Muhteşem bir şov: "İstanbul İstanbul"! VİDEO
Özgün ve çarpıcı performanslarıyla tanınan La Fura dels Baus, İKSV'nin 40. yılı için özel olarak sipariş edilen yeni projesinin dünya prömiyeri için bu akşam ve yarın akşam İstanbul'da!
Barselona’dan Atina’ya, Salzburg’dan Milano’ya, Tokyo’dan Sydney’e dünyanın belli başlı kentlerinde, operalarında, tiyatrolarında vurucu, şaşırtıcı, renkli yapıtlar sergileyen dünyaca ünlü La Fura dels Baus topluluğunun İKSV için özel olarak hazırladığı “İstanbul İstanbul” adlı projesinin dünya prömiyeri,
21 Haziran Perşembe ve 22 Haziran Cuma akşamları saat 21.00’de Haliç Camialtı Tersanesi’nde gerçekleştirecek.
#video#63004#Tanıtım videosu için tıklayınız...#
#galeri#414818#Galeri için tıklayınız...#
İKSV’nin 40. yılı için özel olarak hazırlanan bu gösteride kocaman bir top içinde gökyüzünde salınan oyuncular, yine Haliç’e tepeden bakan bir uçan at ve 60 kişiden oluşan bir insan kulesi coşkuyla izlenecek. Dokuz metre boyunda bir dişi kuklanın dudaklarından dökülen İstanbul dizeleri ve bir kum saati içinden yükselen canlı nağmelerle La Fura dels Baus, İstanbullulara unutamayacakları bir gösteri sunacak.
“İSTANBUL İSTANBUL”U TÜRKİYE’DEN 80 GÖNÜLLÜ DANSÇI VE OYUNCU SAHNELEYECEK
Tüm dünyada açıkhavada yaptıkları gösterileri gittikleri ülkelerden ekip ve gönüllü gençlerle gerçekleştiren La Fura dels Baus, İstanbul’daki bu olağanüstü performansı sahneleyecek ekibi bir başvuru sistemi üzerinden seçti. Performans, 250 başvuru arasından seçilen 80 gönüllü dansçı ve oyuncu ile gerçekleştirilecek.
ULUSLARARASI BASINDAN LA FURA DELS BAUS’A ÖVGÜLER
Uluslararası basında gösterilerinden övgüyle bahsedilen La Fura dels Baus için İngiltere’nin
The Telegraph gazetesi şu cümlelere yer veriyor: “Müthiş bir görselliğe ve cesarete sahip gürültülü, yaratıcı ve çılgın bir fiziksel tiyatro”. İspanya basını ise topluluğun gösterilerini şöyle yorumluyor: “La Fura tribünde, yerde, gerçek ya da hayali bir sandalyede oturarak izlenecek bir topluluk değil. Oturan varsa, ayağa kalkmalı. Onların gösterileri izlemek için değil, yaşamak için.”