Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM | Yağız SABUNCUOĞLU
 
Aslında bu sezon sadece ön eleme oynayan Başakşehir ve Fenerbahçe'ye değil, Avrupa kupalarına direkt katılacak takımlarımız için de Galatasaray-Östersunds eşleşmesi, ders niteliğinde bir karşılaşma oldu. Bu seviyede rakiplerini ciddiye almadığın takdirde bu tarz sonuçların çıkması günümüz futbolunda artık sürpriz sayılmıyor. Özellikle hem defans hem de orta saha merkezinde bireysel hataların sıkça olduğu, Skrtel - Neustadter gibi en azından şimdilik sırıtmayan bir ikiliye sahipken Mehmet Topal ve Skrtel ile böylesine önemli bir maçta yeni tandem oluşturması ve ileri uçta Ahmethan'da ısrarcı olması Aykut Kocaman'ın aslında maç başlarken yaptığı hatalar olarak kayıtlara geçti. 
 


AHMETHAN'IN 'POZİSYON ALMA' KONUSUNDA SIKINTISI VAR
 
Villarreal ile sezon başı hazırlık kampı geçirmiş ve sakatlığını tamamen atlatmış Soldado yerine Ahmethan Köse'yi bu maçta rakip defansın içine atmak hem onun çabasına yazık ediyor hem de Fenerbahçe'yi 3. bölgede etkisiz kılıyor. Ahmethan Köse ve onun gibi genç değerlerimiz hakkında yorum yaparken dikkatli davranmaya çalışıyorum fakat Fenerbahçe altyapısından çıkan birçok genç geçmişten günümüze onun kadar şans bulamamışken, onun bu şansları lehine çevirmesi gerekiyordu fakat şu ana dek o ışığı izleyenlere vermedi. 'Fenerbahçe 3. bölgesine top gelmiyor' klişesinin yıkıldığı bu maçta, kanatların merkez santrfora birçok gol hazırladığı bir maç varken, Ahmethan'ın en azından bu bölümlerde oyuna dahil olup gol veya goller atmasının kaçınılmaz olduğu mücadele geride kaldı. Pozisyon alma konusunda pek de başarılı olmayan Ahmethan, doğru yerde doğru zamanda olmayışını bu maçı golsüz kapatmakla çekmiş oldu. Evet, potansiyelli bir oyuncu ama 'pozisyon alma' konusunda büyük sıkıntısı var. Bu sayede Fenerbahçe'nin ileri ucu Ahmethan oyunda kaldığı sürece maalesef boş kaldı.

 
 
AATIF VE SOLDADO GİRDİKTEN SONRA ÇEHRE DEĞİŞTİ
 
Sahaya çıkan ilk 11 ile gol atması mucize olan Fenerbahçe, Aatif ve Soldado değişikliklerinden sonra biraz olsun kıpırdandı fakat bu kez de bireysel becerinin yetmediği bölümleri maçın son anlarında sıkça izledik. Valbuena'nın sürekli oyunun içinde olma isteği, Dirar'ın Lens'e nazaran ofansif özelliklerinden çok orta saha oyuncusu özelliklerine sahip oluşu ve 3. bölgedeki yetersizlik Fenerbahçe'nin bu önemli maçta gol atmasına engel olan şeylerdi. Bugün aslında futbol olarak sahada kötü olmayan bir Fenerbahçe vardı fakat çoğumuzun da içinden dediği gibi 'Forvetsiz bu kadar oluyor' sözleri, kısmen de olsa gerçeğe dönüştü. 1-0'lık mağlubiyetle Vardar deplasmanından dönmek, kötünün iyisi sayılabilecek bir skordu fakat son dakikalarda gelen ve yine bireysel hata sonucunda yenilen gol, hem Fenerbahçe'nin tur şansını zora soktu hemde Vardar gibi kendi yarı alanında oyunu kabullenip hızlı kontratağa çıkan bir takım için lehimize tehlike barındıran bir sonuç oldu. Haftaya oynanacak rövanşta, Josef'in olmayışı, Fenerbahçe adına bir avantaj olabilir fakat Fenerbahçe bu avantajı Mehmet Topal - Ozan ikilisiyle lehine çevirmeye çalışırsa, tur için gereken skoru alamayabilir.