"Oyunculuk uğruna evliliğim bitti"
'Düşman Kardeşler' dizisinin Leyla'sı Oya Aydoğan, 35 yıllık meslek hayatının hatalarını, oyunculuk aşkını, anneliği ve aşkı değerlendirdi
"Meslek hayatımda hayranlarım benim için hep ön planda oldu. Ben oyunculuk yapabilmek için çok savaş verdim. Oyunculuk uğruna evliliğim bitti."
HT MAGAZİN / Oya DOĞAN / Özel Röportaj
Türk sinemasının tartışmasız en önemli isimlerinden biri Oya Aydoğan. Ama benim için çok başka bir anlamı var. Çünkü o benim çocukluk kabusum. Neden mi? Hayatımda resmi evrakla ilk tanıştığım gün üzerinde Oya Aydoğan yazıyordu. Ne zaman bana uçak bileti alınsa sonuç değişmiyordu ve biletimde Oya Aydoğan yazıyordu. 17 yaşındayım ve bir dergide ilk kez bir haberim yayınlanacaktı. Heyecanla derginin çıkmasını bekledim. Haber 1 Nisan'da yayınlandı ve imza Oya Aydoğan'dı. Aradan yıllar geçti. Perşembe akşamı Bloomberg HT'de ekrana gelen Yerli Dizi programımda buluştuk. Önce bu hikâyeyi konuştuk, ardından da oyunculuktan aşka, arkadaşlıktan anneliğe her şeyi masaya yatırdık.
Oya Hanım, ben yıllarca adım Oya Doğan dedim insanlara ama insanların beynine nasıl kazındıysanız hep Oya Aydoğan yazdılar...
Oya'cım, ben bu sevgiyi fedakârlıklar karşılığında kazandım. 30 küsur yıllık meslek hayatımda hayranlarım benim için hep ön planda oldu. Ben oyunculuk yapabilmek için çok savaş verdim. Karşılığında evliliğim yürümedi, aile hayatım olmadı. Oyunculuk uğruna evliliğim bitti. Ama hayata bin kere gelsem yine Oya Aydoğan olmak isterdim.
Türk sinemasında çok ciddi bir varlığınız var ama son yıllarda hep dizilerde izliyoruz sizi. Bugünden geçmişe baktığınızda nasıl bir değişim görüyorsunuz?
İyi ki diziler çıkmış. Yoksa biz nasıl para kazanacaktık? Senerlerce Oya Aydoğan olduktan sonra gidip bir Fransız kolejinde öğretmen olamazsın. O yüzden ben dizilere çok saygı duyuyorum. Oya'cım sinema gerçekten aşk ve gerçekten dizi sinemadan farklı. Yani resmen yer yerinden oynamış gibi. Mesela bizim sette kuaförümüz yoktu, saçlarımızı bigudilerle geceden sarardık. Sadece sandviç verilirdi. Kıyafetleri kendimiz ayarlardık. Sahte takı takamadığımız için zengin akrabalarımızdan mücevher alırdık. Saat 08.00'de sette olunurdu ve herkes servisle giderdi. Setiniz bitse bile paydos verilmesini beklerdiniz. Şimdi başrolseniz özel arabalarla alınıyorsunuz. Bir de para yoktu. Ben senede 50 filmde oynardım. 8 sene sonra küçük bir ev alabildim. Şimdi sponsorlar var. Hayat kolay.
Bazen "Neden bu kadar cefasını çektim?" diyor musunuz?
Asla demem. Karşılığında büyük bir sevgi aldım. Mesela Bülent Ersoy'la gezerken onun peşinden koşulmasına alışığım ama 'Bez Bebek'ten sonra benim peşimden çocuklar koşmaya başladı. Bülent kenarda durup beni bekliyordu. O dizinin bana çok yararı oldu. Bu sevgi için her şeye değer.
CEM VE MAHSUN GEÇMİŞİ UNUTTU
Sizin kuşağın hem oyuncularla hem de gazetecilerle arası çok iyi. Son dönem gazeteci-oyuncu ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Basına konuşmamayı bir şey zannediyorlar. Mesela Cem Yılmaz ve Mahsun Kırmızıgül, şimdi kimseyle konuşmuyorlar. Cem Yılmaz bir kanalın gecesinde oturduğu yerden fırlayıp dansçı kızlarla şov yapardı. Buralara gelene kadar ikisi de büyük fedakarlıklar yaptılar. Ama onlar bugünkü hallerini görüyorlar, geçmişi unuttular.
Yeşilçam'da starlık vardı. Bu devirde starlar var mı?
Eskiden bir filmde Türkan Şoray varsa alt kadro tanınmamış insanlardan oluşsa da iş giderdi. Ama bugün star denilince aklıma Kenan İmirzalıoğlu, Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat geliyor. Ama kimse bir dizide bu isimler oynuyor diye izlemez. Mutlaka alt kadronun da iyi oyunculardan oluşması gerekiyor. İyi senaryonuz olsa da halk sevilen bir yüzü görmek istiyor.
Sizin için Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi erkek ve kadın oyuncusu kim?
Gelmiş geçmiş en iyi oyuncu, yeri doldurulamayacak isim kesinlikle Yılmaz Güney'dir. Çok erken öldü. Eğer o yaşasaydı Türk sinemasını dünyaya tanıtan isim olacaktı. Ama en iyi çift diye soruyorsa Türkan şoray ve Kadir İnanır'dır. Onların çektiği o harika filmlerin karşısında hazırola geçmek lazım.
GENÇLERİN İDOLÜ ACUN ILICALI
Biraz özel hayatınızı konuşalım... Aşkla aranız kötü mü bu aralar?
Hayatımda biri yok ve şu saatten sonra biriyle olacaksam işime saygı duyması gerekir. Çünkü bugüne kadar hayata işimi kıskanan, Oya Aydoğan'ın yanında ezilen insanlar girdi. Bir de yalnız çok rahatım.
Dikkat edin, yalnızlık en büyük sevgiliniz olmasın...
Doğru diyorsun, inşallah olmaz.
Oğlunuz Gurur 23 yaşına geldi ve duyduğuma göre onu da oyuncu yapmak istiyormuşsunuz...
Çok istiyorum. Onu kandırmak için üç senedir uğraşıyorum. Çok yakışıklı ve utangaç bir yapısı var. Ama rahatlıkla jön olabilir. Şimdi ders alıyor. Önümüzdeki aylarda bir dizide oynayacaktır. Aslında hayali yapımcı olmaktı. Acun Ilıcalı gençlerin ufkunu açtı. Gençlerin idolü artık Acun ılıcalı olmak.
Düşman Kardeşler çok sıcak bir işti. Tarık Pabuçcuoğlu çok iyi arkadaşım. Sette atışıp durduk. Kaan Urgancıoğlu oğlumu oynuyor. Çok iyi bir uyum yakaladık. Resmen anne-oğul olduk. Dizimiz yüksek reytinglerle başladı ama biz AB'ye hitap edemedik.
Tiyatrodan çok sıkılıyorum
Neden bugüne kadar tiyatro yapmadınız?
Verilen emeğin karşısında maddi imkanı çok az. Ben yüksek sesle konuşmaktan bile çekinirim. Biliyorum arkadaşlarım kızacak ama tiyatroya gitmeyi de sevmiyorum, çok sıkılıyorum. Bir oyun izlerken "Bitse de gitsem" diyorum. Ama tiyatro önemli bir sanat, siz mutlaka gidip izleyin.
Siz hep geçinilmesi zor kişilerle arkadaşlık ediyorsunuz. Bunun sırrı ne?
Benim daha az uysal olmam. Önceden daha sakindim. İyi arkadaşlık tek taraflı olmaz. Sen yüzde 70 iyiysen, karşı taraf yüzde 30 iyi olmak zorunda ki arkadaşlık devam etsin.
Bülent Ersoy'la en son küstünüz. Son durum ne?
Barıştık, telefonda konuşuyoruz. En kısa zamanda yemek yiyeceğiz.