İstanbul'un en hareketli mekânlarından olan İstiklâl Caddesi'nde arkadaşlarıyla birlikte tramvay durağında otururken kendilerinden para isteyen kişilerce göğsünden bıçaklanarak öldürülen İTÜ Elektrik Mühendisliği Öğrencisi Halit Ayar, Emirgan Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.

 

 

KANADA'YA GİDECEK OLAN ARKADAŞINI YOLCU EDECEKTİ

Kanada'ya eğitim için gitme hazırlığı yapan arkadaşı Tolga Ozan'ı yolcu etmek için dün sabaha karşı arkadaşlarıyla birlikte İstiklal Caddesi'ndeki tramvay durağında beleyen Halit Ayar, yanına gelerek para isteyen kişilerce göğsünden bıçaklanarak öldürülmüştü.

HALİT AYAR'IN KIZKARDEŞİNİN FERYAT CÜMLELERİ

Gaspçıların saldırısıyla hayatını kaybeden Halit Ayar'ın kız kardeşi Pelin Ayar, bugün sosyal medya hesabı Twitter'den yayınladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:

Ağabeyim hastaneye kaldırılmadan olay yerinde öldü. Ağabeyime 6 kere saplandı o bıçak. Katil kayıp lütfen sessiz kalmayın...

 

 

OLAYLA İLGİLİ YAKALANAN ŞÜPHELİLERİN SABIKAKALARI BOZUK!

Halit Ayar'ın hayatını kaybetmesiyle ilgili olarak düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüpheli kişilerin sabıkalarının oldukça bozuk olduğu ortaya çıktı.

Emniyet'ten edinilen bilgilere göre gözaltına alınan ve Halit Ayar'ı bıçakladığı iddiasıyla gözaltına alınan şüphelilerden E.Y'nin iki gez yağma ve gasp, 6 kez kasten yaralama, 4 kez uyuşturucu madde kullanımından gözaltına alınma, 4 kez hırsızlık ve 1 kez güveni kötüye kullanmadan suç işlediği belirtildi.

UYUŞTURUCU MADDEDEN KASTEN ADAM YARALAMAYA

Diğer şüpheli E.D'nin ise sabıkasında benzer suç kayıtlarına rastlandı. E.D şimdiye kadar 3 kez kasten ada yaralama, 6 kez uyuşturucu madde kullanma ve 1 adet görevi yaptırmamak için direnmeyle ilgili işlem gördüğü kaydedildi.

CEZAVİNDEN DE ARKADAŞLARMIŞ

Halit Ayar'ı kaçarken yere düştüğü halde bıçaklayarak öldüren Emra Yaşar ile Erhan Kurdal'ın, daha önce de işledikleri suçlar nedeniyle tutuklandıkları ve Kırklareli Açık Cezaevi'nde birlikte kaldıkları ortaya çıktı.

CİNAYETE GİDEN YOLDA İHMAL Mİ VAR?

Şüphelilerden birinin cezaevinden bir hafta izinli çıktığı ortaya çıkı. Zanlıların kabarık suç sicilleriyle serbestçe dolaşması da tepkilere yol açtı. Şimdi cinayete giden yolda ihmallerin olup olmadığı tartışılıyor. Hukukçular Prof. Dr. Ersan Şen ve Prof. Mehmet Ruşen Gültekin Habertürk TV ekranlarında konuyla ilgili görüşlerini açıkladı

“KANUNLAR DEĞİL, UYGULAMA SORUNLU”

Ceza Hukukçusu Doç. Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu konuya ilişkin olarak Habertürk’e şunları söyledi:

“Türkiye’nin ciddi sorunu altyapı sorunudur. Aslında Türkiye’de kanunlar bakımından hiçbir eksiğimiz yok. Sadece altyapı sorunumuz var. Yani altyapı sorunumuz ceza hukukunda veya ceza adaletinde nedir derseniz infaz kurumları, rehabilitasyon kurumları; bu nevi tehlikeli kişileri eğitecek tekrar topluma kazandıracak kurumlar, bunların denetim kurumları gibi ciddi altyapı sorunumuz var. Yoksa Türkiye’nin kanunlar bakımından hiçbir eksiği yok. Hatta birçok yere oranla da kanunlarımızın daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Fakat bizim Türkiye’de en büyük sorunumuz maalesef uygulama sorunudur. ‘İyi Kanun-Kötü Kanun’ hiçbir zaman yoktur. Bildiğiniz üzere Anglo-Sakson hukukunda anayasa bile yok ama hiçbir zaman anayasal sorunlar ortaya çıkmıyor. Türkiyemizdeki en büyük ciddi “iyi uygulama-kötü uygulama” sorunu. Suç işleme potansiyeli olan kişilere karşı özel tedbirler almak ile ilgili bütün ceza adalet sistemi içinde çeşitli hükümler var. Hâkimlere verilmiş neredeyse ‘sınırsız’ diyebileceğimiz takdir hakları var. Sınırsız yetkiler var. Ama görüyoruz ki birçok suçtan sabıkası olan bir kişi hatta ceza evinde bir tanesi eğer yanılmıyorsam bugün haberlerde dinledim, izinli çıktığı gün bir suç işleyebiliyor. Çünkü biz takip etmiyoruz, denetlemiyoruz. Ben kişisel olarak söyleyeyim, mesela Türkiye’de tuvaletler açılır, bakımları yapılır ama bir ay sonra gelin görün ki ne vaziyettedir. Ne bakımlarını ne uygulamasını doğru dürüst yapabiliriz. Türkiye’nin en ciddi problemi budur.”

“KRİMİNOLOJİK DEĞERLENDİRİLMESİ LAZIM”

Yaşar üniversitesi Ceza Hukuku öğretim üyesi Prof. Dr. Timur Demirbaş ise görüşlerini bildirdi:

“Tabi olayın kriminolojik boyutu var, yani suçun nedenleri arasında bireysel silahlarla bu tip insanların serseri mayın gibi bırakılması, polisin görevini yapmaması yani Beyoğlu gibi tünel gibi bir yerde bu tip para isteyen insanlar her zaman oluyor. Yıllar önce SAT Komandosu bir binbaşı Taksim tarafında yine aynı şekilde öldürülmüştü. Burada emniyetin sorumluluğu var. Elbette ne zaman geleceği belli değil ama polisin caydırıcı olarak bu tip bireysel silahlanmanın önüne geçmesi lazım. Diğer boyutu da ceza evinden izin hakkından yararlandı çıktı ve olayın ekonomik boyutu da var. Parasız insan her şeyi yapabilir. İşsizliğin yaygınlaşması sebebiyle, özellikle Suriyelilerin büyük kentlere yerleşmesi, eskiden trafik ışıklarında cam silenler bizim kendi çocuklarımızdı, şimdi Suriyelileri görüyoruz. Bunlar büyüyecekler, para elde edemeyince her türlü şey gerçekleşebilir. Özetle olayın kriminolojik açıdan değerlendirilmesi gerek. Suçu yaratan faktörler neler? Bireysel silahlanma, ekonomik nedenler, insanların büyük kentlere kontrolsüz göç etmesi ve bunun yarattığı sorunlar. Çok dramatik bir olay gerçekten. Çocuk parlak bir genç, yüzmede birinciliği var, İTÜ Elektrik Elektronik bölümünü bitirmiş. Almanya’da yüksek lisansa başlayacakmış. Yani bunun sorumlusu kim? Elbette ilk akla gelen İçişleri Bakanlığı ve onun illerdeki yansıması; valilik ve emniyet müdürlüğü(asayiş şube). Bunların kontrollerini yapması lazım.”

İKİSİ DE TUTUKLANDI

Halit Ayar'ı İstiklal Caddesi'nde bıçaklayarak öldürdükleri iddiasıyla gözaltına alınan 2 zanlı, “Yağmaya teşebbüs” ve “Kasten öldürme” suçlarından tutuklandı.