12. Yargı Paketi’nin şifreleri! 6 maddede yeni düzenleme
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu, 12. Yargı Paketi'nin Meclis'e sunulduğunu açıkladı. Akbaşoğlu paketin içeriği hakkında da bilgiler verdi. Habertürk'ten Bülent Aydemir ise teknik düzenlemeler gibi görünen paketin vatandaşa nasıl yansıyacağını yazdı
12. Yargı Paketi ilk bakışta teknik düzenlemelerden oluşuyor gibi görünse de satır aralarına bakıldığında üç kritik alana müdahale ettiği görülüyor. Düzenleme ile uzayan davalar, yüksek enflasyon nedeniyle değersizleşen alacaklar ve vatandaşın yargıya erişimindeki bürokratik engeller.
Paketin arka planında yalnızca yeni düzenleme ihtiyacı değil, peş peşe gelen Anayasa Mahkemesi iptal kararları da bulunuyor. Teklifin önemli bir bölümü, AYM’nin “hak arama özgürlüğü”, “kişisel verilerin korunması” ve “hukuki güvenlik” gerekçeleriyle verdiği iptal kararlarının ardından oluşan boşlukları doldurmayı hedefliyor.
PAKET AF PAKETİ DEĞİL
Genel gerekçelerine bakıldığında; bu paket bir “af paketi” değil. Bir ceza indirimi veya geniş kapsamlı infaz düzenlemesi de içermiyor. Daha çok yargı sisteminin işleyişini hızlandırmaya, hak kayıplarını azaltmaya ve teknolojiyi yargıya daha fazla entegre etmeye yönelik bir “verimlilik paketi” niteliği taşıyor. Özellikle vatandaşın yıllardır şikâyet ettiği “dosya gidip geliyor, dava bitmiyor” eleştirisine cevap verme amacı taşıyor.
VATANDAŞIN HAYATINA DOKUNAN DÜZENLEMELER
1- DAVALAR DAHA KISA SÜREDE BİTECEK
Belki de en kritik düzenleme bu. Hukuk mahkemelerinde iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek. Bugün bazı mahkemelerde 6-8 ay sonrasına gün verilmesi ciddi şikâyet konusu oluşturuyordu. Yeni sistem, yargılamanın daha sık aralıklarla ilerlemesini zorunlu hale getiriyor. İdari yargıda da bölge idare mahkemelerine eksiklikleri kendilerinin tamamlama yetkisi verilerek dosyanın sürekli ilk derece mahkemesine geri gönderilmesinin önüne geçiliyor. Böylece yıllarca süren dava döngülerinin azaltılması amaçlanıyor.
2- ENFLASYON KARŞISINDA ALACAKLAR ERİMEYECEK
Türkiye’nin yüksek enflasyon döneminde en çok tartışılan konulardan biri buydu. Bir kişi dava kazanıyor ancak yıllarca süren yargılama sonunda aldığı para ciddi değer kaybediyordu. Paketle sabit yasal faiz sistemi terk edilerek faiz oranı Merkez Bankası reeskont oranına bağlanıyor. Böylece alacakların enflasyon karşısında korunması ve alacaklı-borçlu dengesinin yeniden kurulması hedefleniyor.
Bu düzenleme özellikle; iş kazası davaları, tazminat davaları, ticari alacaklar, kamuya karşı açılan davalar bakımından milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiriyor.
3- MİRAS KAVGALARINDA YENİ DÖNEM
Ailelerin en çok tartıştığı konulardan biri olan ortak miras satışlarında dikkat çekici bir değişiklik geliyor. Miras kalan taşınmazların satışında ilk açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Dışarıdan yatırımcıların düşük fiyatla taşınmaz topladığı yönündeki şikâyetlerin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Bu düzenleme özellikle Anadolu’da sık yaşanan hisseli tarla ve arsa anlaşmazlıklarında etkili olacak.
4- UZAKTAN DURUŞMA YAYGINLAŞACAK
Pandemi döneminde başlayan dijital duruşma uygulamaları artık kalıcı hale geliyor. Ön inceleme duruşmaları da görüntülü sistem üzerinden yapılabilecek. Bu sayede vatandaşlar ve avukatlar her işlem için şehirlerarası yolculuk yapmak zorunda kalmayacak.
5- KİŞİSEL VERİLER İÇİN YENİ GÜVENCE
DNA kayıtları ve dijital veriler konusunda ilk kez ayrıntılı saklama ve imha kuralları getiriliyor. Beraat eden ya da hakkında takipsizlik verilen kişilere ait genetik verilerin silinmesi, bilgisayarlardan elde edilen dijital verilerin hangi süreyle tutulacağı ve ne zaman yok edileceği açık biçimde düzenleniyor. Bu yönüyle paket, vatandaşın “Devlet benim verilerimi ne kadar saklıyor?” sorusuna da cevap vermeyi amaçlıyor.
6- BİLİRKİŞİ ENFLASYONUNA FREN
Adliye koridorlarında sık duyulan eleştirilerden biri de her dosyanın bilirkişiye gönderilmesi. Yeni düzenlemeyle, hâkim ve savcıların kendi hukuk bilgileriyle çözebilecekleri konularda bilirkişiye başvurmaları disiplin yaptırımına bağlanıyor. Amaç, hem masrafları düşürmek hem de dosyaların gereksiz yere aylarca beklemesini önlemek.
ÖNCEKİ PAKETLERDEN FARKI NE?
Son yıllardaki yargı paketleri daha çok; insan hakları reformları, ifade özgürlüğü, ceza infaz sistemi, tutuklama ve infaz düzenlemeleri üzerine yoğunlaşmıştı. 12. Yargı Paketi ise doğrudan “yargının çalışma mekanizmasına” odaklanıyor. Bu nedenle hukuk çevrelerinde paketin adı gayriresmi olarak “verimlilik paketi” olarak anılıyor.
Adalet kaynaklarına göre hükümetin önündeki en büyük sorunlardan biri, yargıya duyulan güven kadar, davaların sonuçlanma süreleri. Vatandaş açısından adaletin gecikmesi, çoğu zaman adaletin gerçekleşmemesi anlamına geliyor.
12. Yargı Paketi’nin merkezindeki temel hedef de tam olarak bu: “Daha az bürokrasi, daha kısa dava süresi, daha hızlı karar.”
Paketin satır aralarına bakıldığında Ankara’nın, önümüzdeki dönemde yeni haklar tanımlamaktan çok, mevcut yargı sistemini daha hızlı ve daha öngörülebilir hale getirmeyi öncelik haline getirdiği görülüyor. Bu nedenle 12. Yargı Paketi, kapsamı sınırlı görünse de vatandaşın günlük hayatına en fazla dokunacak düzenlemelerden biri olmaya aday.