Fenerbahçe bana göre hayati bir 3 puan kaybetti. Sahasında Antalyaspor'a yenildi ve ikinci kez kritik virajı bir Akdeniz ekibi ile mücadelesinde dönemedi.

Lig başladı. İç sahada Gazişehir'i yendi. Deplasmandan Başakşehir maçından 3 puan getirdiler. Sonra içeride rakip kalecinin harikalar yarattığı maçta Trabzon ile 1-1 berabere kaldılar. Viraj, Alanya deplasmanıydı. Orada kendi kendini imha etti takım ve Akdeniz'de ilk darbe alındı. Sonra içeride Ankaragücü zor da olsa geçildi ve G.Saray deplasmanından fena olmayan 1 puanla dönüldü. Bu maç milli ara öncesi 3 puanla geçilmesi gereken ikinci virajdı. Ve ikinci kez viraj yine bir Akdeniz takımından darbe yendi. 7 hafta içinde 1 mağlubiyet anlaşılabilirdi. Ama 2 mağlubiyet olmadı. Bu tür kayıplar şampiyonluğa mal olur.

Bu maç için eleştirilerim önce Ersun Yanal'a. Bir kere Antalyaspor'u hemen hemen hiç analiz etmemiş. Diego - Batuhan ve Chico ile göbeği muhteşem kapatan, Celutska ve Nazım ile aslen 5'li bir yüksek hat kuran Antalya'ya karşı sürekli yüksek orta yapıldı. Vedat da kaybolup gitti. Oysa bel hizası orta tavsiye edilebilirdi.

Maçı izlemeyenler için şunu söyleyeyim. İlk devrede Antalya'nın attığı gol dışında kaleci Altay'ı sadece 41. dakikada gördük. Antalya o kadar gelemedi. 6. dakikada gol yiyen bir takım kalan 40 dakikada bir gol atabilmeliydi. Ama Ozan - Isla ve Dirar - Tolga ikilisi ile kanat organizasyonu yapılamazdı. 25-30. dakikalar itibariyle Deniz Türüç oyuna sokulabilirdi. Çünkü kanattan orta yapılabilir, rakip savunma açılabilirdi.

2. yarıya Zajc ile başladı Yanal. Ancak misafir ekip ilk yarı kadar bekleyen halde değildi. Bu esnada Altay 2 pozisyonda maçı tuttu. Sonra F.Bahçe yine ağırlıklı rakip yarı sahada oynadı ama yine muhteşem Antalya savunmasına takıldılar. Zajc'a gelen 2 pozisyonda Sloven topu içeri atamayınca iş artık duran toplara kaldı. Yanal, Deniz'i içeri atıp kanat ortalarına baktı ve sonra bir kaç iyi orta yapsa da yine de oyunda kayboldu.

Yanal, Mevlüt'ü yine geç oyuna aldı ve sonrası kakafoni oldu. Antalya müthiş savunması ile galibiyeti almayı bildi. Vedat'ta düşüş başladı. Kosovalı milli maçlarda da oynayacak. Dönüşte iyi dinlenmesi lazım. Bu dönemi çok ama çok iyi geçirmesi gerek F.Bahçe'nin.

Bir kere artık Jailson yine golde hatalı. Bu oyuncu artık orta alana dönmeli. Stoperler belirlenmeli artık.

Vedat'ın iyi dinlenmesi bir yana Mevlüt'ten muhakkak daha fazla faydalanmak gerekir.

Garry - Moses - Hasan Ali'nin dönüşü iyi gelecek. Ama Max Kruse'nin artık maç alması lazım.

Takım devre arasına kadar mümkün olan en güvenli oyunu oynamaya ve devre arasında 2 net transfer yapması gerektiği de ortaya çıktı. Kolarov olabilse son dakika frikiği gol olurdu.

Bir de kanatta golcü bir isim şart. Moses ve Garry iyi kanat oyuncuları ama skorer değiller.

Yanal'ın da artık şu 2 noktayı anlaması lazım:

1- Gol yemezse bu takım gol bulabilir. Gol yeme konusunu çözmek şart. Artık bireysel hatalara yer yok.

2- Oyun sıkıştığında iş bitirecek oyuncu eksikliği malum iken Gustavo - Emre ve Max'ın maç çözmeye de başlamalarını sağlamak lazım. Mevlüt de takıma katılmalı artık.

Bu 3 puan kaybın telafisi için kalan 10 maçta en az 26 puan almak gerek F.Bahçe'nin..

Yanal'ın "Gerçek Fenerbahçe'yi milli aradan sonra görecek herkes" dediğini okuduk hafta içi. Milli aradan sonra gerçek Ersun Yanal'ı da görmeliyiz.

NOT: Antalya'nın golünü atan Ufuk'u çok ama çok beğendim. Müthiş bir 8 numara. Bu oyuncuyu daha dikkatli izleyeceğim.