Başrollerini Murat Ünalmış ve Tuvana Türkay’ın paylaştığı Deli Gönül'ün 5. bölümü bu akşam yayınlanacak. Birbirine hem çok yakın hem çok uzak olan iki aşığın hikayesini konu edinen Deli Gönül'ün 5. bölümünde Kadir, zorum durumda kalacak bir anlaşmayı kabul ediyor. İşte Deli Gönül 5. bölüm fragmanı...

Ahmet’in zamansız gelişi ile Fatmanur’un yapmak istediği hesaplaşma yarım kalır. Fakat Fatmanur bu konuşmayı yapmaya kararlıdır ve başına geleceklerden habersiz, tehlikeli bir hamle yapıp Kadir’in sorusu ile birlikte verdiği kararları sorgulamaya başlar.

Kadir sevdiği kadının hem ona bu kadar yakın hem de bu kadar uzak olmasından rahatsız, okuldan ayrılmak için Türkan’a yaptığı ricayı yenileyecer. Fakat Türkan’ın onu göndermeye hiç niyeti yoktur.

Şükran’ın annesinin olmaması durumunun okulda yarattığı gerginlik, Kadir’i bir takım kararlar almak mecburiyetinde bırakır. Kadir, kızına yardım ederken kendini zor durumda bırakacak bir anlaşmaya evet der.

Türkan, Kadir’e yardım ediyor gibi görünen; ancak Kadir’in zor durumda kalmasına neden olacak çok tehlikeli bir sürpriz hazırlar.

Ailenin Fatmanur ve Ahmet’e yaptığı sürpriz, Şenay için bir kırılma noktası olur. Nihat’ı bekleyen tehlikeli kararlar bu kırılma noktasından çok da uzak değil.

Şule’nin Selim ile olan arkadaşlığı, Venüs’ü olduğu kadar Şafak’ın da dikkatini çeker. Selim’in gelişi ile aralarının bozulduğunu düşünen Şafak’a Şule’nin yapacağı konuşma adeta şok etkisi yaratır.

DELİ GÖNÜL 4. BÖLÜMDE NELER OLDU?

Fatmanur’un evet demesi ile Kadir’in tüm umutları yok olur. Artık Kadir’i ayakta tutacak tek şey kızı Şükran’dır.

Türkan, sevdiği adamın aşkını kazanabilmek için çok tehlikeli bir karar alacak, bu karar herkesin hayatını değiştirecektir.

Kadir ve Fatmanur aşklarının hesabını sormak için yanıp tutuşurken yaralı kalplerini teselli etmek için uğraşacaklardır.

Kadir, kedisine söylenen yalanların hesabını soracak, bu durum Hayri’nin ona olan düşmanlığını körükleyecektir. Hayri’nin yalanları ve kendi yanlış kararlarının sonucunda, Nuran gerçekleri saklamak için çok tehlikeli bir hamle yapacaktır.

Kadir ve Fatmanur, yüreklerinde solmayan aşklarını yeşertecek umutları birbirlerinin gözlerinde arayacaklardır.

DELİ GÖNÜL OYUNCULARI

Murat Ünalmış (Mehmet Kadir Ölçek)
Hatay’lı bir edebiyat öğretmeni. Herkes tarafından tanınan, çok sevilen bir adam. Yardımsever, fedakar, eli açık biri. Öğrencilerinin öğrenmeleri, edebiyatı sevmeleri ve en önemlisi, iyi birer insan olarak yetişmesini amaç edinmiş bir öğretmen.

Ablası, bir dağ köyünde rastladığı Mustafa dede ve torunu Şükran ile birlikte yaşamakta ve Şükran’ı kızı gibi sevmektedir, onu için her zorluğa katlanır ve katlanacaktır.

Fatmanur onun hayatında bir dönüm noktasıdır. Hatay’da böyle sevgi dolu ve neşe içerisinde geçen yaşamında istediği, beklediği, belki ablasının ona anlattığı hikayelerden bildiği, anne ve babasının sonsuz aşkına benzer bir aşka asla rastlayamamış ve bu nedenle hiçbir zaman evlenmemiştir. Fatmanur’u görene dek. Fatmanur’un Hatay’a gelişi ile Kadir’in hayatında büyük değişimler yaşanacaktır. Bu aşk Hatay’dan İstanbul’a dek uzanacak, Kadir’in deli gönlündeki fırtına hiçbir zaman dinmeyecektir.

Tuvana Türkay (Fatmanur Güzel)
Beykoz’lu bir ailenin kızı. Annesi, babası, ağabeyi ve yengesi ile birlikte yaşamaktadır. Müzisyen olarak başladığı macerasını, hayalinde öğretmek olduğu için bu yönde değiştirmiş. Babasının baskıcı tutumu ile tüm hayatını kurgulamasına bir dur demek için, müzik öğretmeni olur. Müzik öğretmeni olarak Hatay’a atanmak ve burada Kadir ile tanışmak hayatının bütün yönünü değiştirecektir. Hayalperest ve neşeli, bir ceylan gibi narin ama tüm bunların yanında kararından vazgeçmeyen inatçı bir yönü vardır Fatmanur’un. Bir de Kadir’e duyduğu ölümsüz sevgi…  Tüm engeller önlerine bir bir dikilirken, o içinde bu sevdayı hep yeşertecektir.

Çiğdem Batur (Türkan Erten)
Münevver Erten Kolejinin sahibinin kızı ve yönetim kurulu başkanı. Bu okul onun hayatta en değer verdiği şeylerden biridir. Kardeşi Şafak, bu okulda okumaktadır. Annesini 10 sene önce kaybetmiş. Babası ile zaten hiçbir zaman sağlıklı bir baba kız ilişkisi olmamış. Babası bu okulu seneler önce açmış ve sonra satmak istemiş, fakat Türkan isteyince yönetimi ona devrederek çekilmiş. Türkan kendince bu okulu başarılı bir hale getirerek babasına, iş başarabilir biri olduğunu kanıtlama çabası içinde. Çok planlı, programlı biri.

Babasının çapkınlık hikayeleri ile büyüdüğü için erkeklere güvenmiyor, bu nedenle kimse ile gerçek bir samimiyet kurmuyor. Bu kural Kadir için esneyecektir. Kadir’i hayatının merkezine oturtacak daha sonra sevgisinin karşılıksız olduğunu öğrenecektir. Bu Türkan için bir ihanet sayılır ve şu bir gerçek, Türkan asla ihaneti unutacak ya da sineye çekecek biri değildir.

Ogün Kaptanoğlu (Ahmet Ertuğrul)
Fatmanur’un çocukluk arkadaşı, Türkan’ın okulunda resim öğretmeni.  Ahmet dışarıdan bakıldığında hayatı ciddiye almayan ve devamlı dalga geçen biri gibi görülüyor. Onun bu aydınlık, gülümseyen ve neşe veren gibi görünen yanı, dışarıya özellikle Fatmanur’a gösterdiği yüzü. Oysa içinde kimseye göstermediği karanlık bir yanı var. Bu yanı sinirli ve hırçın. Ama onun bu yönünü tetikleyen iki şey var. Bir ailesinin fakirliğinin gözler önüne serilmesi, iki Fatmanur’a duyduğu aşkın yara alması.

Fatmanur’un aşkını ve sevgisini kazanmak için, hayatta yapamayacağı şey yok. Belki bu uğurda Fatmanur’a bile zarar verebilir.

Macit Sonkan (Basri Kavaslı)
Hataylı, 60 yaşlarında. Uzun süredir İstanbul’da yaşıyor ve kebapçılık yapıyor. Tam anlamıyla kalender biri. Ayşe’nin eski yavuklusu, zamanında Ayşe’ye çok aşık olmuş. Türlü zorlukları aşıp, herkesi karşılarına alarak evlenmeye karar vermişler. Ama Ayşe’nin gençliğin verdiği heyecan ile onu ihar etmesi sonucu hapse girmiş. Hala ona aşık ve ölene kadarda bu böyle devam edecek gibi duruyor.

Hayırsever biri, kimin eli dara düşse hemen yardım etmeye çalışan bir mizacı var. Mala mülke zerre önem vermez. Az konuşan ama öz konuşan biri. En büyük lüksü ocak başında kebabını pişirip, rakısını içmek bir de Ümmü Gülsüm çalıyorsa değmeyin keyfine.

Ayşe, Kadir ve Şükran’ın gelişi ile yalnızlığı son bulup, yeni bir aileye kavuşacak. Yeni bulduğu ailesinin başına gelebilecek her şeye karşı, sonuna kadar savaşacaktır.

İştar Gökseven (Hayri Güzel)
Fatmanur’un babası. Varlıklı bir adam ama kazandığı her kuruşta alın teri olan biri. Sert bir mizacı var. ‘Evde son sözü baba söyler’ diye düşünen ve ailesini de bu yönde kurmuş bir adam. Nihat bu konuda gayet uyumlu biri. Babasının sözünden çıkmayan onun her dileğini yerine getirmeye çalışan bir evlatken, Fatmanur kafasına göre yaşayan, söz dinlemez ve asi bir çocuk ona göre. Fatmanur küçük kızı, artık büyümüş olmasına rağmen, onun gözünde hala küçük. Onun çok duygusal olduğunu, bu nedenle çabukça yanlışa düşebileceğini düşünüyor ve bir baba olarak, ailesini korumak mesuliyeti ile elinden geleni ardına koymuyor.

Kuralcı, muhafazakâr yapıda ve son derece disiplinli biridir. Hayatı kendi prensipleri doğrultusunda yaşar. Bu prensipleri asla sorgulamaz ya da tartışmaya açmaz.

Hayri ve Nuran birbirlerini severek evlenmişler. Hayri bey çocuklarına olduğu gibi karısına da çok düşkündür.

Mine Tüfekçioğlu (Nuran Güzel)
Hayri’nin karısı, Fatmanur’un ve Nihat’ın annesi. Sevecen, neşeli biridir. Hayri ne kadar disiplinliyse, Nuran da o kadar düzenli biri. Bu bakımdan birbirlerini harika bir şekilde tamamlıyorlar.

Torunlarına, çocuklarına çok düşkün bir anne. Fatmanur’un hastalığı döneminde çok üzüldüğü için, Hayri’nin yanında yer alması, Nuran’ın hayatı boyunca duyacağı en büyük pişmanlık olacaktır. Bir gün kızının gerçeği öğreneceğini düşününce, yaptığından pişman olacak ama artık geri dönülmez birtakım adımlar atılmaya başlanmış olacaktır. Bu durum Nuran’ı başka çıkmazlara sürükleyecek ve Nuran kızını kaybetmemek için elinden gelen her şeyi yapacaktır.

Nilgün Karababa (Ayşe Güngör)
Kadir’in ve Sebahat’ın teyzesinin kızı. Aksi, aşırı dışa dönük bir kadın, asla hangi ortamda olursa olsun lafını sakınmayan Ayşe, bu tavırları ile çok sevimli duruyor.

Onu devamlı ortada fırıl fırıl dönerken, bir şeyler planlar ya da Basri’ye sataşırken görmek çok mümkün. Tek kıyamadığı ve asla kötü muamele etmediği kişi Şükran.

Seneler önce yaptığı hatayı hala içinde bir pişmanlık olarak taşıyan biri Ayşe. Basri’ye hala ilk gençlik yıllarında ki gibi aşık. Ama aşk artık onun için tüm anlamlarından sıyrılıp gerçek halini bulmuş. Basri ile tekrar bu kadar yakın olmak onun hayatını da tamamen değiştirecektir.

Yani Ayşe kendi duygu durumuna göre yaşayan, insan sevmez gibi görünen, aksi, ama aslında altın gibi kalbi olan, sevimli bir kadındır.

Barış Yalçın (Nihat Güzel)
Fatmanur’un abisi. Şenay ile evli. İki tane çocuğu var. Nihat hayatı boyunca babasına asla karşı çıkmamış ve hep onun dediklerini yapmış biri. Gideceği okuldan, evleneceği kadına kadar her şeye babası karar vermiş kısaca. Babasının yanında çalışıyor. Hayri onu devamlı dikkatsiz ve yumuşak başlı olduğu yönünde eleştiriyor.

Nihat bütün bu eleştirilere, yergilere alışmış gibidir. Ta ki Fatmanur’un kendi hayatının kontrolünü eline almaya karar vererek, babasına karşı çıkmasına kadar, bu noktada Nihat da babasının hegemonyasından yavaş yavaş kurtulmaya başlar.

Fatmanur’un kafasına estiği gibi yaşıyorken, kendisinin devamlı azar işitmesi, kendini beğendirememesi ona çok dokunmaya başlar. Ayrıca babasının Fatmanur’un hayatına yalanlar ve entrikalar ile yaptığı müdahaleleri gördükçe, kendi hayatını Fatmanur’un hayatı üzerinden izlemeye başlar. Bu durum onu harekete geçirecek. babasına karşı çıkacaktır. Bundan sonraki süreç de, onunda kendini bulma hikayesini göreceğiz. Hangi yolu seçerse seçsin , tüm bu seçimlerinin karşısında her zaman Hayri ve onun oyunları, onu yolundan döndürmeye çalışacaktır.

Neşem Akhan (Şenay Güzel)
Fatmanur’dan birkaç yaş büyük. Genç yaşında Nihat ile evlenmiş. Hayatından çok mutlu aslında, liseden mezun olduğu sene hemen Nihat ile evlenmiş ve iki tane çocukları olmuş. Hayri ve Nuran ile aynı evde yaşıyor ve bu durumdan çok mutlu. Çok sevdiği Nuran ile çok iyi anlaşıyor.

Çocuklarına  ve ailesine çok düşkün, neşeli, hep güler yüzlü biri. Fatmanur’a yapılanlara ilk Şenay dur diyecek, kardeşi bildiği Fatmanur’un Hayri tarafından kandırılmasına karşı duracaktır.

Tarık Özenbaş (Şafak Erten)
Türkan’ın üvey kardeşi. Şafak babası tarafından sevilmemenin, önemsenmemenin derin üzüntüsü içinde, devamlı alaycı ve öfkeli davranışlar sergiliyor. Kendine ait bir çetesi var ve bu çete üyelerine tıpkı babasının ona davrandığı gibi davranıyor. Genel olarak, devamlı, çevresindeki insanların sevgisini sınayan davranışları var. Bu durum çoğu zaman çok zorlayıcı olabiliyor.

Dersleri çok kötü ve okulda biraz hegemonyasını ilan etmiş durumda, çünkü hocalarını ya bezdirmiş ya korkutmuş. Okulun, babasına ait olduğunu, her fırsatta hatırlatıyor.

Ablasından çok çekiniyor. Ablasının kızmasını ya da ona sırtını dönmesini hiç istemiyor. Çünkü aslında hiç seviyormuş ya da bir bağı varmış gibi görünmese de, hayatta arkasında hissettiği tek kişi ablası.

Şule’yi seviyor ama bunu kendi bildiği, gördüğü yolla yapıyor. Nasıl ki babası annesini hiç umursamadıysa, o da Şule’ye aynı şekilde davranıyor.

Ablası gibi o da kindar. Üstelik çok daha acımasız ve yırtıcı olabilir intikam konusunda. Çok kızdığında çok iğneleyici ve kırıcı konuşabilir. Şafak, Kadir için en zor sınavlardan biri olacaktır.

Hayal Ada Toprakkaya (Şükran Ölçek)
Mustafa dedenin torunu. 6 yaşında. Sevimli mi sevimli, kocaman gözleri şaşırınca iyice açılan, çok güzel bir kız çocuğu. Şükran masallara çok meraklıdır. Onun penceresinden hayat bir masal diyarı gibi görünmektedir. Çok konuşkan ve sempatik bir çocuktur. Bu nedenle travma sonrası susması büyük bir etki yaratır.

Kadir’e çok düşkündür. Belki de bu nedenle babasını derinden anlayan bilge bir yanı vardır. Kalabalık bir ailede büyüyen her çocuk gibi, insanlara kolay adapte olur. Yüzünde hep kocaman bir gülümseme ile bakar. Genel olarak mutlu bir çocuktur.