Ajax - Fenerbahçe maçının yazar yorumları
UEFA Avrupa Ligi A Grubu'nda Fenerbahçe deplasmanda Ajax ile golsüz berabere kaldı. HTSPOR yazarları bu mücadeleyi yorumladı
MERİÇ MÜLDÜR | KAÇAN GOLLERE RAĞMEN GÜZEL SKOR
Avrupa Ligi’ndeki diğer maçları seyretmedim ama herhalde dün gecenin en tatsız tuzsuz, en sıkıcı maçıydı Ajax-Fenerbahçe buluşması. Koskoca ilk yarının son üç dakikasında karşılıklı birer pozisyoncuk yaşandı, hepsi o...
İkinci yarı iki takıma da biraz istek gelmiş de yine tempo yok, mücadele yok, seyir zevki yok. Yok oğlu yok... Fenerbahçe’nin goller kaçırdığı son 10 dakikalık bölüm dışında kalite çok düşüktü.
Ajax yaş ortalaması 21 olan gencecik bir ekip. Evet Ajax bir marka, bir ekol. Ama adı, var sanı yok. Zaten Hollanda futbolunun durumu ortada. Ajax’tan da müthiş işler beklemek biraz hayalciliğe kaçıyor açıkçası. Dün gece Fenerbahçe’yi rahatsız eden tek adamları vardı, o da Hasan Ali’yi iki defa çarşıya gönderen El Ghazi. El Ghazi sakatlanınca Hasan Ali de nefes aldı. En azından agresif bir Ajax bekliyorduk ki son derece ürkek, çekingen bir takım çıktı karşımıza. Elbette bu ürkeklikte Fenerbahçe’nin rakip sahadaki saldırganlığı ve ilk kez bir maçta bu kadar pres yapıp, rakibin çok fazla top kaybı yapmasına neden olmasının da payı vardı. Seyirci deseniz, 50 bin Ajaxlı Amsterdam Arena’da da çok efendiler doğrusu! Fenerbahçe seyircisinin tezahüratlarıyla ara sıra galeyana gelmeseler çıtları çıkmayacak. Şu Fenerbahçe’nin, bu Ajax’ı ‘çıtır çıtır’ yemesi gerekiyordu.
‘Çıtır çıtır’ yemek için de özellikle Van Persie ile Nani’ye güveniyordu elbette herkes. Van Persie, Van Hooijdonk’a göre adeta ‘kafesteki bir kaplan’ gibiydi ve avlanmak için bu maçı bekliyordu. Ama yine hayal kırıklığı oldu. Nani deseniz yine etkisiz, yine çok fazla top kaybıyla oynayan, yine ceza sahası bölgesinden uzaktaydı.
Van Persie-Nani, Volkan Şen-Fernandao değişikliklerinin şart olduğunu tribünden herkes görüyordu ki Pereira da gördü. Portekizli hoca üç doğru değişiklikle hamlelerini yaptı, iyi ki de yaptı. Hele hele 79. dakikada Volkan’ın oyuna dahil olduğu andan itibaren ibre adeta tamamen Fenebahçe’nin lehine döndü. Oyuna renk, futbola kalite geldi. Fenerbahçe 15 dakikada tam 5 pozisyon buldu ki, 2-3 tanesini kaçması mucizeydi, yine de hepsi kaçtı. Haliyle Fenerbahçe, Ajax’ı elinden kaçırdı.
Evet Fenerbahçe iyi oynamıyor, pozisyon bulmakta zorlanıyor, kimse tatmin olmuyor. Ama beğenilmeyen F.Bahçe, Avrupa Ligi’nde 2. turun kapısında. Molde’nin kazanmasıyla 0-0’ın değeri daha da arttı. Dünkü sonuçlardan sonra ipler artık F.Bahçe’nin elinde. Ajax ve Celtic matematik olarak olmasa da mantıken neredeyse devre dışı. 2 maçta 4 puan tura yetecek.
PEREİRA’NIN İŞİ ZOR
Doğrusu hoca kimi oyundan alsa adama trip atıyorlar. Nani sanki muhteşem oynamış, yedek kulübesine çekilince şaşırıyor! Diego deseniz öyle.
HOLLANDALILAR’IN AYIBI
Van Persie’nin dün Amsterdam Arena’da gördüğü tepkiye şaşırdım. Ajax’lılar her topa değdiğinde ıslıkladı. Bizdeki düşmanlık halt etmiş.
SERDAR ALİ ÇELİKLER | BURSASPOR DAHA İYİ
Fenerbahçe dün 80’e kadar yeni transferleri ile, ‘0’ fizik gücü ile son dönemin ‘klasik Pereira düzeni’ ile sahadaydı. 64’te Fernandao-74’te Ozan ve nihayet 80’de Volkan Şen’in oyuna girişi sonrası oyun ve pozisyon üstünlüğünü aldı. Son 10 dakika geçen yılın Bursaspor’unun hücum hattı sahadaydı ve bu yılın ManU takviyeli hücum hattından daha fazla iş yaptı.
İlk 80 dakikayı şöyle özetleyeyim:
30 ile 64. dakikalar arasında RvP’nin topa dokunma sayısı 4’tü. Sadece 4. Onun da 2’si orta sahada kafa topu mücadelesinde. Son 10 dakikada ise Volkan; Alper+Fernandao ve Hasan Ali ile 3 net pozisyon bulundu. O anlarda, o toplarla Volkan yerine; Fernandao yerine; Hasan Ali yerine RvP buluşsa, 3 topun 2’si Ajax ağlarındaydı.
İşte en önemli sorun bu.
Fenerbahçe başlangıç 11’i ile pozisyon bulamıyor. Osmanlı’ya karşı da Ajax’a karşı da. Osmanlı’ya Alper’in kaliteli şutu yetiyor. Avrupa’da yetmiyor. Oysa Şen+Ozan ile takım pozisyonlar buldu. Peki nasıl?
Sorunların birinin cevabı burada saklı. Çünkü haftalardır kötü oynayan Nani sürekli top eziyor. Top taşıyamıyor, pas veremiyor. Şen giriyor, çalım atıyor direkt gidebiliyor pas da verebiliyor. O da gol atamıyor. Gelelim Diego ve Ozan’a. Diego ile Fenerbahçe’nin hızlı hücuma kalkması imkansız. 180 derece dönmeden topu veremediği gibi bacaklarında da derman yokmuş gibi pasları hep yavaş kalıyor. Oysa Ozan dikine gidebiliyor, dripling yapıyor ve pas da verebiliyor. Bu takım Ozan’a mecbur. Ama Diego’lu ama Diego’suz 11’de.
Top taşıyan adamı millet bulamazken Fenerbahçe’de Ozan-Şen-Markoviç-Alper gibi 4 tanesi var. İşte yapılacak iş bu: Takım hızlanacak, dikine top taşıyabilenler 180 derece dönmeden yapamayanların yerini alacak, Nani formunu bulana kadar Şen oynayacak ve topu sürekli RvP’ye ulaştırmaya çalışacak. RvP gibi adama sağ bek kovalatmaktan, ileride yalnızları oynataktan vazgeçecek bir plan lazım. Kadro her türlü imkanı verecek kalabalıkta. Ama bunları ne oynamak isterseniz isteyin futbolun ABC’si fizik güç. O da Fener’de hiç yok.
Vitor Pereira kendini kurtaracak bir plan bulmuş. Takımı pozisyon vermemeye başladı. “Nasıl olsa atar kazanırım” fikri de iyice yerleşti. Ama G.Saray tek pozisyon bulsa da atıyor; Ajax tek bir pozisyon bulamasa sen de atamayınca berabere kalınıyor. Kayseri’ye-Osmanlı’ya şimdilik yetiyor. Vitor da ihtiyacı olan puanları alıyor. Ama tekrar ediyorum bu takım böyle gitmez. Takıma fizik güç katacak tek zaman devre arası. O güne değin ne yapıp edip topu ileri taşıyabilecek oyuncularla hücum işini kotarmak lazım.
TANDEM
Kjaer 4 maçtır; Alves de son 2 maçtır iyi. Ba da iyiydi. Takım merkezini geride kurmak tandemin performansını artırdı.
NANİ
Sezon başı ayaktaki tek isimdi. Şimdi takımın en verimsiz ismi.