Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Ortopedi ve Travmatoloji Prof. Dr. Alpaslan Şenköylü, "Skolyoz ileride daha büyük problemlere yol açabiliyor, ileride akciğer hastalıklarına, kalple ilgili ya da başka iç organlarla ilgili problemlere yol açabilir, bu da tabii ki çocuğun yaşamının kısalması ile sonuçlanıyor" dedi.

Prof. Dr. Alpaslan Şenköylü, çocuklarda ortaya çıkan Skolyozu (Omurga eğriliği) anlattı.

Prof. Dr. Şenköylü, skolyozun çok büyük bir problem olduğuna değinerek, "Genelde insanlar çok karşılaşmadıkları için toplumda nadir görülüyormuş gibi olsa da biz hekimler olarak oldukça sık karşılaşıyoruz. Skolyoz, omurgadaki yana doğru eğrilikler, aslında tek başına yana doğru olmuyor eğrilik, sadece önden değil yandan baktığımızda, çocuğu öne doğru eğip sırtına baktığınızda biz buna aksiyal düzlem diyoruz. Üçüncü boyut olarak adlandırabilirsiniz bunu, üçüncü boyutta da problem oluyor. Bu durumlarda skolyoza baktığımızda en sık görülen skolyoz tipleri idiyopatik dediğimiz nedeni belli olmayan, daha çok ergenlik dönemine doğru 11-12'li yaş kız çocuklarında görülen tip ve tam ergenliğe girmeden önce özellikle okul çağı çocuklarında sık gördüğümüz bir sorun" diye konuştu.

"AKCİĞER VE KALPLE İLGİLİ HASTALIKLARA SEBEP OLABİLİR"

Doğuştan olan skolyozlarda tedavi seçeneği olarak farklı şeyler yaptıklarına değinen Prof. Dr. Şenköylü, "Bunların içerisinde çok teknolojik şeyler de var; dışarıdan uzatılan mıknatıslı çubuklar gibi. Skolyoz ileride daha büyük problemlere yol açabiliyor, skolyoz dediğimiz problem özellikle sırt bölgesini içeriyorsa akciğer ve kalbin bulunduğu kesimdir, burada akciğerlerin bulunduğu göğüs kafesinin hacmini daraltıyor ve bu ilerleyici olursa tabii ki ileride akciğer hastalıklarına, kalple ilgili ya da başka iç organlarla ilgili problemlere yol açıyor, bu da tabii ki çocuğun yaşamının kısalması ile sonuçlanıyor. Engelli çocukların aslında toplum içerisinde desteklenmesini amaçlayan birçok kuruluş var, özellikle SP dediğimiz serebral palsi ile ilgili bu tip konular çok daha gelişmiş durumda ama son yıllarda skolyozla ilgili benzer farkındalıklar oluşturmaya çalışıyoruz toplumda. Çünkü skolyoz da engelliliğe neden olabiliyor. Ameliyat sonrasında genel olarak skolyoz takiplerini korse vermeksizin yapıyoruz çünkü yeterli vidalarla ve birtakım çubuklarla fiksasyon sağladığımız için. Dışarıdan da kemik yerleştiriyoruz ve o kemikler kaynadıktan sonra, artık bu eğriliğin artmayacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.

"KIZ ÇOCUKLARINDA 13-14 YAŞLARINA KADAR TAKİP EDİLMESİ GEREKLİ"

Kız çocuklarında 13-14 yaşlarına kadar takip edilmesi gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Şenköylü, "Ameliyat sonrası kısa dönemde normal dikiş atmıyoruz, gizli dikiş atıyoruz. Dışarıdan görüntüsü garip olmasın diye çok fazla yara izi olmasın diye ve dikişlerini almıyoruz, onuncu gün banyo yapmaya izin veriyoruz ve genelde ortalama 3 hafta içerisinde, hastasına göre değişir 2 hafta olabilir, 1 ay olabilir, okula gitmelerine izin veriyoruz ve sırt çantalarının iki kulpunu birden takmak koşuluyla sırt çantası ya da okul çantası taşımalarına da izin veriyoruz" şeklinde konuştu.

Ameliyattan sonra büyüyen çocuklarda tekrar etme riskinin olduğunu da belirten Prof. Dr. Şenköylü, şunları kaydetti: "Büyüme yönlendirici dediğimiz mıknatıslı çubuk gibi bir takım ameliyatlar yapıyoruz. Böylece çocuğun gövdesi uzarken çubuğun boyunu da uzatıyoruz, hem içeriden kontrol etmiş oluyoruz en sonunda da bütün işler bittikten sonra çocuğun büyümesi durunca nihai ameliyatıyla omurgasını o pozisyonda donduruyoruz."