Kentsel dönüşümde geri sayım
"Yarısı Bizden" kampanyasında şartlar esnetildi, başvuru süreci kolaylaştırıldı. 1,5 milyon TL'yi aşan hibe ve kredi desteğiyle evini yenilemek isteyen İstanbullular için 31 Aralık 2026'ya kadar kapılar açık. İşte hibe miktarlarından ödeme şartlarına, alan bazlı dönüşümden taşınma desteğine kadar adım adım yol haritası...
Kentsel dönüşümü hızlandırmak amacıyla 2024'te hayata geçirilen 'Yarısı Bizden' kampanyası bu yılın sonuna kadar devam edecek.
Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme ile 31 Aralık 2026'ya kadar ev ve iş yeri riskli yapı ilan edilen vatandaşların kampanyaya katılabilmesi sağlandı. Daha önce kampanyaya katılabilmek için yıkım, ruhsat, hak tespiti gibi prosedürlerin tamamlanması gerekiyordu.
Kampanyaya katılımda tek kısıt bulunuyor. Yeni projedeki toplam inşaat alanı (otopark ve sığınak hariç), eski yapının 1,5 katını geçmemeli. Bu şartı sağlayan tüm vatandaşlar kampanyaya dahil olabiliyor.
İstanbul'un tüm ilçelerinde geçerli olan kampanyayla ev ve iş yerlerini dönüştürmek isteyen vatandaşların yol haritası şöyle gelişiyor:
Binanın dönüşüme girebilmesi için bağımsız bölüm sahiplerinin yüzde 50 artı 1’inin onayı yeterli oluyor.
Bunun ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın lisans verdiği müteahhitlik firmalarıyla iletişime geçerek binanın ne şekilde yeniden yapılacağıyla ilgili anlaşma yapılmalı.
Risk tespiti yapıldıktan sonra bina riskli çıkarsa 60 gün içerisinde binanın yıkılması gerekiyor. Bu süreç müteahhitle anlaşma yapılmadan da başlatılabiliyor ancak bu durum sürecin uzamasına neden olabiliyor. Dönüşüm kararı alınmasından sonra müteahhitle proje için anlaşma yaparak yıkım kararı çıkması ilerlemenin daha sağlıklı gerçekleşmesini sağlıyor.
Kentsel dönüşüme itiraz edenler veya katılmak istemeyenlerin hakları satışa çıkarılıyor. Alım öncelikle Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'na veya Bakanlığın bağlı veya ilgili kuruluşlarına veyahut da İdareye veya TOKİ’ye teklif ediliyor.
Yapıda anlaşması sağlanmasının ardından belediyeye başvuru yapılıyor. Hak sahiplerinin tespitinin ardından hibe ve kredi için sözleşme imzalanıyor. Böylece kampanyaya katılım sağlanıyor.
HİBE VE KREDİ NE KADAR?
Kampanya kapsamında her bağımsız bölüm için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği veriliyor. İş yerlerinde ise 437 bin 500 TL hibe, 437 bin 500 TL kredi, 125 bin TL taşınma desteği sunuluyor.
Bu destek, o sırada evde kim yaşıyorsa ona veriliyor. Yani eğer evde kiracı varsa, 125 bin TL'lik taşınma yardımı doğrudan kiracıya ödeniyor. Eğer ev sahibi kendi oturuyorsa veya ev boşsa ödeme ev sahibine yapılıyor. Bu, kiracıları da koruyan önemli bir detay.
Hibe ve kredi ödemeleri bakanlık tarafından yüklenici firmalara yapılıyor. Bakanlık, inşaatın başlamasıyla birlikte bu süreci 4 aşamada gerçekleştiriyor.
Projenin başlangıcında yüzde 30, taşıyıcı sistemin tamamlanmasında yüzde 30, sıva aşamasında yüzde 30 ve yapı kullanım izni alındığında kalan yüzde 10'luk kısım firmaya ödeniyor.
Kampanya kapsamında kredi geri ödemesi, yapı ruhsatının alınmasından 2 yıl sonra başlıyor ve 10 yıl vade imkanı sunuluyor.
Ödemenin başladığı ilk yıl faiz uygulanmıyor. Sonraki yıllar enflasyon oranının yarısı kadar güncelleme yapılıyor. Hak sahiplerine kredi verilirken gelir ve kredi puanı gibi kıstaslara bakılmıyor.
Eğer birden fazla eviniz varsa, diğerleri için hibe verilmiyor; ancak konut başına 1 milyon 750 bin TL, iş yeri başına 875 bin TL kredi desteği veriliyor.
Birden fazla binanın ada bazında anlaşılarak site benzeri büyük çaplı dönüşümü durumunda da Yarısı Bizden desteğinin "alan bazlı dönüşüm modeli" sunuluyor.
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinesinde inşaatları TOKİ veya Emlak Konut GYO üstleniyor. Bu modelde vatandaşlara 875 bin liralık hibe verilip, bina maliyetinden düşürülüyor. Kalan borç ise uzun vadeli uygun ödeme koşullarıyla taksitlendiriliyor.
Yarısı Bizden kampanyası, mali desteğin dışında hem müteahhitler için hem de vatandaşlar için güven ortamı oluşturuyor.
HEM MÜTEAHHİTE HEM VATANDAŞA GÜVEN SAĞLIYOR
Dönüşüme girmesi planlanan binalarda sürecin kampanya bitmeden başlatılması özellikle önem taşıyor.
Ödemelerin bakanlık tarafından doğrudan yükleniciye yapılması, süreçte finansman güvencesi sağlarken; vatandaş açısından da kamu otoritesinin sürece dahil olması önemli görülüyor.