Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini dünya kamuoyu gündeminden düşürmeye çabalayan Suudi Arabistan yönetiminin, ABD ve Avrupa ülkelerindeki birçok lobi kuruluşuna bugüne kadar 2 milyar doları aşkın para dağıttığı iddia ediliyor…

Ancak bunca lobi faaliyetine rağmen istediğini hala elde edemeyen Suudi yönetimi, şimdilerde Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın ayaklar altına serdiği ülke prestijini, Türkiye karşıtı politikalarla toparlama hevesi içinde.

Bu durum Türkiye’nin çok yabancısı olduğu bir şey değil. Avrupa’da da seçim zamanlarında yükselen Türkiye karşıtı söylemin içeride konsolidasyon sağladığı bir gerçek. Ancak Prens Selman artık bel altına vuruyor. Ankara’nın özellikle şu dönemde Veliaht Prens Bin-Selman’ın tüm yurt dışı temasları dikkatle takip etmesi gerekiyor.

Zira Prens Selman, Türkiye’deki ekonomik gelişmeleri ve buna bağlı gelecek projeksiyonlarında yer alan, özellikle Türkiye’de yatırım yapmayı düşünen veya büyümeyi planlayan şirketleri yakın markaja almış.

Selman ve ekibi, Türkiye’de fabrika açmayı planlayan ve uzun süredir görüşmeler yapan Volkswagen (WV) yöneticileri ile görüşmüş. Volkswagen fabrikasının Türkiye yerine kendi ülkelerinde açılması için lobi faaliyetleri başlatmış durumda. Hatta Suudi yönetiminin geçtiğimiz hafta VW yönetimine bir somut teklif sunduğu belirtiliyor.

Volkswagen şirketi, 2015 yıldan bu yana Türkiye ve Bulgaristan’da fabrika kurulumu için fizibilite çalışmaları gerçekleştiriyor. Almanya’ya oranla düşük ücretler, daha ucuz vergiler, lojistik bağlantılar nedeniyle Ege Denizi'ndeki en büyük liman kenti İzmir'in yakınlarında, Manisa’nın konumunu pek çok yönden uygun gören dünyaca ünlü otomotiv devinin yöneticileri nihai karar için sene sonundaki yönetim kurulu toplantısını bekliyorlardı.

Görüştüğüm bir Alman yetkili, Almanya hükümetinin Türkiye’nin teklifini Volkswagen ile birlikte değerlendirdiğini, sunulan teklifin bazı yönleri ile iyileştirmesi halinde, Volkswagen AG Denetleme Kurulu'nun Türkiye’deki bazı yasal eksiklere rağmen Türkiye lehinde karar vermesi ihtimalinin yüksek olduğu söylemişti. Bu görüşmeyi yaptığım süreçte, Bulgaristan’ın tercih edilebileceği haberleri de yayınlanıyordu.

Ancak Volkswagen’in karar aşamasında oldukça şaşırtıcı ve dikkat çeken ancak gözlerden kaçan gelişmeler yaşanıyor. En belirgini ise beklenmedik suskunluk…

Önceki gün VW’nin yer arayış sürecine dair bilgilerimi güncellemek üzere aradığım kaynağım, Volkswagen AG'nin denetim kurulunda Aşağı Saksonya eyalet hükümetinin de söz sahibi olmasından dolayı, fabrikanın Türkiye'de kurulmasına ilişkin kararın gözden geçirilmesi hususunda Volkswagen yönetimine bir teklif gittiğini bana iletti. Bu ilginç önerinin bir anda eyalet hükümetince söylenmiş olması doğrudan bir tezgâhı aklımıza getirmez mi?

Şaşırtıcı gelişmenin ardından, süreci yerinden kaynaklar üzerinden mercek altına aldım. Suudi yöneticilerin son 45 günden bu yana Aşağı Saksonya eyalet hükümeti yöneticileri ile devamlı temas halinde olduğunu öğrendim.

Saksonya eyaleti hükümeti ile Prens Selman’ın ekibi arasında girift ilişkiler ağından değişik kokular gelmeye başladı.

Duyduğum iddialar oldukça ciddi. Suudi yönetiminin hangi lobi şirketi üzerinden Aşağı Saksonya hükümetine para dağıttığı iddialarına biraz daha yakından bakılması gerekmez mi?

Etrafa para saçan Suudi Arabistan'ın otomotiv sektörüne olan ilgisi Veliaht Prens’in Güney Kore'ye yaptığı ziyaretiyle ortaya zaten çıkmıştı. Prensin ekonomik iş birliği için milyar dolarlık anlaşmalar imzalarken, Hyundai firmasının Türkiye’deki bazı yatırımlarını Suudi Arabistan’a taşıması karşılığında her türlü desteğe hazır olduğu mesajı verdiği iddiaları var ki, Korelilerin Türklerin kendileri için yaptığı fedakârlığı dikkate alarak böyle bir ihanete aracı olmamasını diliyorum.

Ancak asıl önemli ve somut işleyen durum Prens Selman'ın Volkswagen ile aracılar üzerinden yaptığı görüşme trafiği. Suudi Arabistan’ın Volkswagen yönetiminin en azından şu an için göz ardı edemeyeceği bir teklif sunarak kafasını karıştırdığı belirtiliyor.

Duyumlarıma göre teklifin içeriği şöyle: Üretilecek her otomobile 10 yıldan fazla bir süre boyunca Suudi Arabistan tarafından en az 1000 dolar mali katkı sunulacak. Her yıl fabrikadan beş basamaklı miktarda araba devlet kurumları için satın alınacak. Satış vergisi yüzde beş olacak. Arazi, binalar ve ilgili alt yapılar kullanıma sunulacak. Temel eğitim ve ileri eğitim finanse edilecek.

Prens Selman ile Alman şirketleri arasında iş birliği yapılırsa, ekonomik iş birliği sürdürülebilir bir şekilde güçlendirilip Türkiye’ye karşı dolaylı bir meydan okuma haline dönüştürülebilir. Yani Prens ekonomik durumumuzdaki hassas süreçten faydalanarak, Cemal Kaşıkçı cinayeti nedeniyle yediği çiziğe karşılık ahlaksız bir oyun kurgusu içinde. İç pazarı güçlü ve stratejik konumu güçlü Türkiye'ye karşı Prens Selman'ın teklifi kabül görmezse bile Bulgaristan kartını oynama olasılığını da düşünmemiz gerekiyor. 

Ankara, diplomatik kuralları tanımayan Prens Selman’ın hamlelerini dikkatle izlemelidir.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri