Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Spor Futbol Süper Lig Galatasaray Trabzonspor - Galatasaray maçının yazar yorumları - Galatasaray Haberleri

        SERDAR ALİ ÇELİKLER | DÜŞÜK TEMPO ZAFERİ

        Yıllar önce Zico’ya “Takımınız neden temposuz oynuyor?” diye sormuştum.

        Kendisi, “Takımım tempo yapamaz. Oyuncu yapısı buna uygun değil. Biz sadece beklerle tempo ayarlarız geri kalan oyuncularımla pas takımı olabiliriz” demişti.

        ★ ★ ★

        Melo gittikten sonra oluşan boşluk çok büyük. Ve bu büyük boşluk başka bir oyuncunun ikamesi ile kapanmaz. İşte Hamzaoğlu, bu büyük hatayı yaptı ve Hakan Balta’yı buraya monte etmeyi düşündü ve çok tartışıldı.

        ★ ★ ★

        Trabzonspor ligin en iyi savunma yapan takımlarından. Mustafa Yumlu hariç bireysel olarak tüm savunmacıları iyi. Okay ve MBia ile de 4’lü hattı iyice kapatıyor. Ama Trabzon’un en büyük zaafı hücumda üretim yeterliliğiydi. Yeterince pozisyon üretemiyorlar ki kazanılan 3 puanlara bakıldığında net olarak gözüküyor bu durum.

        ★ ★ ★

        İşte dün G.Saray bu şartlar altında, Selçuk ve Chedjou’dan yoksun bir kadroyla Avni Aker’deydi. Orta göbekte Jose ve Bilal tercihi ile ‘başka’ bir oyun tercih edilmişti. Şimdi sayalım;

        Balta-Jose-Bilal- Carole-Wes-Poldi.. Bu oyuncuların tümü pas oyununa uygun, ayağa sağlam pas yapan isimlerdi. Denayer ile Yasin de tempocu ikiliydi. Koca ilk yarı boyunca G.Saray pas yapıp, oyun üstünlüğünü alıp üretemese de rakibi de kalesine yaklaştırmayan bir görüntü çizdi. Devrenin son 10 dakikasında ev sahibi biraz daha gelse de genelde işler Hamza Hoca’nın istediği gibi gitti. 50’den sonra ne olduysa oldu, G.Saray saçma bir biçimde tempo yapmaya çalıştı. Trabzon üstünlüğü ele aldı, tehlikeler yaratmaya başladı ve Erkan ile kaçırması daha zor olan bir pozisyonu harcadılar. Bu ilk devreden tamamen farklı gereksiz tempo isteği sürse Trabzon maçı kazanırdı. Ama Burak sakatlanıp, 3-4 dakika oyun durunca G.Saray ilk 45 kimliğine döndü. Bilal- Jose ileri çıktı, pas yapmaya başladılar, tempo düştü ve Trabzon bitti. 70’ten sonra Trabzon’un kazanma ihtimali kalmamıştı. G.Saray pozisyonumsularla tehlike hissettirmeye başladılar ama golü Onur’un hatasıyla buldular.

        Düşük tempo, bol pas yapabilen bu oyun tarzı G.Saray’ın ilacı oldu. İçerideki maçlarda bu sistem denenmeli mi emin değilim. Ama zor deplasmanlarda bu oyun doğru oyundur. Jose-Bilal-Wes üçlüsü çok takıma top vermez. Özetle, mevcut oyuncularla oynanması gereken oyun buydu. Bu düşük tempolu alışkın olmadığımız, bir dönemin Zico Fener’ini andıran takım kritik 3 puanı alıp hayata döndü.

        RODRİGUEZ

        Çok iyi oyuncu. Onu koşturursanız sıradanlaşır. Pas opsiyonu yaratmasını isterseniz fark eder. Tempolu dönemde kayboldu, pas oyununda en önemli isimdi.

        A SINIFI KALECİ YOK

        Israrla söylüyorum. A sınıfı Türk kaleci yok. İşte Onur. Rabotnicki ve İzlanda milli maçlarını hatırlayın bir de düne bakın..

        ERHAN TELLİ | ZAMAN KAZANDIRAN GALİBİYET!

        Galatasaray bir şans golü ile kazandı diye, yazacaklarımı değiştirecek değilim. O nedenle, bu galibiyet Hamza Hamzaoğlu’na işleri yoluna koyabilmesi için sadece biraz daha zaman kazandırır. Ama sahadaki gerçekleri ve sezon başı yapılan yanlış transfer hamlelerinin sonuçlarını değiştirmeye yetmez!

        Örneğin...

        Selçuk İnan’ın yerini aynı özelliklere sahip olan Bilal Kısa ile doldurabilirsiniz...

        Ama Melo’nun yerini ne Hakan Balta ne de Rodriguez ile asla!

        İşte bu yüzden, Trabzon deplasmanında yine orta sahası Edirne otobanına dönen bir Galatasaray izledik... Eminim ki bu maçı izleyen birçok Galatasaraylı, sık sık Melo’nun kulaklarını çınlatırken, Trabzonsporlu Mbia için de ‘biz bu adamı sezon başında nasıl kaçırırız’ diye isyan etmiştir.

        Ne kadar haklı oldukları ortada! Siz Melo gibi bir adamı son dakikada satıp, yerine daha iyisini bulup almazsanız, sezon sonuna kadar her maçta aynı sıkıntıları yaşarsınız.

        Ama taraftarınız bunu anlamak ve anlayış göstermek zorunda da değil... Transferde planlamayı yapan sizlerseniz, onlara bu yanlışın hesabını verecek olan yine sizsiniz demektir!

        Hamza hoca maçtan sonra yine ‘iyi oynadık’ der mi bilemiyorum? Bildiğim tek şey, Galatasaray’ın geçen seneki Galatasaray, Hamza hocanın da geçen seneki Hamza hoca olmadığı! Olsa, maça yine bu şekilde başlamazdı...

        Yasin’i yaza yaza artık klavyenin ‘Y’ tuşu eskidi! Yahu, bu adam neden geçen sene takımı neredeyse tek başına şampiyonluğa taşıdığı bölgede, yani sol kanatta oynatılmaz? Sonra Sneijder gibi bir adamı istemediği ve sevmediği halde, ısrarla sol kanatta oynatmak da neyin nesi?

        ‘Podolski’yi 10 numara yapacağım’ diye, takımın hücum bölgesi bu kadar alt üst edilir mi? Atletico maçının ikinci yarısında Yasin sağ kanatta Denayer ile iyi bindirmeler yaptı diye, geçtiğimiz sezon sol kanatta yaptıklarını, bir çırpıda çöpe atmak mı gerekir?

        Yasin demişken...

        Gurbetçi oyuncunun Podolski’nin transferinden sonra kampta bize söyledikleri geldi aklıma... ‘Yasin sol da kim oynar? Sen mi Podolski mi? diye sormuştum. O da bana ‘Almanca biliyorum ya, bir bakmışsınız onu ikna etmişim. O sağ da, ben de yine sol da oynarım’ demişti...

        Yasin nereden bilsin ki, Podolski’nin sol kanatta bile oynatılmadığı maçta, kendisinin yine de sağ da oynayacağını! Sonuç olarak Podolski transferinin, o bölgede Hamza hocanın kafasını bir hayli karıştırdığı ve onu yeni maceralara itmeye devam ettiği ortada. Ama Podolski gibi bir oyuncunun, tıpkı Burak Yılmaz gibi yedek beklemeyi istemeyeceği ve bunu sorun haline getireceği de aşikâr! Ne diyelim... Allah Hamza hocanın yardımcısı olsun... Başında da söylediğim gibi, bugün şans yanındaydı. Ama şans her zaman yanında olacak diye bir garanti yok.

        HALUK AYYILDIZ | RÜYASINDA BİLE GÖREMEZDİ

        Kağıt üzerinde Trabzonspor favori gibi gözükse de Galatasaray’ın çalkantılı dönemine rağmen ilk yarıda beklenenin üzerinde bir futbol oynadığını söylememiz gerekiyor. Hamza Hamzaoğlu’nun oyun taktiği gereği Trabzon’un solundan, yani Constant’ın üzerine kurduğu plan, Yasin ve Burak Yılmaz’ın sıkıştırmasıyla etkili oldu. Bu arada Trabzonspor ne yaptı diye sorarsanız; oyunu en iyi oynadığı bölge olan sağ tarafına yığamadı. Yani Cavanda’yı daha etkili hale getiremedi. Sonuca baktığımızda çok kaçıran yine de Trabzonspor’du. Galatasaray 82’de rüyasında bile göremeyeceği golle üç puanı aldı.

        Selçuk İnan’ın yokluğunda Trabzonspor orta sahada üstün değildi ama ilk yarıya baktığımızda Marko Marin, Okay Yokuşlu, N’Doye’yle net pozisyonlarda buldu. Galatasaray’ın da netleri vardı. Hakan Balta’nın şutunda Mustafa Yumlu siper olmasıydı Onur’un o şutu kurtarma şansı bence yoktu. Şimdi gelelim M’Bia’daki sinirlilik haline, yüksek unvanlı olmasına saygımız var, fakat yediği sarı kart ona hiç yakışmadı. Cüneyt Çakır o pozisyonda kırmızı kart bile çıkartabilirdi.

        Neyse, Marko Marin’in oyun bilgisine hayran kaldım. Adam ‘Messi’vari gibi oynuyor. Attığı ters topları algılayabilen oyuncu sayısının Trabzon takımında az oluşundan olsa gerek, olası gol pozisyonları bence cömertçe harcandı. O da zaten baktı ki bu iş böyle olmayacak, topu ayağına alır almaz hem süratini kullandı hem de oyun bilgisini. Sonra da dikine dikine Galatasaray’ın üzerine gitti ve bir ara inanın rakibinin aklını başından aldı.

        İkinci yarıya Trabzonspor fişek gibi başladı. N’Doye’nin dayatmasıyla Marin’in ince pasında Erkan’ın topu boş kale yerine üst direğe nişanlaması olacak gibi değildi. Halbuki Erkan daha sakin ve yerden topa dokunsa iş bitmiş olacaktı. Marin’in bir şutu da üst direkte patladı. Peki 61’de ne oldu biliyor musunuz? Erkan Zengin’in buz gibi penaltısı verilmedi. Denayer’in eline çarpan topu Cüneyt hoca nasıl ‘devam’ kararıyla tescil etti halen anlamış değilim. O dağınıklıkta G.Saraylı Sinan’ın da şutu yan direkten döndü.

        Şota Arveladze’nin sağ kanat uzmanı Cavanda’yı sol beke çekmesini normal karşılıyorum çünkü Constant’ın bölgesi bir ara korumasız hale gelmişti. Erkan’ın çıkması doğal o da o golleri kaçırınca psikolojik olarak oyunda düştü. Taze kuvvet Yusuf daha fazla git gel yapabildi. Etkisiz Özer’in de alınması doğruydu. Yerine giren çünkü Cardozo’ydu... Hamlelerin hepsi tamamdı fakat hesapta olmayan bir karambol golüyle mağlup olmak Trabzon’a çok şey kaybettirdi, kısacası yazık oldu!

        ONUR HATALIYDI

        Trabzonspor’un yediği golde Onur Kıvrak kesinlikle hatalıydı. Çıkmaya karar verdiğinde gereğini yapmalıydı.

        BURAK HAK ETMİYOR

        Hep diyorum Burak, Trabzon’apara kazandırdı gitti. Sakatlandığında‘oh oh oh’ diye bağırmak hiçyakışmadı.

        ÖNERİLEN VİDEO

        İçişleri Bakanı Yerlikaya "Yenidoğan Çetesi" soruşturması hakkında açıklama yaptı!

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ