Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
HABERTURK.COM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11. Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu. Erdoğan'ın sözlerinden satır başları:

Değerli arkadaşlar, dünyamız diplomaside de büyük bir dönüşümden geçiyor. Eski dönemin kalıplarıyla günümüzü değerlendirmek artık mümkün değildir. Devletlerin zamanın ruhunu iyi okuması ve buna göre politikalar belirlemesi gerekiyor. Bu değişim öngörülmezliği artırmakta, karar alıcılar bakımından yeni riskleri beraberinde getirmektedir. Sistemden ziyade sistemsizlikle karşı karşıya kaldığımızı söylemek zorundayız. Son günlerde uluslararası gündemi meşgul eden ticaret savaşlarını da bu sistemsizliğin bir parçası olarak görüyorum.

"DÜNYANIN YARISI AÇKEN..."

Uluslararası toplum geleceğini tehdit eden güvenlik ve terör gibi temel problemlere kalıcı çözümler üretme kabiliyetini giderek kaybediyor. Bugün bir yandan dijitalleşmeyi konuşurken, diğer yandan 2 milyar insanın yoksullukla mücadele ettiğini görüyoruz. Dünyanın en zengin 60 kişisinin mal varlığı toplam nüfusun yaklaşık yarısına denk ise burada bir sorun var demektir. Dünyanın yarısı yatağa aç girerken, bir tarafta lüks ve şatafat varsa burada bir sorun var demektir.

Suriye'de, Mynmar'da, Libya'da, Yemen'de çocuklar ölmeye devam ediyorsa burada bir sistem sorunu var demektir. İnsana sadece insan olduğu için değer vermeyen bir anlayışın küresel huzuru sağlaması mümkün olamaz. Dünyanın küresel bir köye dönüştüğü bu çağda hiç kimse başkasından bana ne deme lüksüne sahip değildir. 

"BİZ ZORUN TARAFINDAYIZ"

Türk diplomasisinin çerçevesini çizen girişimci ve insani dış politika bu ihtiyacın ürünüdür. Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in Yurtta Sulh Cihanda Sulh vizyonu ancak böyle bir politikayla mümkün olabilir. Biz kolayın değil zorun tarafındayız. Biz tribünlerden seyreden değil, hadiselerin içerisinde yer alan onları yöneten aktörler olmalıyız. Türkiye sadece kendi geleceği için değil bölgesinin huzuru için de rol almalıdır.

Gerektiğinde diyalogla, gerektiğinde yumuşak güç unsurularıyla, gerektiğinde de fiili güç kullanarak milli menfaatlerimizi mutlaka savunacağız. Bugün hamdolsun 243 dış temsilcilikle dünyanın en büyük beş diplomatik ve konsolosluk ağına sahibiz. Hepiniz güvenlik politikalarının ehemmiyetini yakinen biliyorsunuz. 60 yılı aşkın NATO üyeliğimizi güvenlik politikamızın ana unsuru olarak görüyoruz. NATO'ya bakışımızın temelini adil yük ve külfet paylaşımı teşkil ediyor. NATO ortağımız ABD'den de gerçek müttefike yaraşır adımlar atmasını bekliyoruz. Biz üzerimize düşeni fazlasıyla yaptık.

"SÜRYANİLERE GÜVENLİK KORİDORU"

Türkiye, müttefikleriyle veya müttefikleri olmadan her türlü tehdidi bertaraf etme hakkına sahiptir. Güney sınırımızda büyütülen yapı ortadan kalkmadıkça Türkiye kendini emniyette hissedemez. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarıyla başlattığımız süreci inşallah çok yakında farklı bir aşamaya geçireceğiz.Bugün bunu yapmazsak, yarın daha büyük bedeller ödeyerek yapmak zorunda kalırız. Böylece Suriyeli kardeşlerimizin yaşayacağı bir güvenlik koridorunu da kuracağız. Bu adımlarla, hem Türkiye'nin hem de Avrupa'nın üzerindeki düzensiz göç baskısını azaltmayı planlıyoruz. 

"STRATEJİK DEĞİL TİCARİ"

S-400'lerin NATO'ya ve F-35'lere zarar vereceğine dair hiçbir veri yoktur. Daha önce birçok ülke bunları satın almıştır. S-400'ler üzerinden Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinin sorgulanması yanlıştır. S-400'lerle birlikte Türkiye, stratejik değil tamamen ticari bir adım atmıştır. Biz ortak komite dahil her türlü çabayı sergiledik. ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'ye adil davranılmadığına yönelik açıklaması bunun teyididir. Sayın Trump'ın S-400 konusunun Türkiye-ABD ilişkilerini esir almasına izin vermeyeceğini umuyorum.

AB'DE ENGELLERİN KALDIRILMASI

AB'ye tam üyelik hedefimizin sürdüğünü belirtmek istiyorum. AB, küresel bir aktör olmak istiyorsa Türkiye'yi kazanmalıdır. Vize serbestisindeki kalan son 6 kriteri de süratle çözerek vatandaşlarımızın hak ettiği rahatlığı sağlamak istiyoruz. Yargı reformu bunun çok önemli bir adımı olacaktır. AB'nin de Gümrük Birliği güncelleme görüşmelerine başlamasını ve fasıllardaki engellerin kaldırılmasını bekliyoruz. 

RUSYA İLE İŞBİRLİĞİ

Rusya ile hem Suriye'de hem de ticaretten enerjiye çok geniş bir yelpazede yakın işbirliği içerisindeyiz. Türk Akımı projesinde artık sona geldik. Akkuyu Santral projesi de planlandığı gibi yürüyor. Soçi mütabakatıyla İdlib'de büyük bir insani trajedinin önüne geçti. Anayasa komitesi kurulma çalışmaları tamamlanmak üzeredir.

"KOPARTIP ATMAKTA KARARLIYIZ"

Komşumuz Irak'ın barış ve huzuruna da büyük önem veriyoruz. Irak'ın toprak bütünlüğü ve istikrarına verdiğimiz önemi, sadece sözle değil, eylemlerimizle de açıkça ortaya koyduk. Buradan Irak Türkmenlerine selamlarımı iletiyor, Türkiye olarak daima yanlarında olacağımızı belirtmek istiyorum. PKK denen çıban başını Irak topraklarından kopartıp atmakta kararılıyız. Kuzey Irak'ta yürütülen pençe harekatı hedeflerimize uygun şekilde ilerliyor.

İran'a yönelik azami baskı politikası, Türkiye'nin ve diğer ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor. İran'da da yaptırımların işe yaramayacağına inanıyoruz.

"HAKKANİYETİ SAVUNACAĞIZ"

Filistin meselesi bölgemizin kanayan yarası olmaya devam ediyor. Bölgede kalıcı barışın temeli olan, iki devletli çözüm vizyonu tehdit altındadır. İsrail'in yanı sıra bazı dış aktörlerin müdahaleleri de barış umutlarını yaralıyor. Filistinlilerin vazgeçilmez haklarını göz ardı edecek hiçbir plan kabul görmeyecektir. Türkiye olarak Filistin meselesinde sonuna kadar adalet ve hakkaniyeti savunmaya devam edeceğiz. 

Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'de istikrar ancak Türkiye ve KKTC'nin hak ve çıkarlarının gözetilmesiyle mümkün. Bu bölgedeki gasp ve sabotaj girişimlerine kayıtsız kalamayız.

Afrika ile ilişkilerimizde yaşanan ivme artarak devam ediyor. Latin Amerika ve Karayipler eylem planındaki hedeflerimizi adım adım gerçekleştiriyoruz. 

YENİDEN ASYA AÇILIMI

Asya'nın dış politikamızdaki ağırlığı giderek artıyor. Bölgeye yönelik 'Yeniden Asya' adıyla bir açılım yapmaya hazırlanıyoruz.  Balkanlar'da istikrarı, refahı kararlılıkla desteklemeye devam edeceğiz. 

Bu yıl içinde Yeni Zelanda'da, geçtiğimiz günlerde ABD'de yaşanan silahlı eylemler ırkçı terörün geldiği boyutları gösterdi. Ne 2017'deki Reijvik katliamını ne de 52 kardeşimizi şehit verdiğimiz Christchurch katliamı Neo-Nazi tehdidini göstermiştir. Biz Solingen'de vatandaşlarını katliamlara kurban vermiş bir milletiz. Hemen her gün Avrupa'daki vatandaşlarımıza yönelik saldırı haberleri alıyoruz. Yurt dışındaki vatandaşlarımızı korumak bizim görevimizdir. NSU cinayetlerinde, bütünüyle olduğu gibi birilerinin bu tür cinayetleri dönerci cinayetleri tarzı yaftalarla önemsiz hale getirmesine müsaade edemeyiz. Sizlerden görev bölgelerinizdeki Türk diasporasına kol kanat germenizi istiyorum. 

"BİZ HASIM ÜRETMİYORUZ"

Mısır'ın seçilmiş cumhurbaşkanının 25 dakika hakimlerin önünde kıvranarak ölümüne seyirci olan bir dünya bizim dünyamız olamaz. Sadece avukatı ve iki oğluyla bir defin yapanlar insanlıktan nasibini almamış olanlardır. Aynı şekilde Kaşıkçı davasında adaletin gerçekleşmesi için sizlerin çalışmasını istiyoruz. Mursi'nin ölümündeki sır perdesi kalkmadan, Kaşıkçı cinayetinin tüm sorumluları hesap vermeden mahşeri vicdan rahatlamayacaktır. Biz hasım üretmiyoruz, sadece hak ve haklıdan yana taraf oluyoruz.