Ramazan Çıtlak ile Ramazan Sohbetleri
M. Fatih Çıtlak: "Şimdi bu ayda oruç tutmazsak ayıp olur, herkes tutuyor" diyerek Allah Teâlâ'nın farz olan bu ibâdeti toplumsal bir hareket gibi görülmemeli
ABONE OLAllah Teâlâ’ya sonsuz hamd ü senâ ederiz. Efendimiz’e (sas) adetsiz ve hesapsız salât ü selâmlarımızı arz ederiz.
Cenâb-ı Hakk’ın rahmeti, selâmı, saadeti, bereketi üzerinize olsun ey Allah Teâlâ’nın güzel mü’min kulları! Hamd, salât ü selâm derken insan bambaşka bir ruh halinde yaşıyor bu güzellikleri. Çünkü Ramazan geldi; rahmetiyle, bereketiyle, bütün güzelliğiyle ve haşmetiyle.
Anadolu’da birçok yerde yağmur yağdığında “Rahmet yağdı!” veya “Rahmet indi!” derler. Hatta bu tâbiri büyük şehirlerde yaşayan insanlarımızın da kullandığına sıklıkla şahit oluruz. Evet, yağmur rahmettir. Hesapsız, bizim plan ve programımızın dışında, göklerin yere inişi, yeryüzünün de gökyüzünden nasiplenmesidir. Bol bol ikram edildiği için rahmet deriz, rahmeti hatırlarız. Ramazan’ın ilk 10 günü de rahmettir. Bol bol sağanak yağdırır yüce Mevlâ bereket, feyiz ve hidâyetini.
İlk 10 gün hesapsız, sınırsız, hudutsuz ikramların indiği günlerdir. İkinci 10 gün mağfiret günleri olarak bizi karşılar. Aslında ilk 10 günü nasıl karşılıyorsak ikinci 10 güne öyle çıkar, öyle nasipleniriz. Rahmette bizim bir eforumuz yoktur. Nasıl yağmur indiğinde kurdu, kuşu, yılanı, çıyanı hepsi nasiplenirse, aynen ilk 10 günün rahmet oluşu da böyledir. Herkesi içine alır, daha doğrusu herkesi kuşatacak şekilde bol bol ikram edilir ama ikinci 10 gün bizim kurt mu kuzu mu, çiçek mi diken mi, zehir mi şifa mı olduğumuzu, özetle rahmetten ne kadar istifade ettiğimizi ortaya koyan günlerdir.