Fenerbahçe Başkanı Ali Koç; TRT Stadyum'a konuk oldu ve devre arası kampında Antalya'da söylediği sözlerin bir tekrarını yaptı.

Herkesin anlayabileceği basitlikte başkanın anlattıklarını özetleyeyim:

• Bankalar Birliği, bir yapılandırma hazırladı. Bu yapılandırma kulüplere belli bir para veriyor; "Git bu parayla borçlarının bir kısmını kapat" diyor. Bankalar Birliği'ne olan borç ise 'ilk 2 yılda sadece faiz olarak, kalan 3 yılda ana para olmak üzere geri öde' sistemi üzerinde.

Koç diyor ki: "Bu sistem; Trabzonspor hariç hiç bir kulübe uygun değil. Hele bize hiç değil. Hem bu para tam borcumu kapatmıyor hem de 5 yılda bu parayı ödemek mümkün değil. Dolayısıyla bu yapılandırma 10 yıl vadeye uzarsa, ilk 3 yılı hiç ödemesiz; sonraki 3 yıl faiz ödemesi ve son 4 yıl da anapara ödemesi şeklinde olursa anlamlı. Bunu da sayın Recep Tayyip Erdoğan'a söyledik"

• Bu yapılandırma bize uymadığı için; biz kendimiz başka bankalarla yapılandırma yaptık. Ancak Lisans Kurulu bunların bir kısmını kabul etmedi. Bir sürü başvurumuz sonrasında gördük ki "Gözünün üstünde kaşın var" diyorlar. Biz transfer yapamayalım diye her türlü zorluk çıkartılıyor.

• Biz sorduğumuzda karşımıza hep "talimat böyle" lafı getiriliyor. Talimatın kimden geldiği gün gibi ortada.

• Bu yapılandırmayı yaparsak lisans kriteri tutar ve transfer yaparız. Zaten bunu da yapmak zorundayız. 2 ay sonra 'dükkan dönebilsin' diye almak zorunda kalacağız. Ama bu, benim tek başıma verebileceğim bir karar değil..

☆☆

Ali Koç'un açıklamaları bunlar. Muhtemelen 1 ay sonra Genel Kurul'u toplar ve şunları söyler:

"Sevgili Fenerbahçeliler. Biz bu Bankalar Birliği yapılandırmasını (bana göre dayatmasını) kabul edersek, 2 yıl sonra ana parayı ödeyemeyiz ve kulüp, tamamen "istenilen her şeyin yapılabileceği bir ortama" dönüştürülür. Benim de başkanlığı bırakmam ve bir daha aday dahi olmamam şart koşulur. F.Bahçe de muhtemelen önce yeni yönetime sonra da belki "bir sahibe" verilir. Ama imzalamazsak da durumumuz bu.. Ne yapalım?" diyecektir.

Bugünden söyleyeyim.. Fenerbahçe; metazori ile başkanını vermez. Kurtuluş Savaşı esnasında vermediği gibi, 12 Eylül'den sonra olduğu gibi, 3 Temmuz'da olduğu gibi..

Eğer, 25 yıllık genel kurul üyesi Başkan Erdoğan, önerildiği gibi süreyi 10 yıla çıkartıp makul bir şekilde yeniden oluşturulmasına vesile olursa, bu anlaşma imzalanır. Yok, "Ver başkanı; ver kulübün anahtarını al parayı" amaçlı gibi görünen mevcut anlaşma genel kurula gelirse F.Bahçe genel kurulunun başkanını vermeyeceğini herkes görecektir. F.Bahçe genel kurulu ve taraftarı başkanını gönderir, ama kendisi isterse ve "artık bu başkanın kulübe vereceği bir şey yok" derse.. Başkası göndermeye çalıştıkça da o başkanın ömrü uzar.. O genel kurul gelsin de o zamana kadar da sonrasında da söyleyeceklerimiz olur.