir zihni… Hazal Vardal, bu hâlleri nesnelere ve mekânlara sindirilmiş bir dille anlatıyor. Edebiyatist'te çıkan kitap, alışılmış bir okuma deneyiminin ötesine geçiyor; her öykünün ardından bırakılan bir soru ve boş sayfa, okuru kendi ışığıyla, kendi karanlığıyla, kendi hikâyesiyle baş başa bırakıyor.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Kırklareli'nde içecek fabrikasında kazan patladı: 2 işçi yaşamını yitirdi

        Kırklareli Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir içecek fabrikasında yoğuşmalı kazanda meydana gelen patlamada 2 işçi hayatını kaybetti.(İHA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ