Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

GALATASARAY’DA DURSUN ÖZBEK İBRA EDİLECEK Mİ?
MHK VE HAKEMLER NE YAPMAK İSTİYOR?
FENERBAHÇE’DE SEÇİM RÜZGARLARI DAHA DA SERTLEŞECEK Mİ?

Galatasaray’da 31 Mart’ta yapılacak mali genel kurulda eski başkan Dursun Özbek’in ibra edilip edilmeyeceği konusunu ve Habertürk’ün oldukça ses getiren ‘Hakem Dosyası’nı masaya yatırdık. Aziz Yıldırım ile Ali Koç arasındaki “ Fenerbahçe bölündü” tartışması ile alev alan seçim sürecini değerlendirdik.

HALİL ÖZER: ÖZBEK DÖNEMİ İYİ KONTROL EDİLMELİ
Dursun Özbek yönetiminin mali yönden bırakın ibrasını, basit bir matematik hesabının bile iyi kontrol edilmesi gerekir. Yanlış anlaşılmasın. Ben haksız kazançtan söz etmiyorum sorun kötü yönetmek. Öyle bir durumu asla ve asla aklıma getirmiyorum. Ancak sadece Galatasaray değil her kulüpte yöneticilerin yaptığı sorumsuzlukların geri dönüşü sonradan daha acı oluyor.



MERİÇ MÜLDÜR: BENCE KÖTÜ NİYETLİ DEĞİL
İbra edilip edilmeyeceğini kestiremem. Her şey beklenir. Galatasaray kongre üyeleri Adnan Polat’a neler yaptılar da Özbek’e mi yapmayacaklar? Şahsen ben o kadar da kötü niyetli bir adam olarak görmüyorum Sayın Özbek’i. Öyle bir tablo oluşturuldu ki tek suçlu Dursun Özbek oldu. Elbette başkanın ciddi yanlışları var da asla tek sorumlu olamaz. G.Saray camiası da öyle bir camia ki; kulübü belli bir azınlık yönetiyor. Ama çok güçlüler. Hangi başkan bu isimleri dinlemezse, en azından görüşlerine başvurmazsa vay haline... Şurası da unutulmasın ki; bu kadro bu sezon şampiyon olacaksa bu zafer onu o koltuktan indirenlerden çok Dursun Özbek’in eseridir.

 

SERDAR ALİ ÇELİKLER: DURSUN ÖZBEK İBRA EDİLİR
Ben 2004 yılında bilfiil spor camiasının içine girdim. O dönem rahmetli Özhan Canaydın başkandı. O dönem, Faruk Süren kulübü batırmıştı! Canaydın kurtarmaya çalışıyordu! Sonra Polat geldi. Süren batırmış; Canaydın tüy dikmiş(!) denmeye başlandı. Ardından Aysal geldi. Adnan Polat’tan batık(!) bir kulüp devralmıştı. Aysal sonrası Duygun Yarsuvat’ı hatırlayın; Aysal’ın batırdığı kulübü(!) yönetmeye çalışıyordu. Şimdi de Özbek batırdı(!) mevcut yönetim kurtarmaya çalışıyor. 2004’ten bu yana “G.Saray battı!” lafını duymaktan bıktım. Böyle bir şey olabilir mi? Her başkan batırmış olabilir mi? Demek ki büyüyerek dönen bir kartopu var. Ya da hakikaten iflas etmiş bir ticari yapı. Bu başkanların tümü mali olarak ibra edildi. Dursun Özbek de edilmeli. Edilecektir de. 

BÜLENT YAVUZ: ZARARA SOKMUŞSA TABİİ Kİ HESAP SORULSUN 
40 yıldır futbol ailesinin içindeyim, yüzlerce hatta binlerce büyük küçük kulüplerin başkanlık seçimlerine, mali kongrelerine şahit olmuşumdur. Pasta büyüdükçe, yayın gelirleri artıkça kulüpler içindeki hizipleşmeler, hesap sormalar ve de koltuğu ele geçirmek için savaşlar kızıştı. Son 10 yılda ibra edilmeyen başkan ve yönetimlerin olduğunu biliyoruz. Sayın Dursun Özbek usulsüzlük yapmış veya bilerek isteyerek Galatasaray’ı zarara uğratmışsa tabii ki hesap sorulsun, ibra edilmezsin. Amma velâkin şampiyon olmak için yüz milyonlar harcanmış, yanlış transferler yapılmış ama buna karşın takım şampiyon olmamış ve borç oluşmuşsa ibra etmeme yerine hesap sormanın başka bir şekli olur mu bilemiyorum! 

İBRAHİM YILDIZ: BUGÜNE KADAR YAŞANANLAR ORTADA 
Galatasaray mali kongresi sancılı geçecek. Birçok iddia ortada yanıt bekliyor. Eski başkan Dursun Özbek ve yönetimi, belgelerle üyeleri ikna edebilir mi? Yoksa, büyük laflarla kafa karışıklığı mı yaratır bekleyip görmek gerekir. Bugüne dek yaşanılanlar ortada. Büyük bir güven kaybı söz konusu. “Ya kol kırılır yen içinde kalır” denilecek. Ya da her şey ortaya dökülecek. İbra olayının zor olduğu gözüküyor. 

FAİK ÇETİNER: ÖZBEK ELİNDEN GELENİ YAPTI 
Galatasaray camiası Adnan Polat’ın başkan olduğu ayıplı mali kongreyi hala unutamadı. G.Saray’da bir daha böyle bir kongre yaşanacağını sanmıyorum. Kaldı ki; Dursun Özbek görevdeyken iyi niyetle elinden geleni yaptı. Her insan hata yapar. Bana göre genel kurul onu ibra edecektir.

ATİLLA TÜRKER: DİLERİM ÖZBEK İBRA EDİLMEZ 
Dilerim Dursun Özbek ibra edilmez. Hesaplar sonuna kadar incelenmelidir. Kongre salonlarında elleri havaya kaldırarak değil, mahkeme salonlarında bu hesaplar sorulmalıdır. Çünkü pek çok iddia var. Özbek ailesi için de böylesi daha iyi olur. Gerçekler ortaya çıkar. Soru işaretleri ortadan kalkar. 

 

 

"MHK VE HAKEMLER ARTIK FUTBOLUN DEĞİL ÜLKENİN SORUNUDUR" 



HALİL ÖZER: MHK'YE İŞTEN EL ÇEKTİRİLMELİ
MHK ve hakemler artık futbolun sorunu değil ülkenin sorunu. Çok yazık! İnsanlar takımlarının peşinden koşuyor, kulüpler milyon milyon Euro’lar harcıyor. Ama artık başarısızlıkta zirve yapmış bir MHK ve onun hakemleri her şeyi altüst ediyor. Net bir şekilde durum bu... MHK hiç oyalanmadan hemen gitmeli. Yani işten el çektirilmeli.

ŞU ANKİ GÖRÜNTÜ SIKINTI VERİCİ
Fenerbahçe’nin iki efsane isminin seçimde karşı karşıya gelmesi normal şartlarda herkes için sevindirici bir durum olmalı. Ancak şu andaki görüntü sıkıntı verici. Ortam daha da sertleşeceğe benziyor. İki tarafında bundan kaçınması ve izin vermemesi gerekiyor. Hele ne oldukları belli olmayan, işleri güçleri bilet rantı olan, gerçek taraftarı rahatsız eden bazı guruplar bu işin içine sokulmamalı. İzin verilmemeli. Sonuçta özne Fenerbahçe... Birisi zarar görürse herkes görür.

“MHK ve hakemler artık futbolun sorunu değil ülkenin sorunu. İnsanlar takımlarının peşinden koşuyor, kulüpler milyon milyon Euro’lar harcıyor. Başarısızlıkta zirve yapmış bir MHK ve onun hakemleri her şeyi altüst ediyor.”

MERİÇ MÜLDÜR: ELEŞTİRİLERİ DİKKATE ALMIYORLAR
Evet, hakemler çok başarısız maçlar çıkardılar. Takımların kaderleriyle oynuyorlar. Ancak ilk kez karşılaştığımız bir tablo değil ki? Her sezon aynı tiyatro. MHK eleştirileri bence dikkate almıyor, aksine bildiğini okuyor. Hatta meydan okuyor. Kasımpaşa’nın en çok hakkı yenen takım olmasının nedeni de bu. Neredeyse her hafta bir olay. Hepsi mi tesadüf? Yusuf Namoğlu her şeyi üzerine almakla, görev paylaşımı yapmamakla, dışarıdan akıl almamakla, Riva’yı ve hakemleri dünyaya kapatmakla bu işi zaten düzeltemezdi. Hakemlerimizin tamamının art niyetli olduğuna ise asla inanmam. Futbolcular onlardan daha kötü niyetli. Marifet çürük elmaları ayıklayabilmekte... Çözüm ise ülkenin futbol anlayışının değişiminde.

ARTIK DAHA SERT RÜZGARLAR ESER
Camianın bölündüğü aylar öncesinden Fenerbahçe tribünlerinin halinden zaten belliydi, sadece Aziz Yıldırım bunu ilk kez dile getirdi. Bu noktada atlanmaması gereken bir detay var. Yıldırım, “Ali Koç camiayı böldü demiyor, Fenerbahçe bölündü” diyor. Bence burada karşı çıktığı nokta bu bölünme karşısında Ali Koç’un karşı duruş göstermemesi. Bölünmeler sosyal medyanın etkisiyle tavan yaptı, Koç’un direktifiyle değil. Ancak Ali beyin başkan adaylığını hem de seçime 1,5 yıl kala açıklamasından sonra startın verildiği de bir gerçek. Alex’i tam da derbi zamanı, en kritik günlerde buraya getirenlerin de hesabı zaten bu. Fenerbahçe taraftarı yönetimi eleştiriyor da takıma ne oranda sahip çıktı acaba? Beşiktaşlılar, Galatasaraylılar gibi sahip çıksalar o penaltı düdükleri o statta çalınır mıydı çalınmaz mıydı? Asıl bu sorunun cevabını arasınlar. Bundan sonra ise daha sert rüzgarlar eser. Aziz Yıldırım takımı düşündüğünden hep sustu. Son açıklamayı ise biraz da baskıların etkisiyle yapmak zorunda kaldı. Ancak kimse sessiz kalacağını düşünmesin. Söyleyeceği daha çok şey olacak. 

ATİLLA TÜRKER: HAKEM CAMİASI KÖHNEMİŞ, BİTMİŞ
Hakem camiası için ne söylense az... Köhnemiş, bitmiş. Öyle bitmiş ki, bu camiayı toparlayabilecek 3-5 ismi söylemekte bile büyük zorluk çekiyorsunuz. Birbirlerini yıllarca yediler, bitirdiler. Maç ya da koltuk peşinde koştular. Kimse kusura bakmasın ama 3-5 yıl gibi kısa süre içinde ülke hakemliğinin ayağa kalkması imkansız gibi gözüküyor. Sonrası da bilinmez. Çünkü bu işlerin düzelmesi öyle kolay değil. Eğitim, organizasyon, disiplin, sabır gibi unsurlar gerekir. Bunlar da bizde hiç yok.

SONUNDA FENERBAHÇE KAZANACAK
Ali Koç gibi son derece değerli bir ismin aday olması hem Fenerbahçe hem de ülke futbolu adına mutluluk verici bir durumdur. Fenerbahçe camiası bölünmez, niye bölünsün! Elbette her liderin karşısına bir rakip çıkabilir, çıkmalıdır. Demokrasinin en temel gereğidir bu. Tepki göstermek değil, destek vermek gerekir. Bu tür saygın mücadeleler her zaman çok yararlıdır. Camiaya heyecan verir, dinamizm getirir. Hatta Fenerbahçe’ye bu heyecan ve dinamizm geldi bile. Kim kazanırsa kazansın sonunda Fenerbahçe kazanacak. 

SERDAR ALİ ÇELİKLER: BAŞI YOK Kİ SONU OLSUN 
Benim çözümüm radikal. Muhakkak ama muhakkak yabancı MHK başkanı getirmeli ve 2 yıl boyunca yeni bir eğitim seferberliği başlatmalıyız. Bu 2 yıllık süre zarfınca da yeni bir hakem jenerasyonu yetişene kadar yılın önemli maçlarına yabancı hakem atamalıyız. Yoksa sistem değişmeden yönetim tarzı maksimum yüzde 10 düzelir. Ama Yusuf Namoğlu artık psikolojikman emekli olmuş. Her işi Bedri Dölkeleş idare ediyormuş deniyor. Yani başı yok ki sonu olsun.

BÜLENT YAVUZ: OLDURMAK İÇİN UĞRAŞMAK ARTIK ZARAR VERİYOR 
Ben şöhretimi, tanınırlığımı ve sahip olduğum bütün değerlerimi hakemliğe borçluyum. Hakemlik her sezon tartışılır. MHK’ler hep sorgulanır. Benim zamanım da sorgulandı. Gazetemdeki değerlendirmeye saygı duymakla beraber katıldığım ama katılmadığım konular var. MHK Başkanı Yusuf Namoğlu benim ağabeyim ve hocam. Riva’yı mesken tutmuş, 24 saat orada. Kalbi ve yüreği tertemiz...

Bedri Dölkeleş ölümden döndüğümüz maçın gözlemcisi ve MHK üyesi. Metin Tokat, Erol Ersoy, Serdar Tatlı ve Murat Ilgaz can dostlarım. Dava arkadaşlarım ve talebelerim. Hakeza Kadir Tozlu, Alican Lakot ve Ahmet Erdoğan da arkadaşlarım ve talebelerim. Hakemlerin çoğunun çocukluğunu bilirim. Şimdi gelelim sadede. Yusuf Abi’nin acilen radikal tedbirler alması gerekir. Alacağını da biliyorum. Kadroyu kucağında buldu. 22 sayısını o getirmedi, en büyük handikap o gibi duruyor. Bütün sıkıntı bu sayıda... Acilen yeniden gözden geçirilmeli. Bazı isimlerle artık yollar ayrılmalı, ısrarcı olunmamalıdır. Olmuyorsa oldurmak için uğraşmak artık zarar veriyor. Hakemlerin hepsi tertemiz ve değerliler. Lakin sahaya yansıyan bölümde ciddi sıkıntılar var. Yukarıda saydığım değerlere sahip olmak için hakemlerin sadece ve sadece cesur olmaya ihtiyaçları var. TFF bütün imkânlarıyla seferber olmuş maddi ve manevi hiçbir şeyi esirgemiyor. MHK maç üstüne maç veriyor gene de olmuyorsa sorun bence hakemde. Peki, ne olmalı? Yusuf Abi kimsenin gözünün yaşına bakmadan sezon sonunda beceriksizlere ‘güle güle’ demeli. Altta çok donanımlı genç hakemler var. Klasmanlarına bakılmaksızın yukarıya taşımak lazım... Gözlemci kadrolarını da gözden geçirilmesi şart.

KOLTUĞU KAPTIRMAYA NİYETİ YOK
Fenerbahçe’de seçim sathı mahalline girilmiştir. Her iki başkan adayı artık bu saatten sonra bölmedir, çarpmadır çıkarmadır, durumuna bakmaksızın ellerinde ne var ne yok kullanmaya devam edeceklerdir. Aziz Yıldırım seçim konusunda oldukça deneyimli. Ali Koç’un henüz ilk defa bir başkanlık seçiminde yarışacak olması dezavantaj gibi görünüyor. Hele hele rakip Aziz Yıldırım gibi seçim konularında ustalaşmış biriyse nerede, nasıl, ne zaman, ne konuşacağınıza çok dikkat etmeniz gerekir. Taraftara kalsa Ali Koç uzak ara yapar. Lakin kongrede Aziz Yıldırım’ın 20 yılın avantajını çok iyi kullanarak koltuğunu kaptırmaya pek niyeti yok. Azizciler ve Aliciler tabii ki saf tutacaktır. Stratejiler ve taktikler söylemlerin sayısını artıracaktır, tansiyon yükselecektir. Ancak kavga belden aşağı vurma edep dışı gibi durumlar asla olmamalıdır. 

FAİK ÇETİNER: KAFALARINDA BİN TANE TİLKİ VAR 
Ben hala şunu anlamış değilim: Yusuf Namoğlu, ısrarla hala neden MHK Başkanı olmayı sürdürüyor? Onun yerinde olsam, en azından devre arası bu işi bırakır, “Alın, ne haliniz varsa görün” derdim. Türkiye’deki hakemler kritik olan hiçbir maçı dört dörtlük yönetemezler. Çünkü kafalarında bin tane tilki var. Hakem atamalarını beceremeyen MHK’nin bir de dört takımın şampiyonluğa oynaması bozdu. Ne MHK düzelir ne de hakemler.

KOÇ BAŞKAN, AZİZ YILDIRIM ONURSAL BAŞKAN
Fenerbahçe’de bölünme varsa kongre üyeleri arasında vardır. Taraftar Ali Koç’un başkan olmasını istiyor. Ama Aziz Yıldırım da kulüp içinde çok güçlü.. Koç başkan olursa, kulübün mali yapısı çok kısa zamanda düzelir. Ben Aziz Yıldırım olsam, Koç’u koltuğa kendim oturturdum. O da ‘onursal başkan’ olur. Düşünün, onursal başkan Aziz Yıldırım, başkan Ali Koç... Böyle bir F.Bahçe ne bölünür ne de yıkılır. Dahası uçar gider. 

İBRAHİM YILDIZ: KELİMESİ BİLE AZ... 
Kulüpler hakemlerin yönetiminden rahatsız. Sık sık gündeme geliyor. Maçların sonucunu ne yazık ki hakemler belirler duruma geldi. Merkez Hakem Komitesi Başkanı Yusuf Namoğlu, skandalları çözmek yerine örtmeye çalışıyor. Futbolumuz adına utanç verici gelişmeler yaşanıyor. Rezalet kelimesinin bile az kaldığı bir durumla karşı karşıyayız... Çözüm yeni bir başkan ve komitedir. Şu anda ki yönetimi yıpranmış ve güven yitirmiştir... Kasımpaşa’ya yapılan hataların ya da kasıtlı davranışların anlamını çözmek mümkün değil. Neden sorusunun yanıtını Namoğlu vermeli. Bilerek bir takımın kaderi ile oynanıyor. Türk futbolunun ileri gitmesinin önündeki en büyük engel ne yazık ki hakemlik müessesidir...

GÜÇLENEREK ÇIKACAKLAR
Aziz Yıldırım 20 yıla yakın bir süredir başkanlık yapıyor. Bir süre önce bırakacağını söylemişti. Sonra bu kararından vazgeçti. Neden vazgeçti? Bunu bilen yok. Hatta yerine gelecek ismi de kendisi açıklamış ve Ali Koç’u işaret etmişti. Seçim günü yaklaştıkça bu tür açıklamaları göreceğiz. İlginç ve oldukça çekişmeli bir yarış olacağı ortada. Sonuçta başkanı ve yönetimi belirleyecek kişiler bu kulübün delegeleridir. Kime inanıyorlarsa o yönde karar vereceklerdir. Sarı-Lacivertliler’in seçimden güçlenerek çıkacağına inanıyorum...