Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Spor Voleybol Eczacıbaşı Vitra'nın hocası Lorenzo Micelli, yeni sezon öncesi iddialı konuştu - Voleybol Haberleri

        HTSPOR ÖZEL RÖPORTAJ / Burcu Hakyemez DAL

        Türk voleybolunun dev kulüplerinden Eczacıbaşı VitrA’yı geçen üç sezonda çalıştıran Lorenzo Micelli, yeni sezon öncesi HABERTÜRK’e konuştu. Yeni yılda asıl hedefin Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu olduğunu söyleyen Micelli, milli takımdan, ezeli rakip Vakıfbank’a kadar görüşlerini voleybol yazarımız Burcu Hakyemez Dal ile paylaştı:

        Eczacıbaşı VitrA’da üç sezonu geride bıraktınız. Türk voleybolu ve voleybolcusu hakkında neler düşünüyorsunuz?

        M: Buraya ilk geldiğimde hem ligin hemde oyuncuların seviyesi beni şaşırtmıştı. Taktiksel olarak daha fazla eski Rus ekolünün havası vardı. Ama sonra herkesin açık görüşlü olduğunu ve değişikliklere hazır olduğunu anladım. İlk senemde hemkendi takımımda hemde diğer takımlarda antrenör organizasyon ilişkisinin iyi işlediğini gördüm. Şu anda Türkiye bence dünyada en iyi liglerden birine sahip ve Eczacıbaşı da dünya kalitesinde bir spor kulubü.

        Geçtiğimiz sene sadece Süper Kupa’yı kazandınız ve sezon boyunca en büyük rakibiniz Vakıfbank’ı hiç yenemediniz. Bu durumtakımı ve sizi psikolojik olarak bu sezon nasıl etkileyecek?

        M: Psikolojik olarak fazla etkileyecek diyemem. Her şey sahada belli oluyor. Geçen sezon iyi olan Vakıfbank’tı. 2011- 2012 sezonunda Türkiye’deki bütün kupaları kazandıktan sonra geçen sezonun ilk yarısı çok iyi çalışamadık. Bu bizimkonsantre olmamızı zorlaştırdı. Sonrasında daha iyi çalışmaya, hemkalbimizi hemde gözümüzü açarak daha iyi oynamaya başladık. Zaten ben ve takımımhermaça kazanmak için çıkıyoruz. Geçtiğimiz sezona baktığımızda iki takımarasında çok küçük farklar vardı ve Vakıfbank bunu bizden daha iyi kullandı.

        ‘TÜRKLERİMİZ DE KALİTELİ’

        Bu sezon için Eczacıbaşı VitrA’nın birinci hedefi ne?

        M: Benim görev süremde Türkiye’de bütün kupaları kazandık ama bu kulüp Avrupa’nın en önemli kupasını, ‘Şampiyonlar Ligi’ni kazanmayı hak ediyor. Ve bu sezonki ilk hedef bu. Tabii şunu da belirtmek isterim Şampiyonlar Ligi’nde 6 yabancı oyuncumuzda oynayacağız diye bir şey yok çünkü bizim Türk oyuncularımız da dünya seviyesinde. Esra ve Gülden milli takıma gitmemiş olabilir ama bu iki ismin ne kadar iyi olduğunu bütün dünya biliyor.

        Ligde bu sezon İtalyan antrenör sayısı 4’e çıktı. İtalyan antrenörlere karşı mücadele etmek sizin işinizi zorlaştırıyor mu, kolaylaştırıyor mu?

        M: Maçlara taktik olarak hazırlanırken bizlerin etkisi yüzde 10-15’lerde. O yüzden taktik olarak değil, oyuncuların performansı sahada kazananı belirliyor diyebilirim.

        ‘MİLLİ TAKIMDA REKABET YOK!’

        Türkiye madalya umudu ile gittiği Avrupa Şampiyonası’na çeyrek finalde veda etti. Sizin de oyuncularınız bu kadroda vardı. Milli takımın problemi neydi?

        M: Ben teknik ya da taktik açıdan değerlendirmek istemiyorum ama bence milli takımdaki en büyük problem takımda rekabetin olmaması. Türk insanlarını tanıdığım kadarıyla şunu söyleyebilirim ki, her seferinde daha fazla çalışmaya zorlanmak, rekabet edebilecek oyuncuların takımda olması ve çekişme onları daha yukarı taşıyor. Türk oyunculardan bahsederken “Biz!”demek istiyorum çünkü ben artık Türk oldum sayılır! Biz, Avrupa’daki en iyi oyunculardan oluşan bir milli takımız ve bundan sonrası için Avrupa’da ilk üçte yer alabiliriz. Sadece takım içindeki rekabetin eski düzeye gelmesi gerekiyor.

        ‘ASUMAN SİGORTAM’

        Her sezona yeni pasörle başlıyorsunuz. Asuman hep sabit kalıyor ama yanındaki diğer pasör her sene değişiyor. Pasörler sizin sisteminize uyum sağlayamıyor mu?

        M: Bu bence sistemle değil, oynadığınız voleybolun seviyesiyle alakalı. Benim sistemimin içinde pasörlerimden istediklerim çok açık ve nettir. Asuman benim için bir sigorta çünkü sahada o oynadığında beynimden geçenleri aynen uygulayabiliyor. Tam anlamıyla benim istediğim pasör ama ona destek olacak değişiklik gerekebiliyor. Ben pasörlerimi sevmediğim için değil, sadece oynadığımız voleybolu bir basamak üste taşımak için değiştiriyorum.

        Bu sezon için Eczacıbaşı VitrA’ya baktığımızda yabancı as oyuncuların Türkler’den fazla olduğunu görüyoruz. Sizce bu, sezonda problem yaratacak mı?

        M: Biz transferlere başladığımızda anlaştığımız tüm yabancı oyuncularla durumu net bir şekilde konuştuk. Onlar da buraya gelirken 3 yabancı kısıtlamasını bilerek ve kabul ederek geldi. Problem olacağını sanmıyorum çünkü transferlerimizde kişilik olarak da bu sisteme uygun isimleri seçtik.

        ÖNERİLEN VİDEO

        SON DAKİKA: TUSAŞ'ta Bir Patlama Daha Oldu!

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ