Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ebru AYAZ / HABERTÜRK MAGAZİN

90’LI yıllara damga vuran şarkılarıyla Türk pop müziğinin önemli temsilcilerinden biri olan Hakan Peker, yeni albümü ‘Efsane Şarkılar’ı piyasaya sundu. 90’lı yıllarda hit olan parçalarını yenileyen Peker, HT Magazin’e samimi açıklamalarda bulundu. Sanatçıyla Türkiye’deki müzik endüstrisini, evliliğini ve torun sahibi olmasını konuştuk.

■ ‘Efsane Şarkılar’ albümünü yapmaya nasıl karar verdiniz?

1.5 sene önce hit olan şarkılarımı bir albümde toplamak istedim. Bunlardan bazıları milyon satan albümlerin şarkılarıydı. 13 şarkılık bir repertuvar yaptık. Projeye Feyyaz Kuruş’la beraber başladık.

■ Albümde ne tür düzenlemeler var?

Yenilik olarak ‘Ateşini Yolla Bana’ şarkısında sanatçı arkadaşımız Tepki’nin yaptığı rap müzik var. Klibini 80 kişilik bir ekiple kendim çektim.

‘ÇARŞI ŞARKIMI KENDİNE MAL ETTİ’

■ Klip için ‘Ateşini Yolla Bana’ şarkısını neden seçtiniz?

20 yıl evvel bu şarkı, ilk önce Beşiktaş İnönü Stadyumu’nda çaldı ve bir karnaval şarkısı haline geldi. Sonra Fenerbahçe, Trabzonspor ve Galatasaray derken milli takımın şarkısı oldu. Sonraları da Çarşı bunu bir slogan haline getirerek kendine mal etti. 20 yıldır Beşiktaş ne zaman galip gelse bu şarkı çalar. Şarkının yeni halinde ‘Siyah beyaz bir resim’ benzeri sözler yazıldı, bir jest yaptık. Bir Fenerbahçeli olarak vefa duygusuyla hareket ettim.

■ Şarkınızı Beşiktaş’ın benimsemesi bir Fenerbahçe taraftarı olarak nasıl bir duygu?

Şarkımı kim çalarsa çalsın, sonuçta ben sanatçıyım. Hiç umurumda değil yani, ben şarkılarımı insanların dinlemesi için yapıyorum. Yeni stadın açılışında da çalacaklarmış, bana da bir davet gelirse gidip canlı söylemek bile isterim.

‘MÜZİK SEKTÖRÜ ÇÖKMÜŞ DURUMDA’

■ Müzik sektörünün gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ekonomik olarak bakarsak, internet üzerinden kolay erişimin karşılığını yapımcı ve sanatçı da alırsa iyi şeyler ortaya çıkar. Çünkü iyi bir şeyler yapmak istiyorsanız bütçeye ihtiyacınız var. Müzik her şeyiyle bir endüstridir ama bizde müzik endüstri olamadığı için...

■ Müzik sektörü zor durumda mı diyorsunuz?

Zor durumda değil, çökmüş durumda. Yok yani. Ben yeniler kadar etkilenmiyorum çünkü benim bir kariyerim var. Maddi manevi belli bir doyuma ulaşmışım. Ama yeniler için problemli bir iş. Şimdi artık dizilerde şarkılarını yayınlatırsan şarkıların seviliyor. Yani milletin seni dinlemesi için gözüne sokman lazım. O yüzden müzik yerini dizilere bıraktı. Bu işin ölmeyen bir tek yanı var o da konserler.

■ Gündelik hayatınızda neler yapıyorsunuz?

Haftada 3 gün kardiyo yapıyorum. Yediklerime dikkat ediyorum. Kameraların olmadığı dönemlerde baklavalar börekler havada uçuşuyor. Spor yaptıktan sonra yemek yemeyi hak ettiğimi düşünüyorum. Yemek için spor yapıyorum.

■ Her zaman güler yüzlü ve dinamik görünüyorsunuz. Gerçek hayatta da böyle misiniz?

Zaman zaman öyleyim, zaman zaman tam tersiyim. Ama gülmenin bana yakıştığını çok iyi biliyorum. Bazen öfkelenip sinirleniyorum, o zaman lanet bir suratım var, o ortaya çıkıyor. Ben bile kendimi çekemiyorum.

‘YAŞLANMIYOR YORUMUNDAN SIKILDIM’

■ Sizin için ‘Yaşlanmıyor, hep aynı yaşta’ diyorlar. Bu yorumlar sizi nasıl etkiliyor?

Bundan çok sıkıldım artık. 40 yaşında da öyle diyorlardı, şimdi de öyle diyorlar, 5 sene sonra da aynı şeyi söyleyecekler. Sıkıcı değil mi sürekli birilerinin ‘Ya ne kadar gençsiniz’ demesi? Mesela 40 yaşında genç bir sanatçısınız, ölseniz ‘Genç öldü’ diyecekler, doğru mu? Peki siz genç gösteriyorsunuz ne demek ya? Zaten 40 yaşındaysan gençsin. Bu ülkede insanlar 50 yaşında ölüyor sanki.

■ 50 yaşında sizin gibi görünmüyorlar ama...

Ama ben ne yapayım, o da onların problemi, öyle olmaması lazım yani. Ben de insanlara şaşırıyorum, ‘Niye yaşlı görünüyorlar’ diye. Ben yakışıklıyım aslında, kimse bunu söyleyemediği için bana ‘Gençsiniz’ diyorlar.

■ Sosyal medya hesaplarınızda da bu tarz yorumlarla karşılaşıyorsunuzdur.

Bazen yorgun halimle bir fotoğraf paylaşıyorum internette, ‘Hah yaşlandı işte’ diye yazıyorlar. Sanki bekleyip yakalamaya çalışıyorlar. Türkiye’de insanların yaş takıntısı var. ‘Kaç yaşındasın?’ diye soruyor mesela, sana ne yani, ne fark eder? İnterneti açıp bakarsın çok merak ediyorsan. Eskiden olsa yalan söyleme durumu vardı ama şimdi internette yazıyor kaç yaşında olduğun sonuçta.

■ Müziği bırakmayı düşündüğünüz oluyor mu?

Türkiye’de Ajda Pekkan 70 yaşına kadar müzik yapıyorsa ben niye müziği bırakayım? Sezen Aksu hâlâ bırakmadıysa, benden evvelki kuşaklar bırakmadıysa, ben neden bırakayım? Benim o kadar hayran kitlem var ki, bir konsere çıktığım zaman 40 bin kişi geliyor. ‘Ne zamana kadar yaparsınız?’ diye sorarsanız, karşılığını aldığım sürece yaparım.

‘Satmayan albümlerimi sevmiyorum’

■ Bir yapımcı ve sanatçı olarak sizce başarılı bir albüm nasıl olmalıdır?

Bütün ülkeye mal olması gerekir. Ben mesela satmayan albümlerimi sevmiyorum. Tirajı düşük olduğu zaman ben o şarkıyı sevmem. Müziğe başladığımda ‘Hakan Peker’in ismi 20 sene sonra bu ülkede olmayacak’ deniliyordu. Bunu diyen gazeteciler unutuldu. Rafet El Roman’a da aynı şeyi söylemişlerdi. Tarkan ‘Kıl oldum abi’ deyince ‘Zibidinin teki’ dediler. İnsanlar bizimle beraber diskolarda Türkçe müzik dinlemeye başladılar.

‘Dede değilim büyükbabayım’

■ Dede olmak nasıl bir duygu?

Güzel şeyler düşünüyorum. Ama ben dede değilim, büyükbabayım. Torunum bana Pekerino diyor. İtalyanları çok sevdiğim için böyle bir isimle sesleniyor.

‘Bu camiada evlilik zor’

■ Evliliğiniz nasıl gidiyor? Sanat camiasında evlilikler neden sürmüyor sizce?

Benim için iyi gidiyor. Bu camiada zor, sanatçı eşleri açısından zor. Sanatçı önce ‘Ben’ der, o yüzden. Eşlere çok görev düşüyor. Ben uzun yıllar bu yüzden bekâr kaldım mesela. Sanat biraz daha özgürlük istiyor.