Savaşları şiirle ve besteleri ile anlatan levendlerin unutulmuş şarkı defterleri
Geçmiş asırlarda Osmanlı İmparatorluğu'na ait olan toprakların en ücra köşelerinde yazılmış şiirlerin, duvar resimlerinin, bestelenen şarkıların ve türkülerin hemen hepsinin ortak özellikleri vardır: Savaşları ve İstanbul hasretini anlatmaları... Bu şiirlerden bazıları o senelerde bestelenmiş ama besteleri zamanla unutulmuştur
ABONE OLBu hasret, o topraklarda yine bizim zamanımızda Anadolu’dan gidenler tarafından yakılmış şarkıların ve türkülerin de ortak noktasıdır.
O topraklarda inşa edilmiş bir binanın yüksek tavanlarını bazan bir İstanbul manzarasının süslediği görülür. Manzara hayalidir, hatta İstanbul’a da hiç benzemez ama ilk bakışta oranın İstanbul olduğunu, resmin o hep hasreti çekilen başkenti gösterdiğini anlarsınız.
Yine o iklimlerin kitaplıklarında levendlere yahut yeniçerilere ait olan bazı elyazmaları da bulunur. Bunlar bir çeşit akıl defteri gibidir ve içlerinde herşey yazılıdır. Aşk şiirleri hasret mektuplarıyla, barut ölçüleri frenk uyuzunu tedavi edecek ilâçların reçeteleriyle biraradadır. Bir yanda İstanbul vardır, bir yanda da askerliğin getirdiği sert hayat şartlarının gerçekleri.
İşte, bu şiirlerden biri, 17. asırda yaşamış Kuloğlu adındaki bir şair levendin şimdi Cezayir Milli Kütüphanesi’nde bulunan ve vakti zamanında bir başka levende ait olduğu anlaşılan defterde elli kadar şiirle beraber yeralan mısraları: