Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Müzik Lana Del Rey west coast, jennifer lopez First Love, Mobb Deep, Müzikte yarıyıl raporu, sırma karasu, hit şarkılar

        Sırma KARASU / HT CUMARTESİ

        sirmakarasu@gmail.com

        2014’ün ilk yarısında hem müzik dünyası gediklilerinin yeni albümlerine kavuştuk hem de bazı yeni ve muazzam isimlerin albümleriyle tanıştık. Janra’larına göre kayda değer yeni albümleri derledim MP3 çalar ve akıllı telefon çağı, müziği single halinde dinlenir hale getirdi. Uzun uzun, elinize albümün fiziksel kopyasını alıp kapak kitapçığı okşama romantizmi yapacak değilim. Ancak bu sene Batı müzik endüstrisi cidden iyi çalışmış. Dinlediğim albümlerdeki arka arkaya iyi şarkılar sayesinde, playlist yapmaz oldum. Yaz ayları tatile giderken arabada, bahçe, balkonda arkadaşlarla otururken veya tek başınıza yürüyüş yaparken albümün ruhuna girmek için ideal. 2014’ün ilk yarısında hem müzik dünyası gediklilerinin yeni albümlerine kavuştuk hem de bazı yeni ve muazzam isimlerin yeni albümleriyle tanıştık. Janra’larına göre kayda değer yeni albümleri derledim.

        ROCK

        Beck Morning Phase: “Beck’in olgunluk dönemi albümü” demek yerinde olur. 2002’de çıkardığı “Sea Change”de olduğu gibi “Morning Phase” albümünde de kendine has ironik şarkı sözlerini ve Los Angeles’a has rap, hip-hop break beat’leri taşıyan sound’unu bir kenara bırakmış. Mutsuzluktan doğaya, güzel olana kaçışı salık veren albüm folk-rock tarzında. Albümün ilk şarkısı “Cycle”da duyacağınız yaylı uvertürü Beck’in babası David Campbell tarafından yönetilmiş ve albümün müzikal temasını tanıtıyor. Favoriler: Blue Moon, Morning

        Wolfmother - New Crown

        5 yıl önce yayınlanan “Cosmic Egg” albümünden bu yana basçıları Rick Ross ve baterist Myles Heskett’ın ayrılışıyla kan kaybeden grup, sürpriz albümleri “New Crown”ı çıkardı. “New Crown”da 2005’te çıkardıkları grupla aynı isimli “Wolfmother” albümündeki “Woman” ve “Joker and the Thief” gibi Black Sabbath/ Led Zeppelinvari “kafa sallamalı” hit şarkılar yok. Albümü Bandcamp sitesinden bedava sınırsız dinleme ve ücretli indirme seçeneğiyle kendilerinin yayınlamaları iyi olmuş. Ancak keşke prodüksiyonu evde kendileri yapmasalarmış. Şarkıların farklı ses yükseliğinde kaydedilmesi ve mastering’indeki uyumsuzluk sıradan müzik dinleyicisinin dahi anlayacağı bir rahatsızlık yaratmış. Ancak yine de “She Got it”, “I Ain’t Got No” ve “Feelings” gibi punk-rock parçaları için dinlemeye değer eğlenceli bir albüm. Favoriler: She Got It, Feelings

        Jack White- Lazaretto

        Jack White’ın ikinci solo albümü Lazaretto, hem diğer projeleri The White Stripes ve The Dead Weather’a hem de önceki solo albümü Blunderbuss’a göre daha “yumuşak”. Yumuşaktan kastım daha az distortion daha fazla vokal. White bu albümde aslında her şarkısının alt metni olan blues ve folk-rock’ı ön plana çıkarmış. Kızıl, esmer ve kumral üç kadın arasında kararsız kalan bir adamı anlatan 1928 tarihli Blind Willie Mctell cover’ı keyifli ve çapkın, “Three Women” şarkısından, melankolik “Would You Die for my Love” şarkısına geçiş, bu albümün White’ın olaylı boşandığı model eşi Karen Elson’a olan öfkesiyle hazırlandığını doğrular biçimde giderli ve atarlı. Favoriler: Lazaretto, Three Women Wolfmother

        Kasabian 48:13

        Glastonbury Festivali’nin bu seneki headliner’larından biri olan grubun 5’inci stüdyo albümü olan “48:13”, ismini albümün süresinden alıyor. Cidden dinlerken yerinizde duramayacağınız, dans etmek isteyeceğiniz bir albüm. Her ne kadar gitarist Serge Pizzorno albümü “İçinde hiphop, elektronik müzik ve 60’lar rock’ını harmanlayan yeni bir dil yarattık” diye tanımlasa da dinlerken “Bu Kasabian” dememek imkânsız. Favoriler: eezeh, bumblebeee

        ELEKTRONİK/DANS

        Röyksopp & Robyn- Do It Again

        En güzel tanım; “rahatsız etmeyen elektronik müzik” sanırım. Bu üçlünün kötü bir şey çıkarması imkânsız. Albümde 80’ler diskosundan 90’lar club müziğine kadar ve chill-out’a kadar geniş bir yelpaze var. Favoriler: Monument, Do It Again

        Example- Live Life Living

        Example’ı ilk keşfettiğimde hiç tarzım olmamasına rağmen “Won’t Go Quietly” şarkısını loop’da binlerce kez dinlemiştim. Resmen gizli zevkim olmuştu. Arada yaptığı işleri biraz fazla “Euro-Trash”ti. Son albümünden erken yayınladığı “One More Day” ve “Kids Again”de insanı 90’ların rave müzik sound’una götüren, Gala’nın unutulmaz hiti “Freed From Desire”ı ve Nothing But the Girl’ün “Missing”ini hatırlatan göndermeler duymak mümkün.

        HIP-HOP

        Jennifer Lopez- A.K.A

        Bana göre J.Lo, ilk albümü “On The 6” ve “This is me... Then” ile pop ile hip-hop ve rap’in arasında köprü kuran ilk şarkıcı. Lopez’den önce pop şarkılarının rap remix’leri yapılmazdı. Bu albümde de o etkiyi görmek mümkün, şarkıları söylemek yerine ritimli okumuş. Bazı şarkılarda club ritimleri ve dub-step şarkıların pop janra’sından uzaklaşmasına sebep olmuş. Yine de 2014’ün şimdiye kadar yayınlanmış en iyi prodüksiyonlu albümlerinden biri. Favoriler: First Love, I Luh Ya Papi

        Mobb Deep- The Infamous Mobb Deep

        New York’lu rap ikilisinin durumu enteresan; 22 senelik kariyerlerine ve 8 albüme rağmen ilk 40’a girebilmiş bir tane dahi single’ları yok. Bunun sebebi Amerikan hiphop dünyasının bizim müzik endüstrisine benzemesi. Doğru adama yanaşamadıysanız sesinizi duyurmanız biraz zor. Fakat eğer siz de benim gibi 50 Cent, Jason Derulo ve türevlerinin aşırı şatafatlı tarzlarından sıkıldıysanız ve “old school” gangsta rap ihtiyacı içindeyseniz buyrun. Favoriler: Taking You Off Here, Get Down

        Kid Cudi- Satellite Flight The Journey to Mother Moon

        Kanye West’in eski kalfası hip-hop’çı hipster Kid Cudi, önceki albümlerindeki uzay temasına devam ediyor. Ana akım hip-hop’tan uzak sofistike sound’u içinde Daft Punk’tan synth’leriyle Vangelis’e kadar öğeleri içeriyor. Hip-hop müziğe deneysel bir bakış getiren bu albümü şiddetle tavsiye ederim. Favoriler: Too Bad I Have To Destroy You now, Balmain Jeans

        POP

        Lana Del Rey- Ultraviolence

        Lana Del Rey’in melankolik ve vintage havasına yaraşır bir biçimde aslında “Ultraviolence”, yazın değil de karanlık sonbahar havasında tüketilmesi gereken bir albüm. İçindeki Black Keys vokalisti Dan Auerbach destekli blues tadında gitar riff’leri mi yoksa şarkı sözleri mi insanın içini daha fena kanırtıyor bilemiyorum. Peggy Sue ve Julie London gibi kadın şarkıcıların tarzlarını hissetmek mümkün. Aşk, ihtiras, tutku, mutsuzluk ve çılgınlık dolu muazzam bir albüm. Bu arada “Shades of Cool” süper Bond filmi şarkısı olurmuş. En son şarkı olan Jessie Mae Robinson cover’ı “The Other Woman” ise Del Rey’in küskün, müzmin mutsuz kız hallerine inanılmaz yakışmış. Favoriler: West Coast, Cruel World

        Pharrell Williams- Girl

        Pharrell Williams hakkında söylenmemiş pek bir şey kalmadı. 2013 onun senesiydi; Daft Punk’tan Thicke’e estirdi. Yardımcı oyuncu olarak muhteşem işlere imza atan Pharrell, iş solo albüme gelince aynı başarıyı yakalamakta zorlanıyordu; ama bu defa öyle değil. “Girl” albümündeki 10 şarkı da 70’ler ve 80’lerin keyifli sound’larını taşıyor. En güzeli de Pharrell’in bunca başarısına rağmen Kanye ve Jay-Z’nin ukala tavırlarından uzak, eğlenceli ve hafif tarzı. Favoriler: Gust of Wind, Happy

        Kylie Minogue- Kiss Me Once

        Kylie Minogue’un 2001 tarihli “Fever” albümünden beri yani tam 13 senedir ondan aynı performansı bekliyorum, nafile... “Kiss Me Once”, “Fever” albümünün sofistike havasından uzak, tipik bir Kylie Minogue albümü. Tüm albümü neredeyse falsetto’dan söylemiş, parçalarda da 80’ler gençlik filmi müziklerini andıran synth’ler, melodiler... Ancak albüm bayağı eğlenceli. Bahsettiğim sebeplerden ötürü naif ve havai bir havası var. Arabada takıp yol yapmalık albüm. Favoriler: Les Sex, I was Gonna Cancel

        Az bilinen cevherler:

        Parquet Courts- Sunbathing Animals

        La Sera- Hour of the Dawn

        Dum Dum Girls- Too True

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ