Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat

        Irak Savaşı sonrası üretilen filmlere ‘İngiliz’ bakışı denebilir. Ken Loach imzalı, 2007’de yaşanan gerçek bir olaydan yola çıkan “Tehlikeli Yol”, ‘Route Irish’te canına kıyılan masum bir adamın videosunun açığa çıkmasıyla yaşanan vicdan ve intikam muhasebesini ele alıyor. Bunu yaparken yönetmenin duyarlı politik yaklaşımıyla bu dönemde üretilen çoğu Hollywood örneğinin üzerinde bir esere dönüşüyor.

        Route Irish’ adlı Irak’taki ‘Yeşil Bölge’ ile ‘Bağdat Havaalanı’ arasında konuşlanan bir yerin üzerine bina edilen bir politik-dram. Aslında aklınıza hemen Paul Greengrass, Tony Gilroy gibi isimler gelebilir. Ancak bu eserin yönetmenlik koltuğunda Ken Loach oturuyor. ‘Ultra solculuk-az sinema’ görüşünü arka plana iten sinemacının bu sefer klasik anlatı metotları ve Paul Laverty’nin metniyle amacına ulaştığı kesin.

        Irak cephesinde her öteki mayın gibi midir?

        Muhalif’ bir tabandan seslenen “Tehlikeli Yol” (“Route Irish”, 2010) Irak Savaşı’nda masum bir şekilde kurban edilen bireyler üzerine “Tanrının Vadisi”nde (“In the Valley of Elah”, 2007) gibi milliyetçi eserlerden daha çok söylüyor. Kurbanı bir ‘İngiliz’ olarak seçip ‘Iraklılar’ı meselenin dışında bırakması ve gündeme ‘her ötekiyi mayın olarak gören emperyalist Amerika’ gözlemini getirmesi açısından takdire şayan.

        Cephedeki bir video görüntüsünün ahlaki, insani ve politik boyutunu ele alan yapıtın, mahremden ziyade psikolojik açılımlara uzandığı kesin. Loach’un da TV oyuncularından oluşturduğu kadrosunu düz bir anlatı ile desteklemesi projenin lehine olmuş.

        Sosyal gerçekçi inadını bir kenara bırakmış

        Bu videoyu merkezine yerleştiren anlatının 2007’de yaşanan gerçek bir olayı, İngiliz tarafı üzerinden masaya yatırması bir de özeleştiri getiriyor aslında. Zira Paul Laverty’nin esas amacı, her ırkın Irak cephesinde bir ötekiye, militana ve düşmana dönüştüğü gerçeğine parmak basmak.

        Bu noktada diri diri gömme meselesinin tersine çevrilmesi sarsıcı bir politik uzantı getirirken, o korkutucu ‘yol’un masumları kurban etmesiyle oluşan ‘terörizm’e yakın olgu da gizli bir motivasyon aşılamış. Loach’un ise esas amacı kariyerinde daha önce pek rastlamadığımız bir şey yaparak, bir olaya dışarıdan bakış atıp ‘sinemasız işçi sınıfı bireyi hikayesi’ni rafa kaldırmak. “İşte Özgür Dünya”dan (“It’s a Free World...”, 2007) sonra 2000’lerde bu konudaki en işlevsel ürünü de halihazırdaki eser kanımca.

        Irak Savaşı’na dışarıdan bakış

        Politik-dram noktasında Irak Savaşı sonrası oluşan Amerikan bakışını keskin bir eleştiriye tabi tutan eserin, bu dönemde üretilen çoğu Hollywood ürününün üzerinde olduğu da bir gerçek. Bu durum nadiren de olsa Loach’u tebrik edecek bir şey bulmamızı sağlıyor.

        Tehlikeli Yol”, savaşa konuşlanmış Amerikan askerinin; ahlaki, faşist ve otoriter bakışı konusundaki ‘emperyalist’ gözünü, ‘sıradan bireyler’in çerçevesinden gerektiği gibi çizmeyi becermiş. Yani yönetmeninin solcu tabanından destek görürken, meseleye dışarıdan bir gözle mercek tutmasını bilmiş.

        Künye:

        Tehlikeli Yol (Route Irish)

        Yönetmen: Ken Loach

        Oyuncular: Mark Womack, Andrea Lowe, John Bishop, Talib Rasool, Trevor Williams, Stephen Lord

        Süre: 107 dk.

        Yapım yılı: 2010

        keremakca@haberturk.com

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ