Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Korona salgınının toplum ve birey psikolojisini nasıl etkileyeceği merak konusu… Bugünler bizi takıntılı insanlar haline getirebilir mi? Türkiye’ye has koşullar neler?

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hakan Türkçapar bu konularda ilginç tespitler yapıyor. “Türklerin yaşadığı psikolojik problemler ağırlıklı olarak ilişki azlığından yani yalnızlıktan değil ilişki yoğunluğundan ve o ilişkilerin yoğunluğunu kaldıramamaktan kaynaklanıyor. Bir Alman hasta ortalama 2 kişiye korona bulaştırırken, bir Türk 16 kişiye bulaştırıyor. Belki de bu süreç bizde aşırı olanı sağlıklı bir düzeye getirebilir. Herkesin birbirini öpmesi, sarılması, el sıkışmasının çok da sağlıklı olmadığını gördük” diyen Türkçapar Türk insanının bir başka probleminin de hayattaki sıkıntılarının nedenini kendisinde değil hep dış etkenlerde araması olduğunu söylüyor…

"DAHA ÖNCEDEN RUHSAL BOZUKLUĞU OLMAYAN İNSANLAR BU OLAYI RAHATLIKLA ATLATIR"

"Musluğun başında 7–8 saat geçirmiyorsanız, şu an biraz obsesif olmanız normal"

Hem gündelik alışkanlıklarımız değişti hem de gündelik kaygı boyutumuz ciddi oranda arttı. Her an bir görünmeyen düşmanın saldırısına uğrayacakmış gibiyiz, durmadan ellerimizi yıkıyoruz, nereye dokundum diye takip etmeye çalışıyoruz; bu süreçte biraz saplantılı bireyler haline geldik. Sizce koronavirüs psikolojimizi nasıl etkiledi?

Daha önceden bir ruhsal bozukluğu, ilişki problemi ve kişilik düzeyinde bir sorun olmayan insanlar bu olayı psikolojik anlamda rahatlıkla atlatır. Tabii ki şu anda bu olay yaşanırken, kaygı bozukluğunda görülen bir kısım belirtileri geçici olarak gösterebiliriz. İnsanların bir travmada, bir yasta verdiği tepkileri geçici olarak verebiliriz. Hepimiz bir miktar “hasta” gibi davranabiliriz. Bu gayet normal, çünkü burada gerçekten olağandışı bir durum var. İlk günleri travma gibi yaşadık, çünkü hepimizin, sevdiklerimizin hayatını tehdit eden bir durum söz konusu. Daha önce, aksıran öksüren insanlar hiç dikkatimizi çekmezken şu anda toplu bir yerde öksürdüğünüzde hemen bütün dikkatler size yöneliyor. Ayrıca kendimiz de nereye dokunduğumuza, öksürüp öksürmediğimize dikkat ediyoruz. Bunlar şu anda bir düzeye kadar normal. Ancak eğer kişinin yapması gereken işleri engelleyecek, ilişkilerini ve işlevselliğini bozacak düzeye varıyorsa, o zaman şu anda bile bu bir patolojik sınıra varmıştır diyebiliriz. Obsesif kompulsif bozukluğun kirlenme-bulaşma-yıkama tipi vardır. Normalde böyle bir olgu olmadan da o insanlar ellerini çok sık yıkayan, hijyene aşırı “dikkat eden” kişilerdir. O tür rahatsızlığı olan insanlar bazen yedi sekiz saat musluğun başından ayrılamaz, banyodan dört beş saatte çıkamaz; birileri tarafından banyodan çıkarılırlar ya da “Elimi gerçekten yıkıyor muyum, su akıyor mu?” diye el yıkarken yanlarında birini isterler. Bu patolojik sınırda olmadıkça, şu an hepimizin “obsesif” olması doğal.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ