Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTÜRK SPOR | ÖZEL RÖPORTAJ / Murat AĞCA

Suriyeli sıradan bir yüzücüyken, dünya onu ülkesindeki savaştan kaçarken yaşadığı olağanüstü macerayla tanıdı. Diğer yüz binlerce mülteci gibi ailesiyle birlikte yola çıkmış, Lübnan üzerinden Türkiye’ye gelmiş ve ardından bir botla Yunan adalarına kaçmayı planlamıştı. Ancak yolda botun motoru bozulunca, kendisi gibi yüzücü olan ablasıyla birlikte Ege’nin soğuk sularına atlayıp, su alan tekneyi Midilli adasına kadar itmişti.

Mucize eseri hayatta kalan ve sonunda Almanya’ya varmayı başaran Mardini ailesinin yüzücü kızı Yusra’nın kahramanlık hikayesi, burada bitmedi. Berlin’deki Wasserfreunde Spandau 04 yüzme kulübüne kabul edildi. Aylar süren zorlu antrenmanlar sonrasında bu kez Rio Olimpiyat Oyunları’nda yarışacak ve Visa’nın desteklediği 10 mülteci sporcu arasına seçildi.

Kendi değimiyle ‘küçükken TV’den izlediği’ yıldız yüzücülerle aynı havuza girdi. 100 kelebek ve serbestte yarıştı, kelebek seçmesini bile kazandı.  Performansı madalyaya yetmese de olimpiyatın kahramanlık madalyasını kazanan Yusra Mardini ile Rio’da, tehlikeli bot yolculuğunu gerçekleştirdiği günün yıldönümünde görüştük:

- Sıra dışı hikayen Türkiye’den geçiyor. Türkiye’de yaşadıklarını hatırlıyor musun?
"Tabii ki... Türkiye’ye daha önce gelmiştim. İstanbul’daki 2012 Dünya Kısa Kulvar Şampiyonası’nda 14 yaşımdayken Suriye adına yüzdüm. Aslında bugün botla yaptığım o yolculuğun üzerinden tam 1 yıl geçti. Ailemle yaptığımız ilk şey bizi Yunanistan’a götürecek güvenilir bir kaçakçı bulmaktı. Botla Yunanistan’a geçmenin daha doğru olacağına karar verdik. Bir hafta İstanbul’da kaldık. Ardından Bodrum’a geçtik. Sonra üç gün de bota bineceğimiz yerde bekledik.
Birkaç denememiz başarısız oldu. Birgün bilemediğim bir yerden sabah 7.30 gibi denize açıldık. 6 kişilik botta 20 kişi vardı ve motor durdu, bot da su almaya başladı. Biz ablamla hemen suya girdik. Tartıştık biraz. Bana “Hayır yüzmeyeceksin” dedi ama itiraz ettim. İkimiz yaklaşık 3,5 saat botu çektik, iki erkek de dönüşümlü olarak bize yardım etti. Son yarım saatte ben sudan çıktım. Bot batmaya başladığı için tüm eşyalarımız suya attık, sonunda Yunanistan’a geçmeyi başardık."

"TÜRKİYE GÜZEL ŞEYLER YAPIYOR"

- Türkiye’de yaşamayı düşünmedin mi?
"Türkiye’yi ve İstanbul’u gerçekten çok seviyorum. Türk halkı da Suriyeliler’e çok iyi davranıyor. Fakat turist olmakla bir ülkede yaşamak farklı şeyler. Türkiye bizim için biraz pahalıydı. Yine de birçok tanıdığımız insan Türkiye’de yaşıyor. Beni de iki kuzenim var. Türk hükümeti Suriyeliler için güzel şeyler yapıyor. Suriyeliler, Türklere adetlerimizi öğretsin, onlar da Türk adetlerini öğrensin. Ve nerede olursarsa olsunlar, hayallerinden de vazgeçmesinler..."

- İstanbul’daki bir haftada neler yaptın?
"İstanbul’da çok eğlendim. Bir hafta boyunca sürekli yemek yedim, kebaplar, dönerler çok güzeldi. Bir de şarkılı bir tekneyle Boğaz’da birçok yer gezdik. Harika ve eğlenceli bir haftaydı. Tatil için İstanbul’a dönmeyi çok isterim."

- Suriyeli diğer yüzücü Anis de Mülteci Takımı ile yarıştı. Onu tanıyor musun?
"Evet çok iyi tanıyorum. O da Türkiye’ye geldiğinde Galatasaray kulübü ona havuzunu açmıştı. Ancak Suriyeli olduğu için yarışmalara bile giremedi. Yoksa kalmayı düşünüyordu, olmadı. Şimdi Avrupa’da ve Türkiye’yi yeniden ziyaret etmek için vize bekliyor."

- Botta yaşam savaşı verdiğin günün yıldönümünde Rio’da olimpiyat deneyimi yaşıyorsun. Neler hissediyorsun?
"Çok mutluyum, umarım bu benim son olimpiyatım olmaz! Ailem ve çevremden büyük destek görüyorum ve gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum. Mültecilerin imkan verilirse birçok şeyi başarabileceğini gösterdiğime inanıyorum. Yüzmeye başladığımdan beri hayalim buydu. Sürekli olimpiyatları izlerdim. Kardeşimle ilgili gözlerimize inanamazdık. Bu yıldızlar bizi motive ederdi. Şimdi onlarla aynı havuzda yüzüyorum, inanılmaz!"



"PHELPS İLE FOTOĞRAF ÇEKTİREMEDİM!"

- Rio’da kahramalarınla buluşabildin mi? Michael Phelps’le tanıştın mı?
Evet tanıştım, benimle fotoğraf çektirmek istemedi! Onu suçlayamam. Çok yoğun bir ilgi olduğu için nasıl olsa fırsatım olur diyerek bekledim ama yarışları bitince bir baktım ki gitmiş. Teşekkürler Michael Phelps! Ama onu suçlamıyorum, başka zaman"

- Olimpiyat havuzunda neler hissettin?
"Rüyada gibiydim. 100 metre kelebek ve 100 metre serbestte yarıştım. Aslında daha iyi yüzebilirdim ama titriyordum. Kendi kendime “Aman tanrım, bu havuza Phelps, Lochte, Le Clos, Ledecky de girecek” diyordum."

- Bu süreçte yüzmeye ara verdin mi?
"2 ay yüzemedim ama asıl ara o değildi. Savaş yüzünden 2 yıl kadar yüzmedim. Tekrar 4 ay kadar çalıştıktan sonra Almanya’ya gidene kadar 2 aylık sürede yine yüzemedim."

- Sen şimdi buradasın ama Suriye’de zor durumda kalan insanlar var.
"Evet bazen kendi kendime “Neden buradayım” diye soruyorum. Orada sıkışıp kalan hatta ölen insanlar var. Şimdi beni kahraman gibi görüyorlar ama bu durumu Suriyeli mülteciler ve halkımız için kullanmaya çalışacağım. Ablam da mültecilere yardım edebilmek için Yunanistan’a gidecek."

- Suriye’de durumlar düzelirse, geri dönmek ister misin?
"Kesinlikle evet! Dönüp ülkemi temsil etmek benim için büyük onur olur. Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) ve Almanya’ya da teşekkür etmem gerek. Çünkü Almanya beni kabul etmeseydi, Rio’da olamazdım."

"82 BİN TAKİPÇİM VAR"

- Bir anda dünya çapında ünlü oldun!
"Evet öyle oldu. Bir gün uluslararası medya ile görüştüm, ertesi gün kalktığımda tüm gazetelerdeydim ve ünlü olmuştum. Facebook’ta arkadaşlarım bir gecede 8 binden 15 bin kişiye çıktı. Almanya’ya döndüğümde 25 bin olmuştu, Şimdi 82 bini geçti!"

"BOMBALAR EVİMİZİ YIKTI!"

- Savaş sırasında Şam’da yaşamak nasıldı?
"Aslında günlük hayatımız devam ediyordu. Okula ve yüzmeye de gidiyordum ama aniden bombalar düşebiliyordu. Annem, “Hemen eve dön” diye panik içinde arıyordu. Durum iyice kötüleşince geçen yıl ayrılmak zorunda kaldık. Bombalamalar sırasında şehrin dışındaki evimiz de isabet aldı, artık Suriye’de bir evimiz yok!"

 

BAKMADAN GEÇME