Kumkuat (kamkat) nasıl yenir, tüketilir? Kumkuatun faydaları nelerdir?
Turunçgiller ailesinin en küçük ama en iddialı üyelerinden biri olan kumkuat, son yıllarda hem mutfaklarda hem de sağlıklı yaşam arayışlarında daha sık karşımıza çıkıyor. Kabuğuyla birlikte yenebilen ender meyvelerden biri olması, onu benzerlerinden ayırırken tadıyla ilgili kafalarda da soru işaretleri yaratıyor. İşte, kumkuat ile ilgili günlük beslenmeye nasıl eklenebileceği, kimler için uygun olduğu ve hangi formlarda daha çok tercih edildiği gibi detaylar yazımızda.
ABONE OLKüçük boyutuna rağmen güçlü aromasıyla öne çıkan kumkuat, son dönemde sağlıklı beslenme başlıklarının vazgeçilmez meyvelerinden biri haline geldi. Alışılmış portakal ya da mandalina deneyiminden farklı bir tat profiline sahip olması, bu meyvenin nasıl yenmesi gerektiği konusunu da doğal olarak gündeme taşıyor. Kabuğunun yenip yenmediği, tek başına mı yoksa farklı tariflerle mi tüketildiği en çok araştırılan konular arasında yer alıyor. Peki, kumkuat nasıl yenir, tüketiminde nelere dikkat edilir.
Kumkuat, turunçgiller ailesinin en küçük ama karakteri en güçlü üyelerinden biridir. İlk bakışta minik bir portakalı andırsa da hem tadı hem de tüketim biçimiyle klasik turunçgillerden belirgin şekilde ayrılır. Ana vatanı Güneydoğu Asya olan bu meyve, özellikle Çin mutfağında yüzyıllardır hem besin hem de şifa kaynağı olarak kullanılır. Günümüzde Akdeniz iklimine uyum sağlaması sayesinde Türkiye’de de giderek daha fazla yetiştirilmeye başlanmıştır. Kumkuatı özel kılan en önemli unsur, kabuğunun yenilebilir olmasıdır. İnce, aromatik ve hafif tatlı olan kabuk; iç kısmın ekşi ve ferahlatıcı yapısıyla dengelenir. Bu zıtlık, kumkuatı tek başına bile oldukça sofistike bir lezzet haline getirir. Aynı zamanda mutfakta hem tatlı hem tuzlu tariflere uyarlanabilen nadir meyvelerden biridir.