Salgın hastalık tehdidinin insan üzerinde kitle imha silahlarından çok daha hızlı ve yıkıcı bir etkisi var. Peki hastalıklardan korunmada en güçlü silahımız olan antibiyotikler hâlâ bu özelliğini sürdürüyor mu? Uzmanlar “Hayır” diyor, “Böyle giderse enfeksiyonlara karşı bir asır önceki halimize geri dönebiliriz”
Peşinen söyleyeyim: Bu haberin 20’nci yüzyılın en önemli buluşlarından antibiyotiği kötülemek gibi bir amacı yok. Bunu yapmak tıbbın ve bilimsel verilerin inkârı olur, bağnazlığa girerdi. Zamanında tedavi edilmediğinde yaşamı tehdit eden bakteri enfeksiyonlarında, uygun zaman, uygun özellik ve dozda antibiyotik kullanımının keşfi insanlığa derin bir nefes aldırmıştı. Ancak günümüzde antibiyotik kullanımının geldiği nokta uyarılarla dolu. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Şamilgil “Antibiyotiklere dirençli bakteriyel enfeksiyonlar günümüzün vebası olan AIDS’ten çok daha fazla ölüme neden oluyor” diyor. Florence Nightingale Şişli Hastanesi Fonksiyonel, Koruyucu ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi Direktörü Şamilgil, antibiyotiklerin çok yoğun kullanıldığı 2005’te ABD’de MRSA adı verilen dirençli bir bakterinin 18 bin 600 ölüme neden olduğunu, aynı yıl AIDS’ e bağlı 17 bin ölüm gerçekleştiğini hatırlatıyor. Hatalı antibiyotik kullanımının basit miktoplara karşı direnci azaltmak dışında; hormonal bozukluklar, vitamin eksiklikleri, bazı alerjik ve romatizmal hastalıklar gibi kronik birçok hastalığın gelişiminde de pay sahibi olduğu düşünülüyor.